28 Haziran 2011 Salı

Tatil yolcusu kalmasın!! :)

iyi geceler millet :)



Şimdi valizimi hazırlıyorum.Bilin bakalım neden :) Yarın Antalya'ya yol alıyorum :) hihihihihi Çok mutluyum ama bi yanım buruk :/ Bitanemi bi hafta boyunca göremicem :( Bu beni gerçekten düşündürüyo :( Bugün buluştuk vedalaştık.Bana mayo falan aldık.Ben onu denerken elleştik falan ;) Ama allah sizi inandırsın çok seksi bi şort.Kısacık bişey ve dar :) Ama trunk ya da slip değil haaa şort :)

Neyse işte öyle millet.Arada Antalya'dan bildiricem.Tabi fırsatım olursa.Malum kuzen abi anne arkadaş falan gidiyoruz.Ben gelene kadar şehrime iyi bakın ha! "Benim şehrimin öküzleri bile Avrupa'nın öküzlerinden bi başka bakar." diyerekten Nihat abimizi selamlıyorum.

Şaka bi yana; döndüğümde hoş haberlerinizi okumak istiyorum.He bu arada; Özge? sen plajında debelen anam.Haaahaayt (aii iyice varoş oldum ben yaa :/ )

Kucak dolusu sevgilerle... Öptüm hepinizi.Ama en çok birinizi.O kendini biliyo.Evet bitanem...Seni <3


26 Haziran 2011 Pazar

Tebdili mekanda ferahlık vardır

Kaç gündür yazamadım blog.İçime dert oldu.Bu staj işi beni iyiden iyiye yordu ya.Ama çok mutluyum.Bi ömür boyu orada staj yapabilirim.Çok iyi anlaşıyoruz herkesle.Hatta bi tane kızın bana yazdığını düşünmeye başladım.Bölümden arkadaşımla yürüyoduk yan yana.Güneş gözlükleri takım elbise falan.Kız bizi görünce."Ayyy şunlara bak! Gay gibiler maşallah.Çok yakışıklısınız yaa" dedi.Gay gibi deki iltifat yakışıklı olduğumuz içinmiş.Anlamadım ama.Hani dışarıdan ikimiz de gayet straight duran insanlarız.Fakat bölümdeki arkadaşımda erkeklere karşı bi merak olduğunu seziyorum ama henüz tam karar veremedim.Geyik falan çeviriyoruz.Çok işaretler var gay olduğuna dair lakin bazı hareketleri sözleri bütün işaretleri siliyo.Neyse; genelde eğleniyoruz, gülüyoruz.İş kısmı böyle eğlenceli.Çıkışta da bebeğimle buluşuyoruz falan.Ama dün aklımıza esti ve değişik bişey yaptık :)

Monotonluğu bozacak bişey yaptık.Buluşacaktık ya; Taksimde daire tuttuk.Hem de baya iyi döşenmiş falan.Annemlere gece arkadaşımda kalacağımı söyledim.O da öyle dedi.Neyse efendim.Daireyi ayırttık ve buluşmak için evden çıktık.Benim bir evden çıkışım var.Çantam açık, saç spreyi, kayganlaştırıcı, traş makinesi, parfüm,diş fırçası kulaklık neler neler...Yani kazara çanta bi açılsa.Aman tanrım.Ben geciktim birazcık.Metroda buluştuk.Taksime gittik, daireyi teslim aldık.İçeri girdik, gerçekten hoş döşenmiş bi odaydı.Yatağa yattık ve özlemin ve azgınlığın etkisiyle 2 saat kadar seviştik.

