31 Aralık 2012 Pazartesi

Yeni Yıl-dım.

Merhaba blog,

Şuan da sana yazmak yerine tezimi yazmam gerekiyor asılında. Fakat yapmicam. Hayatımda ilk defa son 1 haftadır ne yapmak istiyorsam onu yapıyorum ve yapmicam deyip kestirip atıyorum yapmam gereken şeyleri. Hayata kızmış ve küsmüş gördüm kendimi. Bu gece yılbaşı. Hiç bir hevesim yok kutlamaya dair. Bitanemle  bi 'arkadaşımızda olucaz. Toplam da biz dahil 5 kişi. Ne  bir umudum var yeni yıldan, ne bi'beklentim. Hayatımı ve yaşadıklarımı dondurmuşum sanki şu ara. Böyle bunalımda gibi hissetmemin sebebi şu ara olan yoğunluğumdur belki.

7'sinde proje teslimim var. Aynı zamanda tezimi de teslim etmem gerekiyor. Okul cuma günü bitti ama bu hafta da okula gidicem devremi yetiştirmek için. 7'sinden sonra da 3 adet final ve 14 ünde proje sunumum var. Yeni yıldan da hiç bi bok beklemiyorum.

Okul bitti. 14'ünden sonra tamamen her şey bitiyor ve artık 'öğrenci' ibaresi kalkıyor üstümden. Karmakarışık bi'durum ama düşünmicem bile ne olacak sonra. İstemiyorum da düşünmek.

Ben mutluydum en son yazımda. Neden böyle oldum ki? 2012 standart bi'yıldı. Çok üzücü bi'olay da yaşamadım çok mutlu edici de. Fakat ruh halimi bozmuş sanırım. Şu anda sol gözümde damlamak üzere olan bi'yaş duruyor neden oluştuğunu bilmediğim. Her şey "görüntüde" düzgün gidiyor. Sorun yok.

Bilmem ki blog; ben neden hayata küstüm?

İyi seneler.

23 Aralık 2012 Pazar

O.K.

Selam bloggerlar :)

Ne zamandır içime dert olan blog yazma isteğimi şimdi gideriyorum :) Hayatımda kötü giden hiç bir şey yok. Zaten sanırım bu sebepten dolayı sana çok uğramıyorum. Ama gelmişken de hadi bişey yok ben gidiyorum demek olmaz. Biraz anlatayım.

Bildiğin üzere 14 Ocak'ta mezun oluyorum. Bitirme projem ve tezimle meşgulüm denebilir bu sıralar. Yılın en sevdiğim dönemindeyiz zaten. Yılbaşı öncesi kış... Gerçekten havanın soğukluğunun aksine kendimi en sıcak hissettiğim dönem bu. Huzur doluyorum.

 Bitanemle aramızda geçen en ufak bir pürüz yok. Sanırım artık şu evlilikteki eşik gibi biz de birbirimizi anladık ve o eşiği geçtik. Sorunsuz devam ediyoruz. Arkadaşlarımızın doğum günü davetleri, planlar&programlar... Hepsine evli çift gibi katılıyoruz. :) Yılbaşı planımız da dün belli oldu. Bitanemin iş arkadaşının (hani arada sürekli gidip kaldığımız tatlı çocuk) kuzeninin evi varmış Levent'te. Havuzlu bahçeli falanmış galiba dün anladığım kadarıyla. Orada kalabalık bir grup olucaz. :) Değişik ve eğlenceli bi'yılbaşı olacak gibime geldi.

Bu ekip yani iş arkadaşı bitanem ben ve aşçı kız (Arkadaşımız) 8 Şubat'ta Londra'ya gidiyoruz. İkinci Londra seferi. :) Aklımız orada kaldı gerçekten... Doublex bir ev kiraladık; uçak biletleri her şey hazır. Zamanın gelmesini bekliyoruz. Ondan sonra da 23 Nisan tatilinde bi'Berlin gezisi istiyoruz ama bakalım ne olacak.

Okul bitince ise iş konusunda kafam karışmaya başladı. Hatta tek sıkıntım bu diyebiliriz aslında. Bi iki iş teklifi var. Ama ne olacağı konusunda en ufak bi'fikrim yok. Hayatımın bu evresine kadar idealist bir insan olarak gelip, tüm hedeflerimi önceden belirlemiştim. Fakat şu an ne yapmak istediğimi bilmiyorum. Sebebi aslında açık. Ders çalışmaktan farklı bi'dünyaya açılıcam. Çalışmak. Her zaman sıkıştığımda yaptığım gibi zamana bıraktım ve gelince görücez diyorum.

Yaz tatili rezervasyonunu da hallettim. Haziran sonu Temmuz başı gibi bi'hafta geleneksel Antalya tatilimi yapıcam. Bayram tatilinde de bitanemle yurt dışına kaçarız belki.

Arkadaşlar, aile her şey çok güzel gidiyor. Büyük konuşmak istemiyorum fakat insanın mutlu olması kendi elinde olan bişey sanırım. Şu sıralar hiç bişeyin beni üzmesine izin vermiyorum. Mutluyum da. Umarım hep böyle gider.

Umarım sende de her şey iyidir blog. Sana ufak bi'hediyem var. Diğer blogumda güzel bi'Tommy Defendi pornosu paylaşıyorum. İyi seyirler. ;)

3 Aralık 2012 Pazartesi

Hoşgeldin Huzur...

Merhaba blog;
Uzun zamandır sana yazayım diyorum ama bi'türlü konsantre olamıyorum yazmak için. Bu ne demek oluyor, demek ki hayatımda her şey güzel ve yolunda ki sana ihtiyaç duymuyorum. Şaka şaka.. Mutlu olduğum anlarda aklıma geliyosun hep keşke şu an bişi olsa da bu anı yazabilsem, yazılmış olsa diyorum bloga.

Hayatımda neler olup bitiyo kısaca özetlemek istiyorum sana. Öylece içimden geldi.

Bu ara kendimi çok huzurlu hissediyorum. Bunda okul umun, arkadaşlarımın, bitanemin ve sporun etkisi büyük. Ama bunlar dışında bana gelen bi'içsel huzur da var. Sebebini bilmiyorum, kasım ayı bana inanılmaz huzurlu gelir. Kışa hazırlık, sonbahar kalıntısı... garip işte..

Okulumda her şey güzel. Son dönem olduğu için baya yoğun fakat bu bahsettiğim huzur dolayısıyla pek umurumda değil, zamanı gelince bi'şekilde olur diye bi düşünce akımı içindeyim. Bitirme projemi hızlandırmam gerekiyor. Artık bu ay sonu gibi bitmiş olmalı. Derslerim ve notlarım gayet iyi gidiyor. Boş bir zamanımda İngiltere'de master için araştırma yapıcam. Kısa kısa araştırmalar yapıyorum ve hoşuma giden sonuçlarla karşılaştım hep.

Arkadaşlarımla aram her zamanki gibi güzel. Gerçekten hayatımı yaşanabilir kılıyorlar. Özellikle okuldaki bizim ekip. Canım sıkkın olduğu zaman onların yanında olmak tüm sıkıntımı ve her şeyimi unutturuyor bana. Geçen çarşamba günü hep beraberdik. Önce laboratuvarda ödev falan yaptık okul bu hafta tatil olmasına rağmen. Sonra da İkea'ya Minyon'un evine alınacak bi'kaç şey için gittik. Ama asıl gitme amacımız tabii ki İsveç köfteydi... Böyle güzel bir tat olamaz. Pipi gibi tatlı. Tam biz sırada dururken bitanem sürpriz yapıp geldi. Hiç bi'şekilde haberim yoktu geleceğinden. Bizimkilerin de yoktu. Konuşmamdan parçaları birleştirmiş. Onunla ve bizimkilerle beraber turladık. İkea gezmek beni çok mutlu ediyo. Bitanemle ev hayallerine kapılıyoruz hemen. İkea'dan sonra Minyon'a gittik ama bitanem işlerini yetiştirmesi gerekiyor diye gelemedi ve evine gitti. Biz de evde Yeşilçam gecesi yaptık. Onların serbest seçmeli dersleri Türk Sinema Tarihi. Bu sebeple bir Türk filmi Seyredip rapor yazmaları gerekiyor. Ben de Şekerpare'yi önerdim. İnanılmaz eğlendik. Gerçekten kendimi huzurun kucağında buldum. İşte o anda aklıma geldi: "Keşke şu anı bloga yazabilsem." Ama geç de olsa yaptım. Film sonrası bir sürü saçma video seyredip (allah diyen yumurta, allah diyen tirbüşon, hortum gören teyze vb...) deli gibi güldük.  Ben böyle popüler kültürden geri kalmayacağım için hepsini tekrarladım video oynarken.

İşte bu kısım böyle. Her şey yolunda. Spordaki arkadaşlarımı unutmamak lazım. Onlarda dert ve sıkıntı unutturmak adına bire birler. Tam komedi :)

Spor ise inanılmaz güzel gidiyor. Artık bay baya mutluyum vücudumdan. Arada bi'böyle buhranlara giriyorum ama gene de güzel bi'vücuda sahip olduğumu biliyorum artık. Bu kadar şımarmak hakkım olsun dimi :P

Ben bu yazıya başladığım zaman kasımdı şimdi aralık oldu. Bu ayı da ayrıca severim. Huzurumu daha da arttıracak.

Şimdi Minyon'a gidiyorum gene. Güzel bi akşam olur gene umarım :)

Kendinize iyi bak blog görüşürüz :))

19 Kasım 2012 Pazartesi

Yıldönümümüz kutlu olsun bi'tanem...

Merhaba canlar..
Dün (18.11.2012) bitanemle 4. yıldönümümüzdü ve hayatımda geçirdiğim en güzel geceydi sanırım. Gerçi en güzel gece cumartesi gecesiydi çünkü kutlamayı cumartesi yaptık.

Bana bir hafta öncesinden sakın sürpriz yapma cumartesi gününü boş tutu demişti. Ben de cumartesi gelene kadar tüm ödev, iş güç ve özel derseleri bitirdim. Cumartesi günü heyecanla sürprizin ne olduğunu merak içinde uyandım. Hazırlandım ve evden çıktım saat 3 gibi bana verdiği adresteydim. Harbiye Crowne Plaza Hotel. Arabdan indim vale arabayı aldı ve çantamı getirdi. Lobiye girdim. İçeride değişik uluslardan turistler vardı ve yüksek tavanlı lobide oturup bir ses ahengi yaratmışlardı. Gözlerim  onu aradı. Fakat bulamyınca telefona sarıldım hemen. Şımarık bir ses tonuyla "odadayım, resepsiyona uğra." dedi. Resepsiyona uğradım kimliğimi bıraktım. Kısa bir süre işlemler için bekledim. Sonunda resepsiyonist güler yüzle, "X Bey odadalar efendim, buyrun anahtarınız. Odanız 9. katta" dedi. Oda kartını aldım ve asansöre bindim. Açıkçası sürpriz beklediğim gibi bişeymiş dedim kendi kendi kendime. Asansörün kısa süreli <<çinnn>> sesi duyuldu ve metal kapısının  açılma sesi sessiz otel koridorunda yankılandı. Koridora çıkınca oda numaralarının olduğu tabelaya baktım. Oda sol tarafta kalıyordu. Yavaş yavaş koridorda ilerlerdim ve kapının zilini çaldım. Kapıyı açtı. Arkadan gelen ışıkla beraber gözümde bir silüet oluşturmuştu. Fakat yüzüne baktım ve her zamankinden daha yakışıklı geldi gözüme.. Sarıldım ve öptüm. Sonra geri çekilince gözlerindeki meraklı bakışı fark ettim. Bişey dememi bekliyordu sanki... Kafamı odaya çevirince fark ettim.



Böyle bir manzarayla karşılaştım. İki tane tek parça vitrin camı büyüklüğündeki kocaman camları yatak ucundaki düğmeden kapattık. Kendimizi baya şımarttık o gece. Çok güzel bir aşkı çılgınca yaşayabileceğimiz bir oda tutmuş. Bilgisayardan müzik açmış ve odayı daha da neşelendirmiş. Onu yatağa doğru ittirip üzerine çıktım ve öpmeye başladım. Bi taraftan da ayağımdaki postalları çıkarmaya çalışıyodum. Uzun bi'süre öpüştük. Yataktan kalktım ve üstümü başımı düzelttim. Ardından bir bi'adam klasiği olan "ben çok açım." mottosunu söyledim. O da diğer sürprizi patlattı. "Otelin 9. ve 10. katları club room diye geçiyo, 13. kattaki roof'da yiyecek ve içecek ücretsiz bize." dedi. Yemek lafını duyunca gözlerim büyüdü ve tam o sıra da başka bir sürprizi patlattı. "Gözlerini kapat ve elini uzat" dedi. Gözümü kapattım ve elime vereceğini düşündüm. hohohoh. Sonra bi'kağıt verdi elime. Gözümü açınca anlamadım ne olduğunu. Ama sonradan fark ettim. Şubat ayında Londra'ya gidiş-dönüş iki kişilik uçak bileti. Boynuna sarıldım Öptüm. Ardından "hani gidemezdik bik bik konuşuyodun." dedim. Bunun içinmiş meğerse. Sonra yatağa oturdu ve gel yanıma dedi. Hadi gidelim diye tutturmuştum ki o na şuana kadar yazdığım mektup ve notları döktü yatağa. Yanında getirmiş. Tek tek okuduk ve güldük. Sonunda (Roma'da bi'gece yemek yediğimiz restorantın fişini saklamıştım ben. Gideceğimiz sabah fişi kasada görünce "sen fişi saklamışsın" dedi ve ağlamaya başladı. O zamandan beri fiş konusu olunca ikimiz de ağlarız.) konu fişe geldi ve hala saklıyorum diyince, gözünden bir damla yaş aktı. Ardından benim de... Biraz ağladık sarıldık. Sonra kendimize gelip yukarı atıştırmaya çıktık.. 