Yatağa yattım yüz üstü.Üstümü sıyırdı ve bana sürtmeye başladı.Adam dayanamıyo ki popomu görünce.Sular aktı boşaldı resmen.Söylediği laflar iltifatlar beni daha da azdırdı.Yemek yemeğe çıkacaktık önce ama o öyle azınca ben de kendimi tutamayınca "amaaan ne yemeği yaa" dedik.Bunu dediğimiz anda onu içimde hissettim..Boşalırken kendimden geçtiğimi hatırlıyorum.Adam işini biliyo yaa :) Top 10 a girebilecek bi orgazmdı ama.Biraz dinlendik ve sonra yemek yemeğe çıktık.Meydana çok yakın bi yerdeydi yerimiz.Saat 10:30 gibi çıktık.Metroya bindik ve Big Chef's e gittik.Bi güzel karnımızı doyurduk.Amacımız sonra şarap falan içmekti ama o yemeğin ardından uyku bastırdı.Yağmurun altında kaça kaça odamıza geldik ve soyunup yatağa girdik.Müzik açtık.Tesadüf ya; Kenan Doğulu'nun duygusal bi şarkısı çalıyodu.Gözleri doldu gene ufak kedimin.Sımsıkı sokuldu ve sarıldı bana."Beni hiç bırakma.Bazen çok korkuyorum.Senden sıkıldım artık diyeceksin diye." dedi.O öyle deyince daha da bi sarıldım.Benim ondan sıkılmam mümkün değil çünkü.Kafasını göğsüme koydu sarıldı, kokladı tenimi.Ben de onu seyrettim.

Öylece uyumuşuz.Gece arada bi kalktım.Ona sarıldım, onu elledim, öptüm.Çok güzel bişey yaa.Hele uyurken...Offf..
Sabah da ben uyandığımda beni seyretmiş.Gece de kalkınca seyretmiş beni.Saçımı okşamış, uzun kirpiklerimi sevmiş.Koklamış.Çok seksi kokuyomuşum.Tarçınlı kurabiye gibiymişim.Ama daha seksisiymiş.Nasıl bi koku ben anlamadım ama!? Sabah uyanınca sevmeye devam etmiş; hatta blow job yapmış fakat ben uyanmadım tabi ki.Uykum gördüğünüz üzere çok ağırdır.Tecavüz etseler uyanmam.Sonra kucağıma kafasını koyup uyumuş tekrar..Ben uyanınca ilk işim tabi ki boşalmak oldu.Bitanemin kucağındaydım.O marifetli elleri orgazma ulaştırırken beni, ben de asılıyodum.Sonra boşaldım deli gibi.Uyuya kalmışım ardından.Üstümü temizlemiş falan.Ben gene uyanmamışım.

Ardında temelli uyandık.Ama bu sefer onu azdırdım ve tekrar beraber boşaldık.Ama bu sefer doooru duşa girdik.Duştaki oyalanmamızın ardından giyindik hazırlandık çıktık.Daireyi teslim ettik.Çok açtık kahvaltı yapmak istedik.Açık büfe kahvaltı veren bi yer bulduk istiklal'in üzerinde.Gayet de güzeldi.Girdik, güzeeeel bi kahvaltı yaptık.Tabi saat 1 e geliyodu bu sırada.

Bugün annemin doğum günüydü ve eve dönerken ona hediye almam gerekiyodu.Acele etmemiz lazımdı çünkü 2 saat sonra falan pride başlayacaktı o zaman eve dönmem ve hediye yalan olurdu.Güzel bi yüzük aldım hayatımın aşkına.(annem) Sonra bitnemle meydana gittik, benim otobüsü bekledik beraber.Beni yolcu etti, sonra o da dolmuşla evine döndü.

Eve geldim annecik yüzüğe bayıldı.Çok mutlu oldu :) Özlemiştim ben de onları.Oturdum yanlarında falan.Dışarı çıktılar sonra onlar.Ben de spora gittim.Güzelce bi çalıştım.Salı günü Antalya'ya gidiyorum ya, tatil köyünde bakışları üstüme çekicem :P Sonra eve geldim.Annişle oturduk.Bitanem aradı annemi doğum gününü kutlamak için.Annem de"Düşünceli çocuğun hali bi başka ya" dedi :) Çok seviyo onu :)

Öyle işte.Heyecanlı değişik hoş bi hafta sonu geçirdim.Yarın iş günü.Yapılacak o kadar iş var ki yarın...Bu sebeple ben yatıcam birazdan.Hadi size iyi geceler :) Bi video paylaşmak istedim yatmadan önce; GAY PRIDE'a katılan tüm herkes adına paylaşmak istiyorum.İçimden geldi.Ama umarım hepimiz mutlu sonlar biten hikayelere sahip oluruz.