Odaya döndüğümüzde temiz olduğunu ve beni istediğini söyledi. Benim de azgınlığım başıma vurmuştu ve o kocaman yatak üzerinden kan ter içinde kalıncaya kadar seviştik. En son hatırladığım şey o boşaldıktan sonra içinden çıkıp üzerine boşalırken burnumdan ve saçımdan damlayan terin onu daha da ıslatmasıydı. Elimi göğüsünde gezdirdim. Daha da ıslattım.. Sonra üzerine yığılıp kaldım. Kalp çarpıntılarımızı hissederken gözlerimizin içine bakıyoduk. Öylece kaldık biraz.. Sonra duş almak için küvete geçtik. Güzelce temizlenip paklandık. İlk o çıktı ve müziği değiştirdi sonra ben çıktım ve üstümü giyerken odadaki direği ve direk dansı aşkımı fark ettim. Tekli deri koltuğa oturdu ve ben dans etmeye başladım...Ben kendimi kaptırdıkça ilginç sahneler çıktı ve bitanem de fotoğraflarımı çekti istek üzerine :) İlginç bir fanteziyle ben dansçı o da fotoğrafçı olarak rollerimizi oynadık. Tabii ki çok edepsiz fotoğraflar da var ama bu kadarını sizinle paylaşıyorum. :) He bir de bu var.
Bu halimizden sonra giyindik ve bana başka bir sürprizinin olduğunu söyledi. Etilere gitmemiz lazım ama dedi. Yeni açılan bir çin restoran'ına gidecektik. (P.F. CHANG'S) İkimiz de son derece şık giyinip gittik. Benim arabamla gidelim dedik onun beyaz güvercini ( Ona taktığımız isim bu. Benim ki de kabız kaz) almak yerine benim kabız kazımı aldık. Tabii ki trafik vardı ama çabuk gittik. İnanılmaz güzel bir akşam yemeği yedik. Gerçekten dünyaları yedik. Yemekten sonra odaya dönmek için arabaya bindik. Odaya gitmeden önce roof'a uğradık ve bişeyler içtik. O sırada fitness dergilerindeki adamları kestik. Spor üstüne konuştuk. Odaya dönünce ışıkları kıstı ve küveti doldurdu. Hatta oda karanlık oldu. Perdeleri açtık ve şehirin ışığı odayı aydınlattı. Küvete girdik. Beni ters yöne oturttu. Son sürprizi için. Deri pufu getirdi yanımıza ve üzerine kalpli cips ve Lindt çikolata koydu. Sonra da iki kadeh ve bir şampanya çıkarttı minibardan. Küvete oturdu. Şampanya açma işi benimdir fakat şampanya yatık saklanmadığı için mantarı hava almış ve kurumuş. Ondan açmada bi sıkıntı yaşadık fakat çözdük. Kadehleri tokuşturmuştuk ki, hava alan şampanyanın bozuk olduğunu anladık ve bi'yudum alıp bıraktık.
Böyle bir görüntü oluştu sabah. Sevşilmiş yatak ve baş ucunda Londradan aldığımız sex oyuncakları. Kadehler.. Şampanya kadehi istemiş ama oda servisi bunları getirmiş. Neyse gecenin son sürprizini yaptıktan sonra küvette uyuyacaktık ki telefon çaldı. Arkadaşlarımız tebrik etmek için aradılar. Onlarla konuştuk gülüştük ve tekrar küvette uyumaya koyulduk.

Sonra baya mayışınca yatağa geçip uyuduk... Sabah ben bir posta daha gittim bi'taneme. Gece zaten bacağına sapladım aletimi taciz ederken. Sabah buna güldük :) Sabah ilginç boşalmamızdan sonra duş alıp hazırlanıp odayı boşalttık ve arkadaşlarımızla kahvaltı için Kitchenette'ye Kanyon'a gittik. Masada Londra tatiline onları da dahil edip planlar yaptık. Sonra birazcık dolaşıp evlere dağıldık.


Oyyh yazmaktan yoruldum. Ve atladığım bir sürü şey var. Kısacası blog, seviyorum onu. O da beni. Birbirimiz için yaratılmışız. Bunu biliyoruz. He bi de ben hediye olarak ona ne aldım? Şu zamana kadar böyle sürprizleri ona ben yapmıştım ama bu sene o yaptı ve benim bişey yapmamı istemedi. Onun için sadece Apple Store'dan sevdiği Angry Birds'ü aldım ona. Bide birbirimize öten baykuş'la ördekli kalem aldık :) 

Mutluyum blog. En önemlisi huzurluyum.

18 Ekim 2012 Perşembe

Gelsene blog biraz, sana ihtiyacım var..

İyi geceler blog. Ne zamandır senle konuşup dertleşmemiştik. Fakat şu an daha ilk satırdan dolan gözlerimden anlıyorum ki içime baya şeyi atmışım ve biriktirmişim. Ne ara böyle oldu ve ne zaman bu kadar şey birikti bilmiyorum ama bazen hani böyle yolda giderken bi'şarkı duyarsın da ağlamaya başlarsın ya sebebini bilmeden, onlar habercisiydi sanırım böyle bi'birikmenin.

Şu anda neden ağladığımı da sorsan bilmiyorum. Canım sıkkın. Belli bi sebebi yok fakat ben sanırım hayattan sıkıldım. Yahu sen de hayattan sıkılıyosan ben ne yapayım diyeceksin ama işte öyle değil blog. Sen sanıyo musun ki dünyada her gülenin mutlu olduğunu? ya da sadece senin derdin olduğunu? Diil işte öyle.

Bitanemle tartıştık bugün. İnstagram'ımda facebook hesabım yazdığı ve insanlar mesaj attığı için kaldırmamı istedi. Ben de onlar mesaj atınca mutlu olduğumu beğenildiğimi fark ettiğimi söyledim. Blog, insanları değiştiremezsin. Bazısı egoisttir, bazısı kibirli, bazısı teşhirci bazısı ukela falan. Teşhirci olan teşhircidir. Bunu onu yasaklayarak,o fotoğrafı koyma o linki yazma'yla yapamazsın. Yapabildiğin sadece o kişiyi baskılamak olur ve dolayısıyla mutsuz etmek. Ben şu ana kadar bitanem ne istediyse yaptım. Onu yapma; peki. Bunu istemiyorum; peki. Onu kaldır; peki. Bunu koyma; peki. Oraya gitme; peki. Fakat bunların hepsini o mutlu olsun diye yaptıktan sonra benim hayatımda ne kalıyo geriye yapmak istediğim? Özgürce bişeye müdahale edilmeden yapabileceğim bi'kaç şey dışında. Okula gitmek, spora gitmek (başta onda da sorunlar vardı)..

O mutlu olsun diye hep peki dedim.Fakat bi zaman sonra artık bu kafeste olduğum hissini yaratıyor bende. Her attığım adımın onaylanması gerekiyor hissi. Bu baskıyı direkt olarak o yapmıyor, fakat böyle hissetmeme sebep oluyo. Ne der acaba? diye düşünüyorum. Neyi isteyip neyi istemediğini sezebiliyorum bu sebeple olacakları da biliyorum. Bu sabah ona mesaj atan kişiden bahsederken de olacakları tahmin ediyodum. Ama ondan saklayıp olacakalrı sakınarak ben yapamam ki?

Sonra konu empati yapmaya geliyo. Empati yap. Bana mesajlar atıyolar bıdı bıdı.... Yaptım empati? Hiç bişey olmadı. Atsınlar. Ne güzel en güzel sevgiliyi ben kapmışım.  Hiç bi'zaman bu empatilerimiz de uyuşmaz zaten. Hep farklı düşünüyoruz.

Bi'de şu var. Ben 4 sene boyunca asla ona karışmadım. Hiç bi'konu da çıkıp da diyemez bana şunu yapma dedin diye. Bu çok olgun ve hep benim istediğim gibi davrandığı için mi peki? Yoo. Hayır. Sadece yapmaktan mutlu olduğu için. Ben gay bar'a onsuz gidemem. O gidebiliyor, gitti. Ben Grindr'da kimseye mesaj atamam. O atabilir, attı, konuştu, buluştu. (arkadaşı olduğu için). Olay bana geldiğinde önce ben görücem, onaylarsam görüşürsün'e dönüşüyo. Neyim ben gerizekalı mı? İnsanların niyetini algılayamam mı? ya da algılasam kendimi savunamam mı? Belki şu ana kadar milyar tane kişiyle birlikte olabilirdim. Olmadıysam demek ki seninim hala. Bunu bana yasak koyarak kısıtlayarak yapma. Bırak özgür hissedeyim kendimi. Bu saydıklarımı da sakın kin tutmuş bak diye algılamayın. Sadece örnek olarak veriyorum. Yapabilir, ben izin veriyorum.

Bilmiyorum blog.. Çok dolmuşum. Belki de kendimi dolduruyorum ama öyle bile olsa bunun olmaması gerekir. Boğulduğunu hissetmemen gerekir. Sürekli olarak birinin sana destek olduğunu bilmen gerekir. O ise olmasını istediği şeylerde canı gönülden destek, istemediği şeylerde başta hayır gibi şeyler söyleyip heves kırarak sonra da destek olmuş olmak için destek olur. Evet yabancı gelmedi dimi? Ajans/mankenlik meselesi. O konuyu hiç açmıyorum. O da benzer şeyler barındırıyo içinde.

En çok kortuğum şey de pişmanlık blog. Hayatımda hiç keşkem olmamıştı. Hep istediğimi yaparım, yaptım. Ama sanırım artık bi'kaç keşkem var kimseyle paylaşmak istemediğim. Umarım yaşım biraz ilerlediğinde arkama dönüp baktığımda pişmanlıklar görmem. İşte o zaman çok üzülürüm. Gerçekten çok.

İşte böyle blog. Senle bunları paylaşmak iyi geldi birazcık. Kimseye anlatamamıştım. Sanırım varlığını daha iyi hissettim şimdi. Umarım anlık bi buhran bunalımdır bu ve geçer blog.


İyi geceler.
----------------------------------------------------------


Bir rüzgara kapıldım gidiyorum 
Sonu hayır mı Şer mi bilemiyorum
Hem çok seviyorum dostlar başına 
Hem sıcak demir aşk olsun tutana 
Hem çok seviyorum düşman başına 
Hem sıcak demir aşk olsun tutana 

Ben yoruldum 
Söyle senin gücün var mı hala 
Kac yenilgi var 
Söyle ömürde Allah aşkına 
Akışına bıraktım gidiyorum 
Sonu hayır mı Şer mi bilemiyorum
Hem eriyorum günden geceye 
Hem kapı duvar verilmiş sözlere








8 Ekim 2012 Pazartesi

Çenem düştü gene

Akşam şerifleriniz hayırlı olsun blog :)

Şimdi yatağıma yattım ve birazcık huzurumdan ısırık aldım. Saçma bir gün geçirmeme rağmen güzel tamamladım sanırım. Saat 4 e kadar hiç birey yapmadan oturdum. Bi tek twitter'a yazdığım gibi kişisel bakımlardan uğraşacaktım. Fakat babam aradı ve vize belgeleri için Harbiye'ye gitmem gerektiğini söyledi. Trafik ve yağmurdan dolayı Metrobüs ile gideyim dedim fakat bin pişman oldum. Gidip gelmem 4 saatimi aldı arkadaş.

Spora da geç kaldım. Zaten bu ara sporla aramda bi sorun oluştu. Motivasyon eksikliği yaşıyorum, bu da canımı ciddi anlamda sıkıyor. Eve geldiğimde pür sinirdim. Sonra işte spora gidince yatıştım.

Yarın okul var. Artık ciddi anlamda okula da asılmam gerekiyor. Öğrencilerimle de derslere yoğunlaşmam gerekiyor. Kısacası hayatıma biraz daha çeki düzen vermem gerekiyor. Bunu da bu haftadan başlayarak sürdürücem. Bitanemi de görmek istedim bugün fakat olmadı. Aradım, ama o kadar yoğundu ki telefonda konuşacak vakti bile olmadı.

Işte böyle blog. Sana artık alıştım sanırım. Bu alışmada android'in hakkını yiyemem Tabi. Çünkü öyle bir Blogger erişimi  yapmış  ki yazmamak elde değil. Sadece klavye  sorunum var.  Türkçe  karakterler için biraz kasmam gerekiyor. Neyse geme çenem düştü :)

Haydi kendine iyi davran blog bay bay :)

6 Ekim 2012 Cumartesi

Huzurun tanımını yapıyorum

Hellos blog :)
İnanılmaz huzurlu bir haftasonu geçiriyorum. Dün sabahtan anlatmaya başliiim.

Sabah uyuyakaldıım için derse geç kaldım. Metrobüslerde çürüyerek okula saatler sonra vardım. Laboratuvar'da bitirme projemle uğraştım ama sorunlar bitmiyo bitürlü :/ Bu sebeple biraz sıkıntılar var :(

Sonra okuldan çıkıp bitanem ve iş arkadaşlarıyla tiyatroya gittik. Oyun inanılmaz güzeldi..Bi kere alışılmışın dışında bir oyundu. (Fotoğrafı aşağıda paylaştım)

Sonra çıkıp bi yerde şarap içtik hoş bi sohbet ortamı oldu :) Gecenin ilerleyen saatlerinde (saat iki gibi) Love'a gittik.

Ben uzun zamandır sarhoş olmamıştım, dün gece oldum ve inanılmaz eğlendik.. Süpürgeyle dans etmişim elimden almışlar falan :) Fotoğrafa gülüyorum hohoho Saat beş gibi eve geldik. Bitanem beni soymuş ben uyurken ama ben "yapmayın kızar bana, dokunmayın istemiyorum diye sayıklamışım." Sanırım rüya görüyodum. Ama aynı anda bitanem blowjob yaptıı için rüyayı daha gerçekçi hissettim :)

Sabah hatta öğlen kalktığımızda kahve içip gecenin kritiini yaptık :) Çok güzeldi, herkes size baktı gibi övgüler aldık :p hohoho sonra bi'kahvaltı hazırladık aman allah.. hala tokuz.  Şimdi de how i met your mother'ı seyredip oturuyoruz :)

Huzurun tanımını yapabilirim şuan.. İşte böyle ben de havalar:) Umarım sende de iyidir. İşte bu da tiyatronun fotoğrafı:
Adı yellow moon. Uyarlama bi oyun ama şiddetle öneririm :)

Hadi öpüldün bloooog bayi bayi :p


4 Ekim 2012 Perşembe

Isınma turları

İyi geceleer efendisii :)

Bu güzel gecede sizlere blog'uma "aktif" olarak geri döndüğümü ve tüm pasifleri bekl--

Şaka şaka. Geri döndüm ama hala versatile'ım. Bu postu şey için yazdım. Uuum bazılarınız görmüştür, twitter açtım bloga. Bi'de yeni bi'blog daha açtım yukarıya da sekmesini ekledim. Artıkın daha yoğun bi'porno paylaşımı olucak o kanal üzerinden :)

Şu an yazacak bişey bulamıyorum çünkü her şey olması gerektiği gibi gidiyo. Bi'tanemle harika bi'ilişkimiz var, arkadaşlarımız var, eğlencelerimiz var... Eskisi gibi monotonluktan da yakınmıyorum çünkü arkadaşlar hayatımıza daha çok girince monotonluk gitti gibi bişey.

Arkadaşlarımızdan bi'tanesi Şişli'de oturuyo. Bu sebeple bu yaz sık sık onda kaldık bi'tanemle. Hem sevişme hem eğlence :) Güzel ve boş bi'yaz geçirdiğimi söyleyebilirim size. Hiç bişey yapmadan  oturdum. Hee bu iyi mi kötü mü tartışılır. Ama o yorucu temponun ardından ilaç gibi geldi. Bu sene de okul açılmadan öğrencilerimle derse başladık. Bu sebeple maddi açıdan daha özgür olucam bu dönem. Ama önce şu Londra tatilini bi'atlatmamız lazım. 26 Ekim'de Londra'ya gidiyoruz bitanemle. 10 günlük bi'kaçamak olacak.Daha önce Roma kaçamağında içimizde ukde kalan şeyleri de yapıcaz. Tek engel var o da vize'nin çıkmama durumu. Başvurduk vizeye, ikimiz de çok sayıda yurtdışına çıkmış olmamıza rağmen İngiliz konsolosluğu götlük yapabiliyomuş. Umarım göte gelmeyiz.

Şimdilik bu kadar; yakın zamanda tekrar görüşmek dileğiyle...

He bi de pornistan'ın ilk postunu gönderiyorum şimdi. Peçeteleri hazırlayın :p


2 Ekim 2012 Salı

Kaldığım yerden

Günaydın güzel bloggerlaaar :) bi'adam is back (vol.51).

Nası bi'dertsin başıma blog belli değil. Yazsaam bi'türlü yazmasaam bi'türlü. Yazınca sürekli aynı şeyleri yaziomuş gibi hissediyorum; yazmayınca eksik.. Ama yazmaya başlamak istememin asıl sebebi de şu: Geçen hafta bitanemle mesajlaşırken şunu dedi:

"Ufaklığım sen tekrar blog yazmaya başlasana. Günlerimiz geçiyo ve yaşadıkça unutuyoruz bunları. İleride bakıp hatırlayacağımız güzel anılarımız olsun."

Gerçekten düşündüm de sanırım haklı.. sonra blogu açtım ve rast gele yazılarımdan birini okudum. Okuyunca anladım ki çoktaaan unutmuşum bile öyle anıları, detayları. Bu sebeple bitanemin de desteğiyle geri dönüyorum.

Tarihe geçilsin, 2 Ekim 2012. Saat: 07:32. bi'adam bloga döndü.

hohohohoho

17 Ağustos 2012 Cuma

Mim zamandır olmamıştı çok iyi oldu çok da güzel oldu.

Evet ara ara giriyorum ama takip etmeye de çalışıyorum lütfen. Bir mim olayı cereyaaan etmiş. Arkadaş böyle mimin canını seveyim. Kısa öz ve az kurallı :) Dilerseniz Türk lirası paketi yükleme işleminize hemen başlayalım. ahahahah hatlar karıştı pardon.

Bu mood tablosu. Alırken çok tereddüt ettim hangisi mobilyalarınıza gider diye ama umarım beğenirsiniz.

Bakın beğenin gülün kıhkıhkıhkıhkıhkıhkıhk ve izninizle ben kendi getirdiği çikolatayı yiyen misafir gibi bu tablodan mood'umu seçicem :D:D hohohohoho
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kurallar:

1- Mim'i alan mimi kim göndermiş olursa olsun Operadaki Kazulet'e teşekkür edecek. Nihoha! Sonra gönderene...
2- Mimi alan, nası mimi rahat alabildi mi (kalın mı geldi, dar mı geldi öyle ya:P) onu belirtecek
3- Yukarıdaki mood resmi logo olarak kullanılmış olup cevaplarınıza dilediğiniz resmi yapıştırabilirsiniz.

Mim'in içeriği:

1- Mimlendiği andaki mood'unu yazacak.
2- Yeni aldığınız giysiyi başkası üzerinde görünce hangi moodda olursunuz?
3- İşerken genelde ne moodda olursunuz?
4- Depresif Mooddan Heidi mooduna geçmesini sağlayacak olay ne olabilir düşünüp bulacak.
5- Mimi, alışı kuvvetli 3 arkadaşına paslayacak:D
--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şimdiiii;
Öncelikle güzel adam kazu'ya çok teşekkür ederim böyle bi'güzelliğe vakıf olduğu için.Sonra Patrick'e vefasından dolayı teşekkür ederim :) Az yazsam da unutmamış beni :)

Mim'i alırken başta biraz zorlandım ama zaten ben kalın severim ondan alışmaktan başka çarem yoktu. Ama sonrasında verdiği haz...

Mood'la ilgili açıklamayı yaptım zatisi.

INGREDIENTS:

(Emma Watson üzerinden gidelim)

1) Mim'i aldığım sıradaki moodum:_________________________________2. satır 2. sütun
2) Yeni aldığım giysiyi başkası üzerinde görünce: ____________________ 6. satır 2. sütun
3) İşerken böyle olurum__________________________________________6. satır 1. sütun
4) Depresif moddan Heidi moduna geçirecek___Kalın, damarlı, well-shaped bitanemin aleti
5) Mimi verdim gitti_____________________OGBD, Gaddar filozof, Anlatsam Bi'bok olmaz




Hadi hayırlısı olsun bu mim'de burada biter ve ben çekip giderim. hohohohohohoh

3 Ağustos 2012 Cuma

Profil fotoğrafı olamadıı

Profil resmime ikisini de koyamıyorum bazı sebeplerden ötürü :/ Ama fikirlerinizi göz önünde bulundurcam :p Bu sebeple o postu ver resimleri kaldırıyoruum :/

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Sık yazmak II :p

Merhaba blog :)
Bu kadar sık yazmama alışkın diilsiniz di mi :p Ama ben de artık  kednimi alıştırıyorum bunun için :9 En son yazımdan beri neler yaptım ondan bahsediim. Bitanem'in iş yerinden arkadaşıyla tanıştım. O da gaymişl. İyi niyetli sıcakkanlı biriisi :) Sonraaaa, Cuma günü İzmir'e gittim arkadaşlarımın yanına. Hani geçen sene interrail'a çıktıklarım var ya; heh onlar. İlk Foça'ya gittik, ertesi gün İzmir'e uğrayıp kuşadası'na diğer gün de Çeşme'ye gittik.

4 gün boyunca gülmekten karnıma ağrılar girdi. Bu 3'lü grup dünyanın en şapşal ve özürlü grubu olabilir :D Ama bitanemle de geçen sene Çeşme'ye gitmiştik ya; onunla yaptıım her şey gözümün önüne geldi, bi'yanımı gerçekten eksik hissettim. Hani anne-babalar çocuklarını bi'yere götürmez sonra ikinde ukde kalır ya, aynen öyle oldu. Bu sefer de anladım ki artık ondan ayrı hiç'bişi yapmak istemiyo canım..

Bu arada çalıştığım vücudun ve sporun faydasını görmemek elde diildi. Baya bi'dikkatleri üstüme çeken boy toy olmuşum bile. İnstagram'da da hızla büyüyen takipçiler var :)  İstanbul'a döndüğümde güzel bi'haber aldım. Kuzenim bizim üniversite'ye gelecekmiş. Tanıtım günleri için benim servisimi kullanmış ve arkada kızlar konuşuyomuş. Kışın serviste bi'çocuk var; uzun boylu esmer, karizmatik, taş vücutlu bıdı bıdı.. Kuzenim de dahil olmuş konuşmaya ona anlatmaya başlamışlar. Sonra da "Biz kışın o serviste uyurken gizlice fotoğrafını çektik, bak işte bu çocuk" diye kuzenime göstermişler, kuzenim de eee bu bizim **** demiş.

Yani anliicaanız bi'gizli hayran kitlem bile oluşmuş :p Egomu tavan yapan bi'haber oldu bu :D

Dün de bitanem ve ofisteki arkadaşıyla buluştuk. Batman'a gittik. Batman'in Robin'e çakacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.. :p

İşte öyle blog, her şey iyi güzel. Fakat sadece iş/kariyer açısından bişey yapmamak biraz sıktı canımı. Kışın çok yorulduğum için hala hiç yaklaşasım yok o işlere.. Ama bi'yerden başlamak lazım :)

Bi'de bi şarkı armağan edeyim size bugüne özel: İstanbul'da olanlar biliyodur belki; hava yağmurlu ve deli gibi yağmur yağıyo şu anda.. Bu sebeple gününüzün güzel geçmesi dileğimle;


It's rainy man!!


22 Temmuz 2012 Pazar

Blog konseptimi değiştirim mi? (Oylama)

Günaydın blog :)
Böyle yakın günlerde yazınca şaşırdınız dimi :p Kendimibtekrar adapte edicem eskisi gibi yazmaya. Hayır bu iş nankör yazmadıkça iyice salıyo insan. O kadar emek harcamışım şimdi yazmasam olmaz. Hem sizleri de özlüyorum bi yerde.

Neyse işte hala son yazdığımdan beri hiç bi değişiklik yok. Antibiyotik iğnelerden dolayı hala ishal halim devam ediyo ve sıkıldım bundan. Bugün arkadaşlarim gelicek havuza falan giricez plaj voleybolu oynicaz sonra da bahçede oturmaca güneşlenmece falan :)

Tabi eğer beni ekmezlerse. Çünkü dün taksime gittiler sabaha çıkarlar mı bilmiyorum hahahahah.

Bu arada blog konseptimi biraz değiştirmeyi düşünüyorum; tabi bunu okuyucu ve takipçilerim olarak ilk size sormam gerekir. Diyorum ki; artık günlük modunda bugün böyle yaptım şu gün şöyle yaptım yazmaktan vaz geçiim.  Siz de bunu takip etmekten sıkıldınız zaten. Daha güncel konulara da yer vereyim. Tecrübelerimden yararlanarak faydalı yazılar da yazayım. Ne dersiniz?

Ama önce bu blogda bitirmem gereken bişey var ki o da hikayemin en başı serisi.

Peki ne dersiniz yapiiim mi?

20 Temmuz 2012 Cuma

4. Yılımız kutlu olsun bi'tanem :)

Sevgili blog,
Evet hani bu adam ölmüştü artık yazı yazmıyodu diyeceksiniz biliyorum ama; benim de kendimce sebeplerim vardı. Ne gibi sebepler mesela?

Şanslıyım ki can sıkıcı şeyler değildi. Biraz miskinlik, biraz keyiflerin yerinde olması biraz şımarıklık..

Okul kapandıktan sonra bişey yapmadım. Bu sene staj da olmadı. Sadece bütün kışın yoğunluğunu üzerimden atmayla uğraşıyorum diyelim :) ' hafta önce (onur yürüyüşünün olduğu hafta) Antalya'ya gitmiştim. Bu sebeple aranızda olup destekleyemedim sizi ama seneye bi'engel olmassa hep beraber oluruz umarım.

Antalya'da bi'adamla tanıştım adı Gabor. Macar kendisi. Yengeç burcu olduğumuzu ikimizde anladık konuşurken. Sohbet muhabbet derken, İstanbul'a davet ettim; bitanemle tanıştırmaya. O da bizi gelecek yaza Budapeşte'ye davet etti. Bi'arkadaşımız daha oldu.

Antalya'dan geldikten sonra çok kötü hastalandım. Uçak klimasından virüs kapmışım.4 gün boyunda 39-40 derece ateşle yattım. Ölüyorum sandım gerçekten..

Bu sebeple doğum günüme de hasta girdim. Ama arkadaşlarım ve bitanem saolsun yalnız bırakmamış ve sürpriz yapmışlardı. İğnelerden dolayı çok halim yoktu. Ama bitanemin sarhoş olması bana en güzel doğum günü hediyesiydi... O kadar tatlıydı ki... Gözlerimin içi gülüyodu onu seyrederken.. MAsada baya kalabalıktık.Dünya'nın en tatlı kızının sevgilisi bile Almanya'dan gelmişti :) Biz sonra gece bitanemlerde kaldık o ayrı :) Evet bu yaz bitanemde çok fazla kaldım. Ailesi evde olmuyodu genelde. Hatta bugün de ordaydım az önce eve geldim..

Bitanemin iş yerindeki arkadaşlarına out olması tam gaz sürüyor. Bi kişiye daha oldu ve o kişi de gaymiş zaten. Beni tanıştırmayı iple çekiyo. Hatta Ağustos'da tatil planımız bile var.

Bunun dışında yok bişi blogum. Bi'can sıkıcı dönem geçirdik bitanemle ama geçti bitti.. Şimdi artık size şikayet ettiğim huyları da yok oldu. Tamamen istediğimiz gibi bi'çift olduk..

Londra biletini aldık. 26 Ekim'de 9 günlüğüne Londra'ya gidiyoruz bitanemle. Tabi ben onu Ağustos'da onsuz Yunan adaları (mykanos san torini etc.) Atina'ya gideceğim için kıskandırmıyo diilim. Ama artık kıskanmıyo da eskisi gibi. Yerim ben oni. :))

Sadece şey konusunda anlaşamadık. Benim internetteki bi'iki fotoğrafımı bi'tanıdığımızın cast ajansında çalışan arkadaşı görmüş ve bizimle çalışmak istermi diye sormuş. Anliicaanız teklif geldi bi'adama :) Ama bitanem hayır gidemezsin dedi :( Annemlere sordum, izin verdiler hatta çok bile desteklediler. Ablama söyledim bitanenin hayır diyeceği yerde seni desteklemesi gerekir biraz bencilce davranmış dedi. Yeri ve zamanı gelince bunu dile getiricem ve bu işi yapmak istediğimi söylücem.

Blog'u da çok özledim ama hayatımda her şey güzelken buraya yazmak zoruma gidiyo. Alınma ama biraz kötü gün dostu olarak görüyorum seni :) Blogger'ları da özlemedim değil. Hangi birinizi okuyacağımı şaşırdım bu arada. Bir sürü şey olmuş sizlerin hayatında da..

Bi de şey... Bugün bizim bitanemle 4. yılımıza girişimizin yıldönümü.. Gece saati 02:20 ye kurup (internette ondan gelen ilk mesajın saati) onu öptüm ve yeni yılımızı kutladık. Umarım birlikte bir ömür daha yaşarız..Seni çok seviyorum bitanem...