İyi geceler :)

22 Haziran 2011 Çarşamba

Yorgunum ben biliyo musunuz?

Bugün çok yoruldum yaa.Şimdi bornozumla yatağımda uzanmışım da, gerçekten yorucu işlermiş bunlar.Okula falan benzemiyo.He yaptığım da masa başınde proje çizmekti bugün ama oturmaktan enerjimi yitirdim heralde.Uzun geldi bugün zaten ayrı bi.Sonra çıkışta bitanemle buluştuk.Yemek yedik bişeyler içtik.Kırmızı giymişti bugün.Ya bi erkeğe kırmızı bu kadar mı yakışır ya :) Görür görmez sertleştim, yanına gelince de sımsıkı sarıldım; sertliğim ona da bulaştı :)

Çok tatlıydı bugün.Böyle ensesinden tutup kaldırılan kediler olur ya, aynı onlara benziyodu :) Ben de ensesini ısırdım :) Sonra ayrıldık o evine ben evimee..Yarın çıkışta tekrar görüşcez ama :) Şimdi evimde uyku keyfi yapmak istiyorum :) Yahu arkadaş takım elbise yaz günü ne kadar sıkıcı bişeymiş.Genelde slim fit takımlar (gömlek pantolon ceket) seçerim ama yazın çuval gibi giyinmek lazım heralde.Şimdi gözlerim kapanıyo yavaştan.Asılasım bile yok. Zaten 6 da kalkmak tatilde bi zor geliyo :/

Öyle işte.Haftanın ortasına geldik sayılır.Şuan haftaya salı gideceğim Antalya tatilimi düşünmekle meşgulüüüm.Hayata bağlayan iki şeyden birisi.Diğerini zaten biliyosunuz ;)

İyi "aşkamlar" kovalasın sizi tavşanlar :)


20 Haziran 2011 Pazartesi

Yazacak başlık bulamadım!?

İyi akşamlar cicişler.Bugün stajımın ilk günüydü.Çok güzel geçti, umarım hep böyle devam eder :) İşe başlamamla beraber hayatıma bi düzenin geleceğine inanıyorum.Misal uyku saatlerim, yapılması gereken işler, ertelenmemesi gereken işler gibi.

İş arkadaşlarım da hoş insanlar, sıcak kanlılar hemen ısındık birbirimize.Yani enazından ben öyle hissettim.Onları bilemem tabi.Bunun dışında hayatımda iş dışında değişmeyen tek bişey var: "bitanemi çok özledim ben." Artık bu konuda yüzsüzleştim.Görüşüp ayrıldıktan 10 saniye sonra özlemeye başlıyorum.O 10 saniye de arkasından onu seyrediorum ondan özlemiyorum.

Neyse bu konuya girersek benim duygularım depreşecek.Konuya dönelim.Saat 6 buçuk gibi işten çıktım, yoğun bi trafikle eve geldim.Yemek yedim, maillerime baktım falan derken saat yapmış yapacağını.Saate bakıp dur nereye yahu!? Ben daha spora gitcem dedim ve gittim.Şimdi sporunu yapmış biri olarak mutluyum huzurluyum.Birazdan da yatıcam.Gayet sakin ve güzel bi gündü.Yoruldum ama olacak artık o kadar:)

Herkese iyi geceler derken ne zamandır paylaşmadığımı düşünerek aşağıdaki videoyu paylaşıyorum :)

Sabaha böyle uyanmanız dileklerimle ;)

Video izlemek için:
 http://video.xnxx.com/video459256/landon_conrad_et_ludovic_canot