18 Haziran 2012 Pazartesi

Hayat onunla birlikteyken güzel la la lalalalal laaa :)

Bitanemleyiiim.
Cumartesiden beri.
Cumartesi ilk dövmesini yaptırdık. Çok mutluydu :) Dünyanın en tatlı kızı da yanımızdaydı, ama tabi doktor olunca o baya bi pimpiriklendi :)
Sonra akşam kafamıza esti dışarı çıktık caddeye gittik; 12'de yemek yedik ve eve gelip uyuduk. Kayınvalidem giller yoklar da :p

Dün de spordan olan arkadaşım geldi, dünyanın en tatlı kızı da.Lunapark'a gittik ve deli gibi eğlendik :) Anlatamam size... Sonra eve gelip saat 3 e kadar nasıl oturup kıyıldık ve magazin seyrettik anlatamam.. Sabah dünyanın en tatlı kızının TUS kursu olduğu için erkenden gitmiş o. Badem gibi çocuk, bitanem ben mükemmel bi'kahvaltı hazırladık. Sonra aşk-ı memnu seyrettik güzelce.. Sonra da dışarı çıktık, ikea'ya falan gittik :)

Şimdi eve geldik badem gibi çocuğu bırakıp. Bitanem beni spora götürücek. Gelince de mutfakta muffin yapıcaz :)) Ben ona yapıcam o da yicek :)

Öyle işte blog. Hayat bu aralar bana çok güzel. Bu arada söylemezsem çatlarım, kaliteli bi'cast ajansından mankenlik teklifi geldi :p Ama bitanem istemediği için geri çevirdim :(

Belki bi'gün spor sonrası fotoğrafımı sizle paylaşırım izin çıkarsa :p kıhıkhkıkhkıh


hadi bizim kaslarımıza kuvvet :)) Görüşmek üzere, hepinizi kocaman öptüm pipinizden hohohohoh

hee bi'de, artık sorularınızı ve yorumlarınızı anında cevaplıyabiliyorum, tekrar teknolojik oldum. İrtibata girmekten çekinmeyin :)

11 Haziran 2012 Pazartesi

yayık ayranı gibiyim :)

mirhaba blog:)

tatil....
tatil... tatil..
yayıp oturmayı nası özlemişim bilio musunuz..

Hiç bişey yapmıyorum sadece gezmek arkadaşlarla buluşmak falan. Bitanemle görüşüyoruz mümkün oldukça..

Güzel bir haber daha. Yeni telefon aldım.. Hayatımın aşkı bu aralar o. Bu sebeple daha sık haşir neşir olucaz sizle :p

Kendine ii bak blog :) Beni merak etme her şey güzel gidiyo :)

teyk keyir :p

5 Haziran 2012 Salı

Mutluyum Mutlu Mutluyuz :)

Merhaba blooog :) Çok mutluyuuuum :) :) :) :)
Neden mi? İşte sebepleri;
-Okul bitti.
-Ortalamam 3.71 gelecek.
-Kalcam zannettiğim dersten BB geldi.
-Öğrencilerimle dersler bitti.Tamamen boşum.
-Yaz geldi. Bugün sansi'yle güneşlenip havuza girerek kendimi şımarttım.
-Perşembe Madonna Konserine gidiyoruz bitanemle.
-Cuma günü arkadaşlarım bitanem okuldakiler falan final partisine gidiyoruz. Baya gay bi'aktivite olucak. Çok heycanlıı.
-Bitanemle Ekimde Londra'ya gidiyoruz :)
-Abim askerden geldi ve evde her şey eski düzeninde artık.
-Spor ölçüm sonuçlarım inanılmaz güzel çıktı :)
..
.
.
.
.
..



Daha böle devam ediyo :) Evet blog cidden okul da bitti yoğunlukta.. Artık kömüş gibi oturma vakti.. O kadar mutluyum ki anlatamam sana :)

Cumartesi de bitanemin İDO'da tanıştığı çocuk arkadaşıyla tanıştırıcakmış bizi. Sansi'lerle de bi'program olucak. Tamamen gezmek ve tozmak..

Geçen hafta sonu olduğu gibi sarhoştum. Annemler ilk defa beni sarhoş görünce çok hoşlarına gitti :) Ama bi daha bu kadar içme dediler.Çünkü 17 kadeh beyaz şarapla alkol komasına ramak kalmıştı.

İşte bu kadar blog :) Kısaca özet buydu. Hee bi de 16 sında bitaneme gidiyorum kayınvalidemgiller tatile gidiomuş :) 5 gün birlikte olcaz :) Bunu da ekleyin mutluluk sebeplerine :)


Bana bakın! Eğer ki önümüzdeki hafta buraya depresif yazı yazim..Hele bi yaziiim. Topunuzun çükünü koparır çükerim! Nazarınıza sahip çıkın :p


kıhkıhkıhkıhkıh hadi ben kaçtım. He bi de giderken şunu bırakayım :p

İşte bitanemin tam anlamıyla bana yaptığı şey bu, zevkten bayılmak üzere diyorum ya bu an işte mmmmmm....

Zevklenmek için tıklayın.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

31 kere maşallah!

Merhaba bloog :)
Seni şuanda pipimin üstüne oturttuğum bilgisayrımdan selamlıyorum. Bi'nevi kucağımda sayılırsın :p

Keyfimden  de anlaşılacaa üzere hayat güzel :) Hafta sonu bitanem bize geldi, cumadan pazara birlikteydik. O kadar güzel bi'haftasonu oldu ki o kadar güzel bi'hafta sonu oldu ki.. Şuan bile yazarken içim gıcıklandı :) Cuma okul çıkışından sonra (okulun son günüydü; o da ayrı bi'neşe kaynağı :) bitanemle buluştuk, aslında hemen spora gidecektik ama çıkınca bi'yağmura tutuldum ben arkadaşlarımla.. Slibime kadar ıslaktım. Arabaya bindiğimizde denizden tekneye çıkarılanlar gibi ıslaktım.

Sonra bitanemi aldım ama trafik leş olduğu için Palladium'a gittik yemek yedik birazcık dolaştık, saat 10 da çıktık 11 de evdeydik.Hala trafik varmış :s Annemlerle oturduk ve odaya geldiik... Tüm gece birlikte olmak inanılmaz güzel bişeydi.. Abim askerde olduğu için (bugün geliyor :):):):) o da ayrı bi'sevinç, bitanem onun odasında yattı güyya :p Gece kalkıp benim odama geliodu sabah kimse uyanmadan yerine yatırıoduk onu :)

Nasıl özlemişim anlatamam size.. İçime girdiği andan itibaren titreme kapladı her yerimi.. Bi'de bana olan bakışları değişmiş.. Vücuduma bakarken "artık her yerin parça parça duruyo porn starlaymışım gibi hissediyorum" deyince kayış koptu bende :)

Ertesi gün ben öğrencime derse gittim onu alışverişe bıraktım sonra fıldırcan'la görüştük (fıldırcan spordaki çocuk, amsterdam'daydı geldi) Fıldırcanla akşama kadar biaradaydık sonra 3 ümüz spora gittik. Baya eğlendim.. Keşke hep yakın olsak da birlikte yaşasak böyle :(

Spordan sonra fıldırcanların bi'arkadaşlarının evine gittik, fıldırcanın en kıymetlisi kız da ordaydı :) Bebişim yaa nasıl egosunu yükseltiyo insanın anlatamam :) "Kollarına kurban 1 kere yatalım 1 tur versene" yle başlayan sözler kahkahalarla kapandı :) Sarhoş oldu deli gibi :) Bacak da gitti iyi mi kıhkıhkıhkıhkıh

Much more garlic bacak da gitti iyi mi laflarıyla gece bitti. Bu arada evde bizden başka bi'ergen team daha vardı onlar üst katta çoşuyolardı o da ayrı bi'hikaye..

Sonra eve geldik bitanemle tekrar seviştik. Uyuduk ama çok ileri gitmeden. Sabah o diğer odaya geçti. Sonra ben yanına geçtim kedi gibi sokuldum. Hiç gidesim yoktu yanından.. Sanki o tartışmaları biz yapmamış gibiydik.. O kadar mutluydum ki hafta sonu anlatamam...

Sonra yola çıktık benim sınavım vardı okula giderken onu eve bıraktım, ben de arkadaşlarımın yanına sınav çalışmaya gittim.

İşte böyle blog.. Bi kaç gündür onu ekstra bi'özlüyorum.. Birbirimize daha çok bağladı geçen gün kü tartışma (o tartışmayı paylaşmak istemiyorum, kötülükler paylaştıkça artar bence ) Ama sanırım olması gerekiyormuş, şimdi resetlendik :)

Bunun dışında da sınavlarım var işte. 5 finalim kaldı, öğrencilerimle de derslerim bitecek az kaldı. Birazdan derse gidicem ve siz bunları okurken ben 6 saat boyunca ders anlatıyo olucam.. Ama olsun sonuna geldim sayılır, sonrası benim yazım olcak :)

Kendine iyi bak blogg, pipimin da tadını çıkarmışsındır umarım :p

He bide bahçemize yeni bi'kedi geldi. Babam çöplükte bulmuş, yavru daha ölmek üzere. Nasıl şımarık nasıl oyuncu anlatamam... Erkek üstelik :) İkinci defa erkek kedim oldu. 17 tane dişiden sonra çok mutlu oluyorum :) Bi'de erkek kediler de biseksüel ya :) Adını Bay (Bi)  koydum o yüzden :) Baysekçuıl ;)

Hadi görüşürüüüüz :)


                                                                  işte bu da bay :)

bay bay ;)

17 Mayıs 2012 Perşembe

Bi'adamı biraz daha tanımak isterseniz..

Operadakiherbişey beni kırmadı röportaj hazırladı benim için. (okumak için tıklayın)

Hakkımda biraz daha bişey öğrenmek isteyenler baksın :) Bilmekte fayda var sınavda karşınıza çıkabilir :p

(Düzeltme: o fotoğraflardaki gibi değilim!! Kazunun kazuluğu o :p Asıl fotoğrafım blogumda sol üst köşedeki :)

13 Mayıs 2012 Pazar

Ufak kaçamaklar ve tartışmalar...

Öncelikle anneler günün kutlu olsun blog. Sen de bi'nevi anne sayılırsın, her derdimizi dinleyip bize kollarını açıyosun ya.. ondan..

Sonra gelelim bize...

Perşembe günü tam üniversite gençliği olduk :) Okulda MFÖ konseri vardı festivaller kapsamında. Bizim eküri ve bitanem katıldık. Önce biraz demlendiler, sonra yemek yedik sonra konser başladı. Bitanemle yan yana bazı şarkıları gözlerimize bakarak söyledik. Tuvalete gittiğimizde bizim fakülteye gittik ve amfilerden birisinin kapısı açık kalmışş... Bak sen şu tesadüfe.. Amfiye girdik benim isteğimle..zifiri karanlık gibi.Ses yok.. Bana yaklaştı ve öpmeye başladı.Sertleştik sarıldık yiiştik biraz.Sonra çıktık. Üniversite amfisinde de yiişmedim demem artık :D Sonra festival alanına gittik. Dünyanın en tatlı kızı da bizim okulda tıp okuduğu için o da gelmişti :) Kısa süreliğine arkadaşlarından ayrılıp geldi.

Sevdiklerimle birlikte olunca çok mutlu oluyorum ben. Ama her zaman bu mutluluğuma surat asarak ve ellerini cebine sokup bekleyerek gölge düşüren bitaneme teşekkür ederim. Her zamanki müzikli ve alkollü ortamlarda olduğu gibi yerinden hareket etmeden elleri cebinde bazen telefonunda durdu. Hiç sevgilisiyle dans etmiş, şakalar yapmış falan.. hak getire! Ben artık alıştığım için bu haline hiç ısrar bile etmedim. Çünkü edince tartışıyoruz. Gerçi etmeyince de hiç unuttun beni gittin dans ettin dedi o da ayrı.

Konser bitti, DJ çıktı. Benim de içimdeki apaçi çıktı tabi :) Deli s*kmiş gibi dans ederken, adamın birisi (bir kalabalık motosikletli grup) elini omuzuma koyup dans duellosuna davet etti. Karşılıklı apaçi dansı yapıcaktık :D İlk o başladı başarılıydı sonra ben bişeyler yaptım falan ama survive olamadım ne yalan sölim benden daha apaçiymiş :p Bu sırada 30 kişi daire oluşturmuş bizi izliyodu :) kıhkıhkıhkıh Duello bitti bizim gruba döndüm herkes gülüyo falan, bitanemin suratını görmelisiniz. Kızmış. Yanına gittim "Napıyosun sen yaa? Neden böyle bişi yapıyosun rezil ediyosun kendini." gibi şeyler söyledi. Doğru a Türk Sanat Müziği festivalindeyiz ya, herkes oturup ellerini kenetleyip mes'ut olmalı. Bu cümlesinden sonra hiç konuşmadım onunla. Hem gelip surat sallandırıyo, hem destek olucağına "aferin bitaneme küçümenim dans mı ettin sen oyyh" diyeceğine köstek olup azarlıyo, hem ben ona karışmazken o bana karışıyo üstelik bide " Beni unuttun gittin el alemin herifleriyle dans ettin aferin sana" diyo. Sen dans ettin de ben mi hayır dedim?

Sonra gecenin kalanında da her zamanki sosyal hayatımız gibi gene keyfimiz kaçmıştı. Minyonlara gidip kalacaktık hep beraber. Arabalara doluştuk gittik biraz da evde saçmaladık :) Ama ben hala onunla konuşmuodum. Yatağa geldi yanıma yattı sarıldı. İçim eridi ben de elini tuttum. Sonra minyon geldi aramıza yattı diğerleri derken hep beraber yataktaydık :) Fotoğraf çekildik, şimdi fotoğraf da facebook'ta beğenen beğenene :)

Neyse sonra üstümüzü değişmek için mimar kızın odasını ödünç aldık. Azdık sevişmeye başladık sertleştik boşalma noktasına geldik. Duşa mı girsek dedim ben bilmem ki falan dedi. Sonra üstümüzü giydik ben minyonun dar gri eşofman altını giydim gene :D Kapının karşısı da banyoydu minyona sorup oraya geçicektim. En sevmediğim şeyi yaptı bitanem ve tshirtü uzatıp giy şunu dedi. Giyer misin şunu? giy şunu. Giy dedim. O an öyle sinirlendim ki... Öyle sinirlendim ki... Kıskandığı kişiler benim interraile gittiğim benim nerdeyse her yerimi gören hala okulda beraber havuza girdiim kişiler. Bi tshirtüm yok üstümde kriz çıktı. Odadan çıktım, hadi yatalım biz dedim bizimkilere ve salona gidip uyuduk. Duş falan yok tabi o anın içine edildi. Bizim yattığımız oda da kıvırcık saçlı kızla sevgilisi yatıyo. Biz de yerde şişme yataktayız. Sadece sarıldım yattım. Sinirliydim. Sonra biraz öpüştük dayanamadık tuvalete gittik. Boşaldık. Yatağa geldik, uyuduk ama hala aramız iyi değil. (Sanırım minyon da evinde böyle oynaşmamızdan memnun değil sanırım daha dikkatli olmamız gerekiyo gibi sezdim.)