19 Haziran 2011 Pazar

Güzel bi gündü işte

Bugün kendi tabirimle senior bi gün yaşadım.Babişin odasına gece gizli girip hediyesini yatağının ucuna koydum.Sabah kalktığında görmüş çok beğenmiş.Odama gelip öptü ben uyurken :)Buarada tüm babaların babalar günü kutlu olsun :)

Kahvaltıdan sonra kupadan taşan köpükleriyle bol köpüklü cappicino'mu içtim.Bilgisayarda sosyal ağlarda takıldım.Bitanemle konuştuk mesajlaştık.Benim gene özlem kat sayım artmaya başladı.Neyse, mailler falan filan derken saat gene aldı başını gitti.Patates püresi yaptım kendime.Gerçekten güzel oldu.Spor öncesi enerji vermesi için onu yedim kola açtım bide kendime.

Sonra spora gittim, hiç bi hareketi aksatmadan ekstradan yaparak kaliteli bi idman yaptım.Hayvan gibi şiştim gene.Ama nedense sporda erotik şeyler aklıma geliyo ağırlık kaldırırken.Bitaneme mesaj atıp söylüyorum onları hep.Sonra sertleşiyorum basket şortumun altından.Ayağa kalkamıyorum.Bu seferki de "kocaman oldum gene ben, beni önce düdükle sonra sev" oldu.Mesaj uzayıp gidince sertlik kaçınılmaz :)

Sporu bitirdim duş aldım.Canım dışarda yemek yemek istedi.Annemler de yazlıktaydı kahvaltıdan sonra gittiler.Bütün gün yoklardı.Aradım hala gelmeyeceklermiş.Gittim en  sevdiğim restoranta ızgaramı söyledim.Bu sefer kendime kıyak geçip bi kadeh de beyaz şarap söyledim.Spordan yemi çıkmamın etkisiyle de olsa gerek, etraftaki kızların dikkatini çektim ve göz hapsine girdim.Hoşuma gitti tabi ki beğenilmek :) Ama artık bunun gibi şeyleri bitaneme söylemicem çünkü sebebini anlamadığım biçimde kıskanıp uyarıp telkin veriyo bana.Boşuna gerginlik çıkıyo.

Sonra eve geldim.Arkadaşımla telefonda baya bi uzuuun konuştuk.Malum yarın işin ilk günü.Neler olacak bilmiyorum.Ama inşallah güzel ve eğlenceli geçer.Birazdan da yatıcam.Uyku düzenimi oluşturmak gerek.

Öyle işte cicişler.Herkese tatlı rüyalar, "Hadi siz de yatın, yarın iş güç var; geçe kalmayın" diyerekteen ben yatıyorrre ;)

Şans meleğim nerelerdeydin, tam zamanında geldin :)

evet şimdi geldim.Asmalı Mescit'teydim arkadaşım ve onun arkadaşlarıyla..Sabah kalktım duş falan derken saat almış başını gitmiş...Babişe hediye de almam lazımdı.Hazırlandım çıktım hediyeyi alıp önce karşıya geçtim arkadaşımı görmeye.Sonra gel bize dedi.Gittim.O duş alırken ben bilgisayarda falan uğraştım.Sonra hadi Taksim yapalım bizimkilere de haber verim dedi.Peki dedim.9 buçuk gibi çıktık taksime gittik.Vardığımızda saat 11 e geliyodu.Yemek yedik bi yerlere bişeyler içmeye gittik falan.Sıradan bi hafta sonu oldu benim için.Arkadaşları arasında bi ibiş vardı ki sormayın gitsin.Ben kaçtıkça o yavşadı.Lanet bişeydi zaten.Bunun dışında her şey normaldi :) Tek farklı olan Kenan Doğulu konserinde de açılış parçası olan "Şans Meleğim" dilime takıldı.Bütün gün söyleyip durdum.Her yerde de çalıyodu.Ama çok güzeel :)Hele o puslu sesle söylenen süper süper kısmı'na bayılıyorum. Bitanem aklıma geliyo :)


Ama bugün ben bitanemle konuşamadım fazla.Sabah sınavlara girdi; her sene spor olarak üniversite sınavlarına giriyo.Ondan konuşamadık.Sonra da benim arkadaşım biraz meraklıdır, ondan konuşamadık sakat bi durum olmasın diye.Tüm gece de dibimdeydi arkadaşım aksi gibi.Bi ara telefonla konuştuk.Sonra o yatarken mesaj attı.Olum naber napıosun lan? diye.Bu bizim şifreli konuşmamız :) Biraz kanka ayağına muhabbet etik.Ama biliyosunuz kanka ayağı göt ayağı derler :) Sonra onun uykusu gelmiş.Yattı.Keşke bi kere öpebilseydim onu da öyle yatsaydı...

Ben de çoook yorgunum.Yarın sabah babalar günü kahvaltısı vaar :) Erken kalıcaz ailecek onun için :) Sonra annemler yazlığa gitceklermiş bi.Ben de spor havuz falan yaparım.Tek "sıtayla" takılırım artık :/

İşte öyle...Ben şimdi yatıyorum gençler...Sizde kim bilir kimlerin altında/üstünde ter döküyosunuzdur şimdi :) Neyse belinize kuvvet! Hoş sabahlar ola... ;)

18 Haziran 2011 Cumartesi

Hikayemin En Başı 8

"Terlemeye başladım.Soğuk terler akıyodu üstümden.Ellerim titriyodu klavyenin üzerine uzattığımda.Konuya nasıl gireceğimi düşünürken o yazdı:
"Evet, seni dinliyorum."

Bu noktadan sonra artık ne yapılabilirdi bilmiyordum.Geri dönemezdim yolumdan.O'na söz vermiş sayılırdım.Bay Bilinmeyen'e de bi huzursuzluğun olduğunu belli etmiştim zaten.Hepsini geçtim, artık bir karar vermem gerekiyodu.
Kafamı yukarı kaldırdım...Bana yardım et dercesine..O cesareti bulamadım içimde.Ama o anda ne oldu bilmiyorum; fakat "Hadi artık.Söyle bunu daha fazla can yakmaktan kurtul ve kendine çeki düzen vermeye başla." dedim içimden.Elimi klavyeye değdirdim.Gözlerimi kapayıp derin bi nefes aldım.Gözlerimi açınca yazmaya başlayacaktım.Sonunda açtım ve hiç bişeyi düşünmeden;

(dinlerken yazımı okuyun)

"Nereden başlayacağımı bilmiyorum.Fakat bunu artık sana söylemeliyim.Seni kırmaktan çok korkuyorum ama şunu anladım, bunu geciktirdiğim her saniye sen bana daha da bağlanıyorsun ve bu beni daha da kahrediyor.Biliyorum, kırmamaya çalışsam da, özen göstersem de seni kırmış olacağım birazdan.Bay Bilinmeyen, ben eğilimlerimin biseküellik yönünde olduğunu düşünmüyorum.Bu git gide ağır basıyor içimde.Biseksüel olduğumu sen de biliyorsun fakat ben de ki merak galiba.Zira artık erkeklere karşı ilgi duymadığımı hissediyorum.Bunu kendime oyun yaparak uzatmamın bir manası gerçekten yok.Bu seni kırmaktan, incitmekten başka bişeye sebep olmayacak çünkü.Sana söylemek istediğim şey, ben yapamayacağım artık.Bunu sürdürdüm çünkü yolunu bulamadım bitürlü.Ama geciktiğim her saniye alehime döndü.Sana çok değer verdiğim için ve gerçekten önemsediğim için bunu sana söylemem gerekiyordu.Özür dilerim.Her şey için.Yaptıklarım için..."