Sabaha karşı 4 gibi aletimde bi sıcaklık hissettim.. Bişey kayıyodu üstünden. Kasığımda el dolaşıyo.Hayal meyal hatırlıyorum. Bitanem yorganın altına girmiş blow job yapıyodu. Hata hayatında yaptığı en iyi blow jobdı.. Normalde hepsini alamamasına rağmen -nası istediyse- hepsini köküne kadar alabiliyodu.Sonra eline aldı ve kayganlaşmış sert aletim avuçları arasında kaymaya başladı. Asılmaya başladı... Bu kısımda uykulu halim gitmiş artık azmıştım. Ama o kadar ses çıkmaya başlamıştı ki yan koltuktaki sevgilileri uyandırıcaktık. Ağzını kapadım bitanemin duyucaklar şşşşt sessiz ol dedim. Sonra duşa girelim. Mutfağa gidelim Tuvalete gidelim dedi. Azmış! Tuvalete gittik. Deli gibi emmeye devam etti. Sonra ben onunkini emdim. Sonra o benimkini emmeye devam etti ve önümde diz çöküp ağzına boşalttırdı. mmmmm Hayatımın en güzel blow job'ını başarmıştı. Sonra ben klozete oturdum bacaklarını açıp ağzıma dayadı.. Kucağıma oturdu kaygan aletimi deliğine sürdüm daha da azdı ve boşalacağı anda kafamı tutup aletine yaklaştırdı ve ağzıma attırdı.Sonra temizlenip yatağa döndük. Ama sevişme dışında hala aramız limoni. Sabah 7 de onu işe gitmesi için deniz otobüsüne bırakıcaktım. Ama uyandıımda migreni tutmuştu. Eve bırakmamı istedi. Güç bela uyanıp giyinip eve bıraktım onu. Yolda kustu falan. Üzüldüm o öyle olunca :( Öyle biraz kırgın biraz dargın ayrıldık işte.

Cuma buluştuk, sinemaya gittik, oyun salonuna gittik. Monoton değildi onun için güzel geçti. Sonra da evlere dağıldık ama sanırım uzun zamandır geçirdiğin en güzel cumaydı :)

Daha bi de geçen cumartesi vardı anlatacağım. Şöyle sölim, halvete giremedik bazı sebeplerden. Sonuncu sebebi o kaynaklıydı.ş Hala kendisini a-p diye ayrılıyo çünkü öyle hissediyorum. Gecesi güzel geçti, gece 2 de hiç Taksim'e haydii diiip çıkmamıştık, otelin yeri mükemmeldi. 20 adımda asmalı mescit :) Sonra benim sporda tanıştığım dünya tatlısı kızla çocuğun yanlarına gittik, sarhoşlardı :) Biraz takıldık bi yerlere gittik odaya döndüğümüzde saat  4 tü. Uyuduk. Gene bişey olmadı. Pazar günü tam bir stres gerginlikti. Tartıştık ağladık.Çok sinirlendim falan .Sonra arabada oturup konuştuk.

Kısacası şubattan beri birlikte olamamıştık o cumartesi de olamadık. Güzel gibiydi ama eğlendim ben diğer şeyleri bi yana bırakırsak. Zaten artık hep bişeyleri bi yana bırakıp bakmam gerekiyo çünkü hiç sadece güzel olan kısmı yaşayamıyoruz. Bi tripleşme bi sinirlilik kızgınlık oluyo. Arada güldüğüme falan bakmayın. Neden böyleyiz bilmiyorum.. Ama korkmuyo da değilim..

6 Mayıs 2012 Pazar

Özlediniz mii? Doğru söle ama, ölümü çiiine :p

Merhaba blooog..

Nası desem, baya uzun zamandır boşladım seni. Doğum gününü de unuttum :( Tamam; dürüstçe söylüyorum, yazasım gelmedi.Sıkıldım. Ama bu artık yazamayacağım anlamına da gelmiyo.Sen sıkı dostsundur alınmassın böyle triplere Baya şeyler oldu sen yokken. Hepsi olağan şeyler ama. Bitanemle sinemaya gitmek, yemeğe çıkmak, arkadaşlarımızla buluşmak, sevişememek, her cuma buluşmak, yağmurlu bir gecede arabanın bagajında sevişmek, dünkü yaptığımız gibi otel kaçamağı yapmak, su içm jhcbjbvcjbavj chagkuywe avcndscnejonawlcl. Durun durun :) Bagaj mı!? diye soru takıldı dimi :) Evet saydıklarımdan bazıları hiç de normal şeyler değil :) Eeee zaten benim de normal olduğumu söleyen olmadı :)

2 cuma önce, caddede (İstanbul'u çok bilmeyenler için; Bağdat Caddesi) buluşmuştuk. Hava deli gibi yağmurlu.Ama kışınki gibi değil.Sıcak, nemli ve bahar kokulu bir yağmur. Saat 7 buçuk civarı.. İnsanlarda sevdikleriyle birlikte akşam eğlenecek olmanın telaşı içinde yağmurda koşuşturuyolar.. Oturdum bi'yere ve caddeyi seyrettim. Bitanemi bekliyodum. Sevgilileri görüyodum el ele dudak dudağa ıslanarak geziniyolar... Zaten azmışım... Bide bunları görünce içim eriyo :( Bitanem geldi, Kırıntı'ya gittik yemek yemeye. Yemek yedik konuştuk falan.. Orda tartıştık. Neden bilmiyorum son zamanlarda fazla tartışır olmaya başladık. Ortada çok ciddi sebepler de yok. İlginç.. Küs biçimde kalkıp caddede yürüdük. Zaten elini tutamıyorum, bi de küs olunca iyice içim eriyor... Yoğurtçuya gittik, ona dondurma sözüm vardı onu tutmak için. Oturduk. İkimizde bıçak zoruyla konuşuyoruz. Ben de sertim bu arada. "Benden sıkıldın sen artık" dedi.Son zamanlarda tekrarlanan cümlelerden birisi bu. Diğeri de "sen beni artık sevmiyosun". 

Beni yanlış anlaması normal aslında. En son şubatın başında sevişmişiz ve biz aynı şehirde yaşayan iki sevgiliyiz. Üstelik bunlardan birisi de bi'adam. 24 saatte 19 kez boşalma rekoruna sahip. Sevişemeyip sürekli buluşup sinemaya gitmek, yemek, ve dolanmak üçlüsünde tıkılıp kaldık. Sürekli aynı şeyleri yapınca inanılmaz sıkılıyorum. Mutlaka siz de monotonluktan sıkılıyosunuzdur? Tabi şimdi hikaye okumayın, sevdiğin yanında da değerin bil de bıdı da dıdı da. Kazın ayağı öyle diil işte. İkimizde bunları yapmaktan sıkıldık. Sanırım son zamanlardaki tartışma sebeplerimiz de bundan ötürüydü.

Neyse konuya dönelim. Bu monotonluk üstüne ben de ona "keşke sevişecek yerimiz olsa sana sarılsam söyle öpsem birazcık." dedim. Aradan iki saniye geçmeden sırıttım. O da manasızca bana bakıyo yoordunu yiyerek. "Arabam ara sokakta, bagajına mı girsek :p?" dedim. Suratındaki "hayır canım saçmalama" bakışını görmeniz lazım. Aklından hinlikler geçmiyo değil hani. 10 dakika yalvardım. Zira kendisi böyle şeyleri sevmez hiç. Ama sonunda ısararım başarılı oldu ve arabaya gittik. Yağmur ara ara çiseliyo. Arka koltuktan bagaja girdim, o da girdi. İkimizin bu boyda sığması gerçekten garip ama sığdık. Benim attığım kahkahaları duymanız lazım. O kadar huzursuz ve mutsuz ki halinden. Suratına yansıdı ve o kadar komik oldu ki.. Birazcık öptüm kulağını boynunu emdim. Pantolonunu açtık, pipisini tuttum. Asıldım biraz. Arabanın altında olduğu koca çınarın yapraklarından damlayan suyun sesi geliyo. Sessizlik... Güzel geliyo kulağa dimi? Ama bitanem ne dedi: "Ben gidiyorum saçmalama ya sapık mısın nesin?" Takıldığı nokta ortamın darlığı. Çıktık gene ağzımızı bıçak açmıyo. Kahve içmeye gittik rutinimize girip. Ama ne o içti ne de ben. Kalktık ayrıldık konuşmadan. 

Böyle garip şeyler işte. Ama çılgınlıkları ben yapmaya devam ediyorum. Bi'cuma bitanem ve arkadaşlarımla Bostancı sahildeki Günaydın'a yemeğe gitmiştik. Sonra gezindik falan, arkadaşımı eve bırakırken lunaparkın önündeki ışıklarda durduk. Kafamı çevirip gidelim mi dedim :) Saat 12 olmuştu.. Girdik bilet aldık çılgınlar gibi güldük gözlerimizden yaşlar aktı :) Bitanemle ayrılmıştık eve gidiyodu o.Aramak da aklıma gelmedi "saçmalama sapık mısın?" der gibime geldi. Ama oradayken keşke yanımda olsaydı dedim. 

Bunlar dışında okul da güzel gidiyor. Birazcık yoğunlaşıcam bu haftadan sonra. Finaller geliyor sunumlarım var.. Öğrencilerime devam ediyorum, bi'öğrencim daha oldu. Bu hafta festivaller var sadece perşembe MFÖ konseri varmış. Ona gitcez. Yaza da bakalım nolacak. Staj olmadı. Canım sıkıldı ona o da ayrı..

Bi de şimdi sizin merak ettiğiniz bişey daha var. Dün gece oteldeydik bitanemle. Ama anlatmicam :p kıhkıhkıh Yok yk anltıcam da şimdi anne ile baaaabaa baçede güneşleniyolardı ben de yanlarındayım, mangal yapıcaklar zırt pırt kalkmam gerekecek, yazarsam sertleşirsem, bu kısa mayo şort yüzünden "iş kazası" yaşayabilirim :p

Yakın zamanda tekrar yazıcam olanı biteni. İnan daha çok yazasım var, ama telefonum hepten bozuk mail bile bakamıyorum. Post yazmaya da vakit olmuyo :( Yenisini almaya üşeniyodum ama istedim telefon çıkmış :) Alıcam :) Bazı değişiklikler yaapıcam yaza girmeden. Odamı baştan yaratıyorum şuan bi ara o işe girişicem. Spor da çok güzel gidiyo. Artık ciddi anlamda fark ediyorum kendimdeki değişikliği. Spordan da anlatacak şeylerim vaaaar, benim spordan tanıştıım çocuk ve "aşkısııı" ile çok iyiyiz :) Bitanem baylıyo onlara, onlar da bize :)  Neyse gene daldan dala atlamaya başladım. Hikayemin en başını yazim de bitirim diyodum blogun doğum gününe ama olmadı :/ 

Kapanışı hoş yapayım dedim. Bilmem belki özlemişsinizdir beni ?



Neyse, ne derler, mmmm arrivederci! ;)

12 Nisan 2012 Perşembe

....



İyi geceler blog,

Bugün ıvır yaptım zıvır yaptım demek istemiyorum sana.Çok yorgunum onu biliyorum. Bu yorgunluk hem bedenen hem ruhen. Ne oldu ki ruhen yoruldun diceksin ama bilmiyorum yorgun hissediyorum işte. Az önce bi'blog okudum. Murat Renay'ın blogu. Sezen Aksu'nun Meral Okay'ın cenazesindeki haliyle ilgili.. Çok etkilendiğimi itiraf etmek isterim. Sonra Sezen Aksu'nun resmi web sitesine girdim tesadüf olarak arka planda "Masum Değiliz" çalıyodu. Söz: Sezen Aksu-Meral Okay Düzenleme: Uzay Hepari yazıyodu. Orada çok etkilendim işte. İkisi de onun çok sevdiği dostlarıydı ve artık yoklar..

Arkada çalan müzik beni düşünmeye yönlendirdi.. Biz insanlar, sürekli koşuşturuyoruz, hedefler koyuyoruz; başarıyoruz, başaramıyoruz..Üzülüyoruz, kırılıyoruz, tekrar deniyoruz. Elde ediyoruz, değerini kaybettiriyoruz, unutuyoruz.. Ne geçiyo elimize? Sadece bi'hiç.. Tek elinde kalan kırıldığın üzüldüğün zamanların aklındaki kötü yansıması..

Bloglara bakıyodum. İnsanlar tartışmış kavga etmiş sevişmiş... Birileri üzülürken birileri gülüyo.Herkes aynı zamanı ve Dünya'yı paylaşıyo.. Hayatları akıllara gelemeyecek kadar farklı.. Garip işte ya.. Hayat denen şu şey gerçekten ilginç..

Yazdıklarımdan bişey anlamamış olabilirsiniz. Ben de anlamadım. Şuan aklımdan geçen kelimeler, cümleler neyse düzeltmeden yazdım. İşte, şu anda bu kadar karışığım ben de.. Zaten demiştim ya, ruhen yorgunum diye.. İşte böyle bi'durumdan.. Belki beni anlamicaksınız, sadece şu an aynı duyguları paylaşanlar anlayabilir beni. Sevgilisiyleyken bunu okuyan çocuk, bugün doğum günü olan çocuk, sınavı güzel geçmiş çocuk... Bunlar anlayamaz beni şuan. Sadece böyle çorba gibi hissedenler anlar beni.

Kendine iyi davran blog.. Hayat kısa ve yorucu. Tadını çıkarmaya çalış. Geçirdiin her saniye hayatından eksilen bi'saniye.. Geri gelmeyecek de.


6 Nisan 2012 Cuma

Çok mu şey istedim?

az önce bitanemle mesajlaşıyoduk..

Bilmiyorum neden ama gözlerim doldu. Uyucakmış, "beni seev" diye mesaj attı. O an ona sımsıkı sarılıp koklamayı o kadar çok istedim o kadar çok istedim ki... Hep böyle oluyo, ben ne zaman onu böyle delicesine özlemiş yanımda istiy olsam, benden uzaklarda oluyo.İkimiz de tek başımıza hayal kurup yatıyoruz.

Ben onunla olmak istiyorum sürekli. O ufak bana bakınca gözlerinin içi parlayan, masum ama bi'o kadar da aşık çocuğu kucağımda uyutmak istiyorum geceleri. Onun kulağına güzel şeyler fısıldayıp, saçını okşamak, öylece spoon olarak uyumak, gece korkup uyandığında "şşş... ben burdayım korkma, geçti.." diyebilmek istiyorum.
Ben sadece onu istiyorum blog, sevdiğimin yanımda olmasını istiyorum; Çok mu şey istiyorum?



Gel, sarıl bana sarıl seni istiyorum...

3 Nisan 2012 Salı

Erkeğin Gay Olduğunu nasıl Anlarsın?

Bu yazıyı iple çektiğinizi biliyorum, eşeklik edip geç kaldığımı da biliyorum ama özür dileyerek yazıma başlıyorum.

Bildiğiniz gibi aslında günlük hayatımızda etrafımızda aslında çok fazla gay/lezbiyen var. Lezbiyen kısmında bu kadar usta değilim ama sezebilyorum bazen. Gay konusunda master burda :p

Bi'kere şunu söylemeliyim, gerçekten sayıca çok fazlayız. Tamam heteroseküeller kadar değil ama hemen hemen her ortamda enaz bi'gay olur. (En azından sen varsan o bir sensin :) Peki nasıl anlaşılır bu gayler? Efendim boynuzumuz yok, hepimizin ortak bi'paydası var ama.Ne olursa olsun çaktırabileceği bi'ortak payda..

Bu paydada neler yer alıyor peki?

Aslında yaşamın hemen her yerinden örnekler alıyor. Düzenden tutun, tuvalet alışkanlığına, yemek alışkanlığına kadar :) İsterseniz başlayalım. He bi'de başlamadan önce sölim, bu yazının %100 doğruluğu yoktur. Benim elde ettiğim şeyler bunlar. Ama şu da var; şu ana kadar da hiç yanılmadım :)

Bi'kere ilk şüphelenmeniz gereken şeyler bakışlardır. Gayler birbirlerini bakışlarından tanıyabilir. Ben sokağa çıktığımda "göz bebeğimin arkasına ulaşabilen" insanlardan şüphelenirim. (Bu kısım zor biraz rastgele bakmakla derin bakmak arasında fark vardır.) Bu insanlar öyle bir bakar ki.. Ya anlarsın işte, bunu sözle anlatmanın yolu yok ama şurayı fark ediyosanız anlıyosunuz demektir:
(0:33 le 0:47 arasındaki bakışlar)


Tabi bu gay parody olduu için biraz abartılı ama temelde o elektriği sezmişsinizdir umarım.

Bakıştan sonra biraz daha odaklanabilirsiniz avınıza. Konuşmasına bakın. Gayler ille de kayık konuşur diye bi'kural yok. Fonetik konuşan gay de vardır :) Ama illa ki konuşmasında bazı harflerde sürekli olmasa da arada bi'kayma olur. Konuşması kibarsa bi'artı ekleyebilirsiniz gay hanesine. 


Konuşmasını aktarırken el hareketlerine bakın. 


Eğer ellerini haddinden fazla kullanıyosa ya da elleri bilekten kıvırarak duruyosa (mesela elini çeneye dayamak. Bi Yumruk şeklinde dayamak vardır bir de parmakları büküp çeneyi avuç içine bileğin oraya oturmak vardır.  İkincisi varsa ufak bi'artı daha yazın.) Hareketleri yaparken (ben de dahil olmak üzere bazen feminen el hareketinde bulunabiliyorum "gay"ri ihtiyari :)

Sosyal ilişkileri de bu ölçüde önemlidir aslında. Kızlarla daha iyi geçinen bi'erkekse ve kızlarla kanka olabiliyosa, erkek kankası yoksa ya da erkeklerin bulunduğu ortamlardan kaçınıyosa büyükçe bi'artı koyabilirsiniz. Bi'de aslında özel bi'konudur ama küçüklüğüyle ilgili sorular sorun. Söylemek istemeyebilir fakat barbielerle oynamışlığı evcilik oynamışlığı hatta eve gelen kendi yaşıtındaki küçük çocuklarla bişeyleri merak etmişliği olabilir. Buna kendimi örnek veriyorum: Barbie setim vardı :) Evciliğe bayılırdım ve şu anda gay olduğunu sezdiiim aile dostlarımızın çocuklarıyla pipi açıp göstermecilik tutmacılık oynardık. Hatta kaşar olacağm o zamandan belliymiş ki; ilk blow job'mı 6 yaşında yapmıştım kıhkıhkıhkıh.

Sosyal ilişkilerle devam edersek, kadınlara karşı nazik kibar ve centilmense artıyı büyütün siz. Çünkü str8 bir centilmen olamaz. Tam olarak öküzün insan versiyonlarıdır. (İstisnai durumlar vardır) Bunun dışında, saç boyama, makyaj bilgisi, kadın işleri hakkında bilgi sahibi iseler, kadınların saç değişikliğini oje değişikliğini fark edebiliyolarsa da bi'artı ekleyebiliriz.

Futbol sevmiyorsa neredeyse vardınız demektir.


Tabi ki istisnai durumlar var, ama str8 bir erkek futbolu sever ve her yerde konuşur. Ama kendinin farkında olan bi'gay çok tercih etmez. Spor olarak voleybol, vücut geliştirmeyi tercih edebilirler. Vücut geliştirme yapanların ya da sörfçü vücudu dediğimiz vücuda ulaşmak isteyen erkeklerin erkek vücuduna bi'ilgisi olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple çoğu gay porn yıldızı str8lere göre daha seksi oluyor.

Bunlar genel hatlardır. Şimdi detayları incelersek;
Giyinişine dikkat ediyorsa;
Kozmetik ürünlerine çok vakit ve para ayırıyorsa;
Modayı takip ediyorsa;
Parmak arası terlik giyiyorsa*
Şahinler don slip değil de seksi slip ya da trunk giyiyorsa;
Manikür pedikür ağda işleriyle uğraşıyorsa;
Yemek yapmayı seviyorsa;
Küpe, kolye, yüzük, bileklik takmayı seviyorsa;
Sanatın her hangi bi'dalında yeteneği varsa;**
Gay barlar hakkında bilgi sahibi ise ve çok eğlenceli, eğlencesine gideriz kızlı erkekli bi gün diyorsa;
Yakışıklı bulduğu erkekleri itiraf edebiliyorsa;
Gay joke'ları sık sık yapıyorsa ve eğleniyorsa bundan;
Tanıdınız tanıyalı kız arkadaşı yok "yakın erkek kankası varsa"***
Kadınların bayıldığı tüm özellikleri üstünde toplamışsa;

bilin ki gay olma olasılığı çok yüksek. Fakat farkında değil.


*: Parmak arası terlik bi'ayrımcı çizgi gibidir. Ben şu ana kadar ceyo tuvalet terliği giyen gay görmedim plajda.
**:Tarihe de günümüze de bakarsanız sanatın önemli yerlerine gelmiş insanlar eşcinseldir. Hatta iş dünyasında günlük hayatta zeki ve çalışkan diye nitelendireceğiniz insanların gay olma ihtimali daha yüksektir. Bu konu da bi'araştırılma yapılmalıdır bence. Zeki olabilir fakat kullanmıyo olabilir. Fakat str8 lerden daha pratik zekalı olduklarını düşünüyorum.
***:Ya O erkek kankasına ya da erkek kankası ona çakıyodur.


Benim diyeceklerim bu kadar. Bunlar tabiki kesin değil. Yarın gidip de merak ettiğiniz birine parmak arası terlik giyiyo musun? Puhaa kesin gay demeyin. Bu saydıklarım bir araya geldiğinde ihtimali arttırır.Bazılarının tek başına da ispatlama özelliği var ama.

Bakalım beğenecek misiniz yazıyı :) Takıldığınız bişey olursa sorun ha :)



1 Nisan 2012 Pazar

Hangover gibi Haftasonu... :)

İyi geceeeey blog. Seni kapamaya karar verdim artık yazmicam.Düşündüm; takip edemiyorum, e yazamıyorum da.. Boşuna bi'de zaman harcaması oluyo. Üzügün müyüm evet ama sanırım böyle olmalı...


Nisaaan biiiir :p şaka şaka ne kapaması blog saçmalama :) Burdayım uzun bi'süre :)

Bu haftasonu ev tutma işi geç kaldıımız için yalan oldu ama dün gerçekten hangover gibi bi gece yaşadık hep beraber arkadaşlarımızla. Dünyanın en tatlı kızının "basketçi çocuk"la 6. yıldönümleriydi. Cihangir'de 5.Kat'a gittik. Bitanemin en son açıldığı kızla sevgilisi de vardı. Sevgilisi bilmediği için potlar kırıldı tabi. En fenası çocuk bize doğru bakarken bitanemin elleri bacak aramda dolaşıyodu ve çocuk buna şaştı kaldı. Konuyu değiştirmeye çalıştık falan ama artık napalım... kıhkıhkıhkıh

Sonra ordan kalktık, Tomtom sokakta tektekçi diye bi'yer varmış oraya gittik ve peş peşe shot'ları devirdik. İnanılmaz leziz shotları var. Sokakta satılan patlamış mısır ve shotlarla şakalarla çok neşeli bi'ortam oldu. Arada bi'çocuktan kaçamak öpücükler yaptık. Sonra ordan çıktık, yürümeye başlayınca anladık ki hepimiz sarhoşluk yoldayız. Benim spordan arkadaşım ve kankası kızcağız da Asmalımescid'deymiş. Bizi bilmeyen çocukla sevgilisi gitti, yerlerine onlar geldi ve XL'a gittik.

İçerisi inanılmaz kalabalıktı..Barış Bulut'cuğum aynı seksiliğiyle ve o ufak yuvarlak poposuyla barın üstündeydi. Bütün gece öpüşemememin hasretiyle bi'tanemle bir yiiiştik... Elimi pantolonun içine soktum dans ederken o da benimkine soktu. Öpüştük ısırdık seviştik.. Ben tabi şaraptı shot falan derken 5 votka da orda devirmişim. Bu sebeple şuursuzdum zaten söylediklerimi hatırlamıyorum. Bazı şeyler de kafamdan silinmiş. İlk defa bu kadar sarhoş oldum. Ama herkesin sarhoş olması ve eğlenmesi geceyi en güzel kılan şeydi.

Sonra bizim dansımıza takılan ve sulananlar olmadı diil tabi. Mavi gözlü sarışın beyaz gömlekli "yakışıklı" çocuk, tuvaletten beri bizi kesiyodu ve yanımıza yaklaşıyodu. İkimiz de beğendik zaten çocuğu ama niyetimiz olmadıından çirkin bir esmere yar oldu. kıhkıhkhıkıh

Sonra saat 4 gibi çıktık ordan, börekçiye gittik, ben fal falan baktım. Sarhoşken daha da tutturuyorum sanırım :) Oralarda film koptu bende. Sonra gözümü açtığımda evdeydim. Annem kapıyı açtı saat sabah 5. Onlar da az önce eve gelmişler. İki ayrı yere davetlilerdi. Babiş de 7-8 duble rakı içince ailecek zom olduk :) Odaya çıktım, merdivenlerde yalpaladım düşüyodum. Çırılçıplak soyundum ve yatağa girdim. Uyandığımda 4 dü saat. Annem de uyanmış aşağı indik kahve yaptı içtik falan baya komik şeyler oldu :)

Sonra ben babişle spora gittim güzel bi'karın çalıştım ve egzersiz yaptım. Eve geldim yatcam şimdi de.

Çok güzel bi'haftasonu oldu.Hem ailemle hem sevgilimle hem arkadaşlarımlaydım. Bu hafta başlayabilir artık :)

Çok bilen yorumcular ve bloggerlardan bazıları söylencek gene: gene ne yaptıını ne ettiini yazmışsın "bok gibi"  diye. Bok gibiyse okumazsınız olur biter. Özellikle siz okuyasınız diye yazmıyorum ben bu blogu. Okumayı sevenler olduu için yazıyorum. Keyfiniz, paşa gönlünüz bilir..

İşte bu kaday blog :) Hadi ben yatıyoruuum :) İyi geceleeeey ;)

29 Mart 2012 Perşembe

Karın kalça bacak dersi 2 gün felç etti beni.


Bi'adam klozetten bildiriyor :p Oturdum kalkamıyorum, sebebi dünkü karın-kalça-bacak dersi. Bacağım popom ağrıyo :/ Bi de ondan önce çalışmıştım ondan fenalardayım. Yukardaki gibi çaksalar bana anca düzelirim :p

Az önce öğrencimden dersten geldim. Bugün işim erken bitti nası olduysa da bu saatte eve başımı sokabildim. Biraz blog yazim dedim. Özlüyorum ya seni :/

Blog, sana bişi sorcam, bazen hayat güzel gitse de sıkıldıın yeter artık dediin oluyo mu senin de? Yoksa acaba bu sadece bende mi var :( Dün gerçekten çok gergin ve sinirliydim. Okuldan gelip spora gittim de allahtan birazcık huzurlandım. Ama spordan çıktıktan sonrası gene aynı stres.. Eve gelip ders çalışmak istemedim..Anneme dert yandım. Böyle beni alsınlar, ıssız bi'adaya koysunlar, kıyafet falan da olmasın, yaprak kapatim önüme arkama yaşiim orda dedim. Annem de aklımı yitirdim şüphesiyle beni dinledi..

Bitanemle ve dünyanın en tatlı kızı ekürisiyle bu hafta sonu ev tutucaktık fakat sanırım yalan oldu bu olay. Geç kaldık daire tutmak için falan.. Bu hafta sonu napıcağım belli değil onun için. Bitanemle buluşurum heralde.