Son satıra kadar gözlerim dolu olarak yazdım.Tuttum kendimi.Çünkü kırmak incitmek istemiyordum.Çünkü ben ona yavaş yavaş bağlanıyordum aslında.Korkum geçmişti.Terlemem de... titremem de...Yerlerini şu an sadece bi boşluğa ve kalbimde bir acıya bırakmışlardı.Uzun süre bişeyler yazmadı.Biliyordum.Şuan ağlıyordu.Ve buna ben sebep olmuştum.Şuanda da elimden gelebilecek hiç bir şey yoktu.Gözümün önüne onu internette ilk görüşüm geldi.Bi belgesel gibi aktı herşey...Marco'nun beni bırakması...Geceler boyu hıçkırarak ağlamalarım...Bay Bilinmeyen'le tanıştığım ilk gün...Güldüğümüz şeyler...Bana olan aşkı...Benim ona yaptığım haksızlıklar..Kız arkadaşım...O...O'nu tercih edip Bay Bilinmeyen'i bırakmam....Kırdığım/kırıldığım zamanlar...Bay Bilinmeyen'e dizlerimiz üstüne çöküp "sevgilim olur musun tatlı çocuk?" diye teklif etmem...Bana yapılan fedakarlıklar...Evet.Meğerse ne kadar şey olmuş da ben fark edememişim.Ne kadar hainmişim aslında ben.Kaldığım kararsızlıklar dünyasında kendi dünyamı bulmaya çalışan bi zavallıydım ben aslında.Yüzsüz gibi kız arkadaşımı ona anlatıyordum.Acı çektiğini hiç düşünememiştim.Sevgi sözcüğü beklerken benden, yersiz espirilerle incitmişim onu.Hepsini çok geç anladım ben.Etme bulma dünyası derler ya...Aynen öyle işte.Bay Bilinmeyen'e yaptıklarımın hepsini O'ndan gördüm.

Bunlar aklımdan akıp geçerken, kendini toparlamaya çalışarak bişeyler yazdı.Bilinçsizce yazdığına eminim.İlgisizliğimi fark etmiş.Söylediği tarih O'nunla tanıştığım gündü.Gerçekten de anlamış."Bakışların sen değildi.Ne kadar da aptalmışım ben.İnandım sana saf gibi." dedi.O böyle dedikçe benim kalbime bıçak saplanıyordu.Sonunu bilmediğim bi tercih için Bay Bilinmeyen'i kırmıştım.Artık neyin doğru olup neyin yanlış olduğunu bilmiyodum.Bana yalnız kalmak istediğini söyledi.Israr edemedim.Çünkü olan olmuştu.Ayrılmıştık..Sadece "peki" demişti bana her zaman ki gibi.Ağladım.Uzun bi süre.Daha mutluluğa erişemeden üzüntü görmüştüm.Bu dünya hep mi böyleyi acaba?

O'nu aradım."Bitti" dedim.Tabi O'na pişman olmadığımı söyledim.Bilmesin istedim.Gönderdim yazışmaları, okudu.Artık acı da olsa bi karmaşıklıktan kurtulmuştum.Yani en azından ben öyle sanıyodum...Yalan söyleyip bitirmiştim.Vicdan azabı çekmeyecek miydim peki?

Hayatım biraz olsun değişmişti.Artık uzayıp giden skype, msn listeleri yoktu.Tek kişiyle yatıyordum.Sabah günaydın mesajlarım cevapsız kalacaklarını bilse de sadece bi kişiye gidiyordu.Sadece O vardı.Show'ları da bırakmış gibiydim.Kendimi O'na adamıştım adeta.O ise kız arkadaşıyla çok mutlu gözüküyordu.Hatta evlenebileceklerini söylemişti.O nu bana söylediği an boşa kürek çektiğimi anladım.Ben hayatımı adamışken, O'na olan duygularımı bilirken, bunları bana söyleyebiliyordu.Etme bulma dünyası dedim ya; Bay Bilinmeyen'e "Evlenirsem düğünüme gelir misin? diye sormuştum ben de.Aynısını yaşıyordum.İyi tarafından bakıyordum.Artık Bay Bilinmeyen'e acı vermeyi kesmiştim.Yarasının soğuması gerekiyordu.Uzun bi süre ona yazamadım.Korktum.Bu sırada O'nunla hiç bir gelişme yoktu.Ağzından çıkan en büyük laf, "Sana değer veriyorum tabi ki; ama sandığın gibi bişey değil.Olamaz da." Ben bana değer verdiğini düşünüyordum sadece.Onla mutlu olmaya çalışıyordum.Fakat ben mutlu olmaya çalıştıkça O beni daha üzüyordu.Arkadaş çevresine benden hiç bir şekilde bahsetmiyordu.Onlarlayken benle telefonda bile konuşmazdı.Benim O'nu aramam zaten yasak gibiydi.Bir hiç nasıldır ya, aynen öyleydim.Alışıyordum ağzından bi kere bile güzel bi lafın çıkmamasına, çıkmayacağına...