Onu çok özledim. O da beni. Bugün spordayken aradı konuştuk birazcık kıskandırmaya çalıştım yazın Mykonos'a gitcem diye ama kıskanmadı. Artık zaten beni kıskanmıyo eskisi gibi. Sporda karın dersine giren bi'hoca var, ilk dersten beri -benden kaçmaz- takipteydim seziyodum bizim cemaatten olduğunu, onla tanıştığımı whatsapp'dan konuştuumu falan söyledim, eskisi gibi şirazeden çıkan gay olmadı başıma :) Hee mutsuz muyum bu durumdan? Yoook, bence tam dozunda sevgili şuanda :) 3.5 senenin sonunda kıvamlı bi'kıskançlığı yakaladık :)

İşte öyle blog :) Bi'de müjdem var, Erkeğin gay olduğunu nasıl anlarsın? adlı yazımı yazmaya başladım. Yakın bi'zamanda yayınlicam. Bekleyin beni :)

Fotoğrafa gelince, canım çekti şuan eeh sizlerle de paylaşim canınız çeker belki diye :p kıhkıhkıhkıh

26 Mart 2012 Pazartesi

Siz bunu okurken ben uyuyo olucam. zzZZzzzZz

İyi geceler blog :)
4 buçuk saat sonra uyanmam gerekiyo ama hala ayaktayım ben :/ Sana kısaca dün geceden bahsediim. Bitanemle dün tam evli çift gibiydik, artık biz tam anlamıyla olduk bunu hissediyorum. Yemeğe gittik önce, sodayı bacak arama döktüm. Rezil oldum ama hiç umrumda olmadı. Hani kendinizi yanında huzurlu hissettiğiniz insanlar vardır ya.. Benim bitanem de benim için öyle. Aslında bakarsanız çok rezil bi'durumdu bulunduğum durum, hem arkadan hem önden ıslandım..Fakat bi'tanem vardı ya yanımda... İster millet gülsün ister dalga geçsin. Gerçekten böyle hissettim.

Sonra Küçükçiftlik Park'a gittik. Daha kalabalık yoktu ama insanlar vardı. Bedük, Hürrem Sultan, Hatice Sultan, Ali Sunal, Mustafa Altıoklar, Selenadaki uğruna savaştıkları çocuk, Görmedik ama Teoman diye giden bi'davetli listesi vardı. Hürrem Sultanın beni süzüp gülümsemesi ruhumu okşamadı değil :p Bitanem beni iş arkadaşlarıyla tanıştırdı. Sonra 12 ye doğru sıkıldık ve kalkıp Taksim'e Özsüt'e gittik.

Bitanem karşımda uyuyakaldı.Bi insan bu kadar mı tatlı olur allahım.. Onu öyle seyrederken gözlerim doldu. İyi ki ona sahibim dedim kendi kendime. Tüylerim ürperdi veşu anda da ürperdi. Geceleri ona sarılıp uyumak istiyorum. Her gece artık yatağa girdiğimde yastığa sarılıyorum; onun kulağına bişeyler söylermiş gibi yastığa fısıldayıp öpüyorum...

Her geçen gün biraz daha bağlanıyoruz birbirimize. Biraz daha olgunlaşıyoruz, birbirimizden her anlamda daha çok zevk alıyoruz. Geçen gün aklıma geldi. Biz eğer ayrılsak, ben sanırım bu kadar fedakarlığı gösterdiğim sevgiyi başka kimseye gösteremem. İçimden gelmez. Ona harcadığım emek ve karşılığında ondan aldığım o sevgi dolu masum bakışlar başka kimsede olamaz gibime geldi. O an bunu düşününce titredim ve kendime geldim.. Ömür boyu bana bağışlansın o, göğüsüme yatırıp sevdiğim ufak kedim olsun o benim.

İşte öyle blog, gene onsuz gircem yatağa.. O uyudu çoktan o kedi bedeniyle. Ben de onu düşünüp hayallere dalcam.

Bi'de onun istediği gibi 1.5 kişilik yatak aldım bugün kendime. Bazası falan özel yapılcağı için 1 hafta sonra gelcek. Fakat şuan piyasadaki en rahat yatakmış yaptığım araştırmaya göre. Bakalım siftahını ne zaman yapıcaz :p kıhkıhkıhkıh Bu hafta boş vaktim olursa odama vakit ayırıcam. TV ünitesi falan bakıcam. Taşındığımızdan beri şu odaya her hafta halledicem diip gerekli ilgiyi göstermedim ama yapcam artık!

Neyse işte bu de böyle bi'ek bilgiydi. Hadi iyi geceler öptüm hepinizi kovalasın tavşanlar. (Böyle diildi bu ama neyse artık :(

24 Mart 2012 Cumartesi

I gotta feeling that tonight's gonna be a good night :)



Bloooog :)
Bugün bitanemle buluşucaağğz :) Dün de buluştuk gerçi ama ben gene onu çok özledim :/ Dün dersten çıktıktan sonra biraz bizim eküriyle takılıp caddeye gittim bitanemi denizotobüsünden alıp. Yemek yedik; Antep eli diye yeni bi'restorant açılmış fakat bi'antepli olarak söyleyebilirim ki; anteple yakından uzaktan alakası yok.Yemek yiyip yürüdük.Hava çok güzeldi, tam bi'bahar akşamı... Sonra pinkberry'e gidip yoğurt yedik tatlı yeme günahından uzak duralım diye. Konuştuk güldük falan, sonra arabaya yürüdük, içinde azıcık öpüştük. Özlemişim gene onu :( Sonra onu bıraktım arabasına eve geldim.

Bugün de sabah kalkıp derse gittim öğrencime, az önce eve geldim. Yemek yiyip hazırlanıp çıkıcam.Akşam bi'derginin partisi varmış.Bitanemde de davetiye varmış, çok güzel oluyo çok eğleniliyo dedi.Ben de gidelim dedim :) Anneme söylediğimde "Ayh oğlum dikkat et oralarda o dergilerde çalışan gayler olur, sen de boylu poslu yakışıklısın bişey yapmasınlar sana." kıhhkıhkıh diye güldüm içimden. :):) Kadıncağız oğlunun kaşarlıktan çatladığını bilmiyo ki :) Akşam iş arkadaşları da olacak bizi bilen. Güzel bi'gece olur diye umudediyoruz :)

Şimdi aşağı inip yemek yicem yoksa annem gelip dövücek yemek soğudu diye :/

Gene size bi'eğlence bırakayım :p u seferki married man fantezisi. Gerçi gay olduğunu biliyoruz ama güzel senaryo :p

Boşalmak için tıklayınız.

kıhkıhkıhkıh :)

22 Mart 2012 Perşembe

Tamam kızma ama :/

Merhaba bilog. Biliyorum kızgınsın, gene uzun zaman oldu yazmadım, ama içim içimi kemiriyo yazmadıımda inan bana :/

Hayatımda her şey standart.Kötü anlamda deil ha, iyi yani.Bi'tek pazartesi günü bana giren sınav dışında.Gerçi çalışmadıysam sınavın suçu ne :) Neden çalışmadıımı anlatayıım :)

Cuma günü okul çıkışı ben bi'tanemle buluşmak için Bağdat Caddesi'ne gittim.Giderken de bizim eküri de naapsak diyodu gelin sizi de bırakim oraya kadar dedim derken bi'tanem beni de alın da beraber gidelim dedi. Yolda gır gır şamata gittik.Hatta bi'tanemi almaya gittiğimizde yukardan anneannesi bana bakıyomuş.Kuzenine beğeniyolar da beni ailecek.Anneannesi de meraklanmış bakıodu camdan :D kıhkıhkıh

Caddeye gittik, bizim eküriyi bıraktık.(Neden sizle gelmediler demeyin sebebini ben de bilmiyorum aklıma gelmedi) Sonra bi'buçuk'a gittik güzel bi'yere oturduk.Dünyanın en tatlı kızı da gelecekti.Geldi, TUS'dan çıkmıştı o da.Sonra bizim eküriyi aradım, onlarda geldi. Çok hoş bi'sohbet ortamı güzel bi'ortam da öküz gibi yedik birer de bira içtik. Sonra tatlı krizi derken Saray Muhallebicisinde bulduk kendimizi. 12'ye kadar baya derin mevzulardan geyik konulara sohbet ettik. İçimden çok şanslı olduğumu geçirdim bir kez daha. Sevgilimle en sevgilim arkadaşlarımı aynı ortamda toplayabiliyorum, var mı ötesi :)

Sonra kalktık, bizim eküriyi evlerine bırakcaktık sonra bitanemi bırakcaktım sonra da eve dönecektim.Sabah öğrencime derse gidecektim çünkü. Yolda annem aradı bizim eküri de ısrar etti kal diye onlara gittim.Bitanem de annesini aradı o da geldi bizle :)

Eve gittik birazcık gülüştük, sonra bitanemle bana yatak yaptılar. Ama en komiği bizim pijamalarımız oldu :) Hazırlıksız gittiğimiz için minyon gri eşofman altlarını verdi bize. Ben giydim ve salona gittim. Jennifer Lopez kalçamla poz verdim :p Bitanem de yattığı yerden "Burdan pipini seçebiliyorum." dedi ve daaldık hepimiz.Neyse yatağa yatırdılar bizi, üstümüzü örttüler, iyi geceler dediler ve kapıyı kapatıp çıktılar.Arkadaş insan sevişmeye bu kadar mı aç olur :) Kapının çıt sesini duyunca soyunup öpüşmeye başladık.Çok feci bi'şekilde sevişmeye başladık ve sonu malum... :)

Gece boyunca sarılıp uyuduk sabah da uyanamayınca ben derse geç kaldım. Arayıp kaydırdım dersi, bitanemle azıcık daha seviştik. Bana sporun işe yaradığına dair beğeni belirten cümleler söyleyince daha da neşelendim :p Bizim eküriye de gülü gülü diip çıktık. Bitanemi eve bıraktım derse gittim. Sonra ıvırdı zıvırdı.

Pazar sabahı kuzenklerim aile dostları suada'ya kahvaltıya gittik.Hava enfesti. Kahvaltı'dan sonra herkes ayrılınca annemle babam eve dönmek istemediler.Onları alıp Bebek'e götürdüm.Günaydın'ın açılışı varmış o gün. Baya güzel olmuş.Hatta bence İstanbul'daki en güzel Günaydın. Denize sıfır bahçe gibi bi'yerdesin. Annecikle babacık'a yemek ısmarladım benden :) Çok gururlandılar mutlu oldular :) Sonra eve geldik ben spora gittim geldim uyudum. Ertesi gün sınav vardııı :) Eh başa dönelim şimdi... Sınav iyi geçer mi bu hafta sonuyla? kıhkıhkıh

Amaaan geçmezse geçmezsin. Annemlere söledim arada olur nazar boncuğu dediler :) Bugün de çok yoruldum sınavdı okuldu dersti spordu...Yarın da çok işim var :( Houuf blog allah belamı verdi işte benim :(

Kendine iyi bak, arada bi'asıl çok biriktirme :p Hatta al sana:p

Boşalmak için tıklayınız.

15 Mart 2012 Perşembe

Houuufff sikanyarım bilok.

Artık koşturmaktan sürekli bi'yerlere yetişip bi'şey yetiştirmekten sıkıldım :( Birazcık dinlenmek istiyorum.Bunu istedikçe iş artıyo artık sürekli bi'uyku halindeyim. Canım hiç bişey istemiyo. Sı-kıl-dım!.Biraz da "canim sikilsa" iyi olur. Çok sevişesim var blog :(

Uyku aklıma geldikçe bitaneme sarılıp kucak kucağa uyumak aklıma geliyo :( houuuf :/ Pek bi'ümitsiz vakayım bu sefer. Şimdi yarınki sınava çalışmam gerekiyo. Son çareyi blog yazıp zaman öldürmekle buldum ama bu postun da sonuna geldim.Artık mecbur ders çalışmak zorundayım.

Kendinize iyi bakın; bi'de alın size kısacık bi'oyuncak:

Zevklenmek için tıklayınız.
kıh-kıh.

12 Mart 2012 Pazartesi

Vat did ay du? :)


İyi geceler bilok :)
Hızlı bi'hafta sonu geçirdim her zamanki gibi. Cuma günü bitanemle buluştum okuldan çıkınca, Bağdat Caddesi'nde takıldık bu sefer, güzel sakin bi'buluşma oldu. Arabada az bi öpüştük ondan sakin oldu :p

Cumartesi günü de sabahtan öğrencime derse gittim sonra eve geldim, hazırlandım ve çıktım.Akşam minyonun doğum günüydü çünkü :) Faces'da yer ayırtmıştık 10 kişilik.Önce yemek yedik sonra baya bi'dans ettik.Bitanem de vardı tabi ki.Gelenlerin arasında 1 kişi hariç herkes bizi biliyodu.O bi'kişi de benim yakın arkadaşım sayıldığı için dün gece açıklamakta bi'sakınca görmedim ve açıkladım.İlginç oldu. 2 saat sonra aaa ben sizi tanıştırmadım durun tanıştırim dedim.Arkadaşım biz tanıştık tanıştık dedi. Ben de gene de ben tanıştırim dedim. Bu bitanem, sevgilim olur kendisi. Bu da yakın arkadaşım. Çok şaşırdı bi'şok oldu surat ifadesinden belli olduğu üzere. Sonra hep beraber dans ettik falan. I will survive ve YMCA'de kendimden geçtim tabii ki :p Ama bi'dans anı vardı ki ben şarkıya kendimi kaptırdıım için bi'baktım etrafımda daire olmuş insanlar adamın teki de "oha adam çoştu" dedi bana :) (Postalımın ayağımdan fırlamasını söylemiyorum ama.) Gerçekten dans benim işim hohohohoh :p Sonra kan ter içinde kaldık yorulduk, herkes ayrıldı teker teker. Aslında hep beraber minyon'a gitcektik kalmaya ama su koyuverdiler. Saat 3 buçuk 4 arasıydı minyona geldik. Ben tv karşısında uyukluyodum.Baya bi'şeylere de güldük saçma sapan :)

Sabah beni uyandırdılar.Sabah dediğim de 1 buçukta falan.5 de yatınca nevrimiz döndü. Sonra kahvaltı hazırladık keyif yaptık. Biraz güldük taklit yaptım falan :) Sonra yollara döküldüm ve eve geldim.Ordan dinlenmeden spora. Çok güzel olmaya başladığımı hissediyorum.Umarım bu hisse kapılı kalır ve tekrar boşa çalışıyorum ben aşağılık kompleksine girmem :/

İşte öyle blog, bu hafta da yoğun olacak. Şuanda uykunun güzel hayalini kuruyorum... Hatta hemen asılıp yatcam :p

Farkındayım uzun zamandır hoş porno paylaşamadım ama yakın zamanda paylaşcam biriktiler :p
Bide gerçekten bu dating meselesine kafayı taktım en kısa zamanda girişimde buluncam kıhkıhkıhkıh ;)

6 Mart 2012 Salı

Hayat beni faraş yaptı

iyi geceler blog :/
Sabah 6 da evden çıktım daha şimdi eve geldim :( Sabah okula gitmek için çıktım, okul dersler falan... 5 buçukta eve geldim.Hemen yemek yedim 6 da çıktım öğrencime derse gitmek için. 8 e kadar ondaydım, 8 de'diğer öğrencime gittim az önce eve geldim.

Daha hayvan gibi ödev yapıcam...Hasta olmak üzereyim.. Dün sporada çok yoruldum; her yerim ağrıo.Uykum var.. Bitanemi çok özledim :( Sabah 6 da kalkıcam ve bugünün aynısı olucak gene bu saatte eve gelcem :/

Çok yorulduğum için sanırım bi'mutsuzluk var üstümde.Biraz tembelliğe ihtiyacım var ama bu hafta sonu minyonun doğum günü olduu için dinlenemicem cumartesi.Cuma'da bitanemle buluşurum.Pazara da bi'bok olur.Hooop pazartesi gelir :)

Geometrik olarak artan yoğunluğun altında ki bi'adam ne zaman faraşa dönecek? Yakında anam yakında kıh....kıh...kıh....

tekrar iyi geceler blog :/ (uyuyorum sanmayın.Ödev yapcam :( )

1 Mart 2012 Perşembe

Bi'adam'la Dest-i İzdivaç :)

Efeniiim bi'adam olarak "Yalnız insan kalmasın" kampanyamı başlatıyorum.İlk taliplerimiz var bile:

Di_mond ve adsız. Di_mond, sen bana mail atabilir misin? Zira adsızla mailleşiyoruz da  :) Talibin paravanın arkasında seni bekliyor :p kıhkıhkıh

Şaka bi'yana çöpçatanlık değil de arkadaşlık edinme diyelim :) Devamı gelirse ne ala tabi :)

Bu konuda ciddiyim sayın bloggerlar!!!

Bi'tanemle ben de internette tanıştık.Üstelik uluslararası bi'siteydi, belki anlık olarak 2 milyon kullanıcısı vardı.Profil falan da yok denk geldin geldin.. Diyeceğim o dur ki; olacağı varsa olur.İnternetten mi bulucam demeyin. Hem benim blog'umu okuyosanız; az çok bi'ortak noktanız vardır. Okuyanların geneli pay çıkarabiliyo kendine :)

Haydi bakalım sevgili arayanlar yazsınlar aşağıya yorumları söz eşleştiricem. Bi'adam sözü hemi de :)
İş ilerlerse ilk çocuğunuza da tam altın hediyem olsun kıhkıhkıh :p



28 Şubat 2012 Salı

Sonunda!

Merhaba bilok :)
Artık o kadar uzun aralıklarla yazıyorum ki hep içimde dert oluyo yazamadım diye. Anneannemin deyimiyle "Nereye gitsem saçım çekilio sanki". Öyle bi'dert oldu içime.Bi'de benim hani telefonum var ya...Toprağı bol olsun... İşte maillere falan hiç bakamıyorum artık. Bilgisayarımın da yüzünü gördüğüm yok. Baya aksadı bu ara işler. Sanal alem işleri dışında her şey sorunsuz gidiyo. Tek sıkıntım birazcık fazla koşturuyo olmam.Şuan bu 1 saati nasıl buldum da yazıyorum hayret ettim kendime. (aslında gene ödev saatimden çalıyorum)

Geçtiğimiz hafta çok şeyler oldu.Bitanem de kaldım salı günü.Kayınvalidemgiller tatile gitti de :p Çok eğlenip güldüğüm bi'salı gecesi oldu. Okuldan çıktım biraz oyalandım onu beklerken falan.Sonra evine gittim. Bana sevgililer günü hediyemi verdi :) Kucağına oturttu küçük çocuk gibi.Yanığından ptüm.Al bakalım dedi :) Açtım. Helikopteeeeey : Hem de uçuyooo :) Hemen şarj ettik falan uçurma girişimlerine girdik evin içinde. Acaip güldük bu sırada.Pervaneleri elimizi deşti yanlışlıkla falan.Bi de artistlik tasladı. "Bak evladım öyle uçmaz böyle uç--- pat!" Anlatmama gerek yok heralde gerisini :) Sonra jakuziye girdik suyu köpürtüp.Ama kombide bi'sorun olduu için ılık su aktı ve doldu.Biz içine girince de hep soğuk su aktı.Halbuki o jakuzide nası sevişkendik...Ben sanırım ilk defa "jakuzide fingirdeşme"nin tadına varmıştım  ki titredik soğuktan. Ouuf sertleştim bakın o sahneler aklıma gelince. Sonra odasına gittik.Soyunup kurulanıp yatağa girdik uyumuşuz. Beni uyutmadı tıkır tıkır telefon sesiyle.Yemek siparişi veririken de uykumdan uyardı diye azarladım garibimi :/

Yemek de yedik tv seyrederken.Sonra bi'anda ikimizde dururken "Benim deli gibi sevişesim geldi tam şuan" dedim. Git hazırlan dedi. Hemen gittim ve hazırlandım.O sevdiğim L koltuk (BelAmi'deki gibi) tv'nin aydınlattığı loş bi'oda.mmmmm Bu sefer sevişmenin dibine vurduk ve sanırım kusursuz bi'bottom oldum.Böyle bacaklarımı ayırdığını gördükçe hayret etti.Sonra hızlandıkça ben inledim, nefesim kesildi.O beni zevk alırken gördüğünde orgazm olmuştu sanki... Yatırdım üstüne çıktım ve "i rode his cock" :p Çok çok çok fenaydı sevişmemiz bu sefer.Her seferinde de biraz daha ustalaşıyoruz :p Sonunda onu boşalttım. Popoma ve sırtıma attırdı üstündeyken. Üstünden inince tv ışığında aydınlanan edeleli bedenime bakıp "çok seksisin..." dedi.Zaten ben mest olmuştum. Popomu dönüp sallayınca kendinden geçti gene :)

Sonra duş aldık falan ve uyuduk.Sabah uyandı hazırlandı işe gitti. Ben ondan sonra kalktım hazırlandım okula gittim. Ama bu arada gece ayağı helikoptere takılmış ve şarj girişi kırılmış :( Kullanamıyorum :( Okulda laboratuvara gidip içini açıp geçici olarak şarj edip uçurduk okulun içinde :) Çok komik yaa :)

Sonra perşembe kalıcaktım bitanemde ama bi'aksilik oldu ve kalamadım ama cuma günü bizim minyon eve çıkmıştı ya; onlara yemeğe ve kalmaya gittik bitanemle.Bir sote yaptım.... Houf tabakları da yediler. Et terbiye edişime ve yağları sinirleri ayırma hızımı da övdüler :p Yemekten sonra bitanemin kucağında yalan dünyayı seyrettik.Laklak yaptık sonra uyuduk. Gece yaramazlık yaptık biz tabi kıhkıhkıh.Ama umarım sesimiz duyulmamıştır :p Sabah uyandık gene yaramazlık yaptık :p Sonra ben bitanemin göğsünde yatıodum ki minyon girdi salona günaydın dedi yanımıza oturdu güldük falan.Sonra kahvaltı hazırladık Ben ordan çıktım eve geldim, öğrencilerime gittim akşam İstinye Park'daki !f İstanbul'a gittik.Gay filmleri değildi ama sürekli sevişme seyrettik :/ ve çok çirkinlerdi..

Pazar bitanemle buluşup gene !f İstanbul'a devam ettik.2 film de gay movie'ydi baya dedikodu yaptık.Hatta artık her mekan değiştirdiğimizde grindr açıyoruz kıhkıhkıh :) İki filmin arasında ortaköy'e Kırçiçeği'ne gidip hayvan gibi yemek yedik.Sonra ortaköy'de dolaştık ve oturup Türk kahvesi içtik.Çok huzurluyum onunla dolaşırken.Evliyim gibi hissediyorum artık.Yanımda sevgilim olduğunu hissetmiyorum.Hayat arkadaşım...

Sonra filme gittik falan.Son filmden çıktıımızda ben sinirliydim ve "Bi daha lütfen beni böyle filmlere getirme seçme.Tek gel seviyosan."dedim.Bi'de ben beğendim diince sinirim zıpladı ama.Bu kadar BOK olamaz yahu! Bütün salonun içi geçti terk edip çıkan oldu falan.Çıkışta da herkes bayıldım falan diyodu.Bi'gün önce de birini biz terk ettik.

5 filmden 1 i (Weekend) adam gibiydi... Tavsiye ederim :)

Bi de şeyi sölemeyi unuttum.Perşembe günü staj yaptığım yere gidip ziyaret ettim onları. Yeni staj için konuştum falan.Çok istediğim bi'yerde olucak bi'sonraki stajım.Çok sevindim..

Bunun dışında artık anlatmıorum ama öğrencilerim, okul dersler spor falan aynı.. Bişi yok.Bi şu spordaki tanıştıım çocukla baya iyi kanka olduk.Mesajlaşıyoruz kahve içiyoruz falan.Çok eğlenceli geçiyo vakit eğer bitanem kıskançlıktan çatlayıp 3 saniyede bir aramadıkça.Ama yavaş yavaş bunu da aşıcaz :)


Daha yakın zamanda yazıcam. Söz verdiğim yazılarım var.

 bi'blogger buluşması daha olcak bu arada baharda haberiniz olsun :)

Kendinize kocaman iyi bakın okuduğunuz için yüreğinize sağlık kıhkıhkıh :p

20 Şubat 2012 Pazartesi

allah beni it kovalasın emi.

Tam anlamıyla it kovalıyo beni. Son zamanlarda hiç bir işi sakince yapamıyorum.Koşuyorum hep yapmak için. Bu hafta perşembe günü 3 saatim falan boş..Onun dışında size yemin ederim, blog hacklensin ki; 1 saatim yok.Hepsi bi'işlere ayrılmış durumda..

Özel derse gittiğim öğrenciler, okul, spor, !f İstanbul, minyona ev tebriğine gitmek, staj işi ayarlamak, bitanemle vakit geçirmek, derslere bakmak, blog, ıvır zıvır işler derken, ajandanın bu haftaki sayfası doldu. Birisi daha sık yazar mısın demiş canım benim :) Fakat gerçekten şu an ödev yapıcağım zamanımdan çalıp yazıyorum :( Blog'u özledim :/ Eskiden ne güzel sıkıntıdan patlardım kimsenin okumadıım yazısı kalmazdı.Hatta refresh yapıp aynı yazıları görünce bi'daha okurdum.Şimdi bilgisayara elimi süremiyorum ::(

Bu hafta 2 gece bitanemde kalıcam kayınvalidemler kaplıcaya gidiyomuş :p Cuma da minyonda kalıcam. Hafta sonu da gırla film var gideceimiz.

Diyeceğim o ki sağlıcakla kalın, gönül koymayın :( Yazmam gereken yazılarımı da yazıcam söz :(

Görüşürüz blog, seni seviyorum&özledim...

15 Şubat 2012 Çarşamba

15 Şubat :)

Guten Morgen Liebe Blog;
Heute, bin ich nicht zur Schule gegangen---

Gene şaka yaptım :p Hala Türkçe yazıyorum. Yok hani inteğneyşınıl olan bloggerlarımız var ya :) Çok iyi yabancı dil"ler" bildiklerinden ötürü Türkçe'yi unutuyolar kahretsin ya...E ama haksız da değiller :) Mercimek kadar şeyin içine bi kaç dili nası sığdırsınlar? Birini öğrenirken diğeri pörtleyiveriyo diğer taraftan kıhkıhkıh. Kendi isimlerini akıllarında tutuyolar, yaşlarını ve ayakkabı numaralarını tutuyolar.Sayısal zeka kısmı doldu. Türkçe desen, diğer diller desen. Tamam işte "out of memory" oldu bile ;)

Neyse ben ne diyodum yerel bloggerlarım :) Bugün sabah servisi kaçırdığımdan ötürü ve sonradan da kar bastırınca okula gidemedim. Çok önemli de bi'ders vardı biostatistics diye :( Neyse artık internete yüklenince ordan indirir çalışırım :/

Bu ara gene yoğunlaşmaya başladım.Katkının çoğu okuldan kaynaklanıyo. Artık son sınıfım diye daha bilinçli hareket etmeye çalışıyorum. Okuldan sonra gelince dersler üstüne kafa yoruyorum sonra öğrencilerime derse gidiyorum.Bugün saat 6 da bi'öğrencime gidicem; ondan çıkıp saat 8 de diğerine.10 buçuk gibi evde olurum :/
Yeni Haplo ben oldum sanırım :p Haplo nerdesin sen :( Özledim seni :(

14 Şubat'ta çok parlak geçmedi.Benim dün de dersim olduğu için buluşamadık bitanemle. Hediyelerimizi veremedik.Ama onunki kargoda henüz gelmedi; özel sipariş olarak yapılıyo çünkü. :) Dün spora gittim eve geldim falan.Gece birlikte yattık bitanemle.Biraz sitem etti bana bugün beraber olamadık diye. Bana öküz dedi :( Oysa ki ben ona göndereceğim mesajı önceden yazmış, kaydetmiş saat kurmuştum 00:00 da göndereyim diye.Ondan bekledim cevap yok.. Aradım cevap yok..Uyuyakalmış. Sabah da mail atmış.hıh. Sonrada sevgililer gününü unuttun diye bana öküz diye.Gaddar Filozof duy bunları! Ama tamam kıyamam :/ Attığı maili sizle de paylaşmak isterim.. Çok güzel bişi :)


Küçümenim!
Bu bizim ikinci güzel sevgililer gunümüz, geçen sene de bana ev yapmıştın sen!
İçi çikolata doluydu hem de:)
Hep söylüyoruz bugün seni dünden daha çok seviyorum diye...
Ama geçen seneye kıyasla hersey daha oturmuş değil mı sence de?
Ben gercekten gecen seneden daha çok seviyorum seni
Biliyorum ki seneye daha da artıyor olacak (iPad duzeltiyor)
Artık küçük yüzüne baktığım zaman gördüğüm şey sadece bana muhtaç ufak bir cocuk değil.
Kendimi bırakabileceğim, sonuna kadar güvenebileceğim, sığınabileceğim kocaman kollu bi'adam da görüyorum. Zaman geçtikçe yanımda senden başkasını düşünemez oluyorum. Biliyorum ileride daha güzel günler/geceler bizim olacak! Birlikte uyandığımız günlerin sayısı artacak! (hala duzeltiyor) 
Seni seviyorum ufaklık! Böyle bağırırcasına, haykirircasina hem de! Koşulsuz olarak.


 Okuyanların ve beni bilenlerin kafasına takılan "e hiç de küçük yüz denecek kadar ufak biri değil" olacak ama işte o beni küçük çocuk olarak görüyo :) Ben de onu :) kıhkıhkıh
İşte böyle blog.Bu gün evdeyim.Aslında iyi ki de evdeyim.. Her tarafım ağrıyo spordan :(

İşte böyleee, az e rizalt, evıritin' iz ok in may layf ;)