Yılbaşı gelmişti artık.Bay Bilinmeyen'le çok az yazışmaya başlamıştık.Nasılsın falan diye.Acısını yendiğini söylüyordu.Fakat tabi ki bana öyle söylüyordu.İçinde neler olduğunu ben bilemiyordum.Yeni yıl da geçti.Fakat yeni bir olay patlak vermişti.Kuzenim Bay Bilinmeyen'den hoşlandığını söylemişti bana.Görüşme ayarlamak istiyordu.Benim de onlarla olmamı da.Tabi benim yakın arkadaşım olduğu için benim de olmam gerekiyordu.

Bu sırada diğer cephede bi gelişme yoktu.Aynı şekilde eziliyor, acı çekiyordum ve yavaş yavaş Bay Bilinmeyen'in yokluğunu aramaya başlamıştım.Onun bana gösterdiği ilginin nasıl büyük olduğunu anlamaya başlamıştım.

Kuzenimin ısrarı üstüne İstinye Park'ta buluşacaktık 3'müz.Onunla ayrıldığımızdan beri ilk kez görecektim.Heyecanlıyım.İyi görmeyi umut ediyordum.Fakat pek de öyle olmadı.Karşımda gördüğüm; bana iyi olduğunu göstermeye çalışan fakat bakışlarındaki "Seni Seviyorum" u hala silememiş bir kişiydi.Sarıldık normal arkadaş gibi.Parfümü burnuma gelince kötü oldum.Mideme yumruk yemiştim sanki.Anılarım geldi gözümün önüne.Bugün zor geçecekti biliyorum.Sohbet ederken çok laflar soktu bana.Tabi kuzenim anlamadı konun ne olduğunu bilmediğim için.Yemek yedik sinemaya girmeye kara verdik.Avatar'a gittik.Tesadüfen aramızda oturdu kuzenimle.Ben kuzenimden bağımsız kalmıştım.Yanımda Bay Bilinmeyen vardı sadece.Ama bazen 3D yi algılayamadım gözlerim dolduğu için.

Film bitti, çıkışta biz eve dönüyorduk.Kuzenim "Sen de gelmek ister misin sonra ordan eve gidersin?"  demişti.Peki dedi."Görelim bu beyfendinin yaşadığı yerleri"dedi.Tanıttık buraları.Çok sevdi.Avrupaya benziyomuş dedi."Gerçi Avrupalı insan, insanlara zulüm etmez.İnsanlıktan nasibini almıştır" dedi.Bana gene laf gelmişti.

Dolaştık biraz.Oturduk Starbucks'a.Sohbet ettik.Benden hala bişeyler bekliyordu, fark ediyordum.Ama olmamalıydı.Çok düşünceler geçmişti aklımdan.Neler yaşamıştım şu son 1 ayda.O da aklımdan geçenleri okur gibi gözlerime bakıyordu bazen.Bu canımı daha da yakıyordu.Göz göze gelmemek için gözlerimi kaçırıyordum.Neyse ki zaman çok hızlı geçmişti nasıl olduysa.Kalkıyorduk artık.Geç olmuştu saat.Tuvalete gittik hepimiz kalkmadan önce.Kuzenim haliyle kızlar tarafına girdi.Bize erkekler tarafına.Tuvaletten çıkarken ellerimi yıkadım makine de kurutuyordum.O da yıkadı.Arkamda kapı vardı makine de yanımdaydı.Ben köşede kalmıştım.Ellerini kuruturken gözlerimin içine baktı.Çok canımı yakmıştı o bakışlar.Ben sevilmeye açtım, o da.Köşeye sıkışmıştım.Yaklaştı bana.Gözlerime baktı.Bakışları dudaklarıma kaydı.Sonra tekrar gözlerime baktı.Yaklaştık birbirimize.O geldi aklıma.O'na bu kadar emek harcarken bunu yapmam her şeyi yıkıp sıfırdan başlamak demekti.Yapmamalıydım bunu.Eğer öpersem çok şey değişebilirdi; fakat aramızdaki mesafe de git gide azalmıştı.

17 Haziran 2011 Cuma

Gün, dündü.

"Hayatımda ki en hızlı öpüşme buydu sanırım.Baya bi sert öpüştük.Camlar buhulanmıştı, karanlıktı ve yağmur yağıyodu ve azgındık deliler gibi.Bu evde nasıl bi sevişme olacağının habercisiydi."

Dün ki şarabın acısı yeni çıkmaya başladı galiba.Başım çatlayacak derecede ağrıyo.Tabi bunda şu lanet havanın da etkisi var.Bu ne biçim hava yaa!? Yukardaki yanlış kaseti taktı galiba.Neyse.Efendim dün neler oldu neler :) Baya yorucu bi gündü bi kere onu söylim.Ama sonunda bitanemin kollarında uyudum.

Sabah kalktım her zaman ki gibi duşumu aldım, kendime geldim.Çok aç hissetmediğim için bişeyler yemedim.Hazırlandım görüşmeye gitmek için.Saat 1 deydi.Bu sefer geç kalmamalıydım :) Evden çıkarken anneanneme uğramam gerektiğini söyledi.Ataşehir'in oralara.Atladım arabaya, ilk olarak görüşmeye gittim.Gayet başarılı geçti.Kabul edildim.Sonra çok açtım, Cevahir'e gittim yemek yemek için.Yemek kaına çıkarken NOKIA bayisi gördüm ve 2 aydır telefonumun yazılımını güncelletmek için uğraştığım aklıma geldi.Girdim telefonu verdim 1 saat sonra hazır olacağını söylediler.Bu sırada ben de yemek yiyip birazcık, mağazalara göz attım.Almam gereken şeyler vardı; ama hiç halim yoktu üzerimdeki gömlek, kravatı çıkarmaya.

1 saati doldurdum.Telefonumu aldım, arabaya bindim karşıya geçmek için.Köprü trafiği falan derken dur kalk yapmaktan belim, ayağım ağrıdı.Annecik aradı, yarın (bugün) misafirlerinin geleceğini ve IKEA dan bişeyler lazım olduğunu söyledi.Peki dedim.Bi aileme hayır diyemem, bi de bitaneme.Bitanemi aradım.Çıkış vakti geliyodu.Çıkışta seni alim IKEA'ya gidelim dedim.Peki dedi.

Anneanneme geldim.Büyükbabamla ikisi de öyle resmi görünce beni gözleri doldu.Oturduk.Sorular sordular ne olucan sen şimdi diye :) Oradan kalktım, bitanemi metrobüsten almak için gittim Uzunçayır'a.Bekledim birazcık, sonra geldi.Gittik IKEA'ya arabadan inmeden her zamanki otopark öpüşmemizi yaptık ve öyle indik.Ev hayallerine daldık gene IKEA'da.Bundan da alalım şundan da alalım diye.Gerçekten o günler gelsin artık :( Sonra ben gene bitaneme bize gelsene akşam dedim.İlk hayır dedi.Sonra üzüldüm falan.Bi sessizlik hakim oldu.Baya da sürdü sonunda ikna ettim.Evine gittik.Ben arabada bekledim, eşyalarını aldı falan.Sonra evin yolunu tuttuk.

Anam yolda bir azmışız.TEM'de giderken fermuarımı açtı.Hand job yapmaya başladı.Ben de sulandıkça sulandım.Sonra emniyet kemerinin çözülme sesini duydum ve pipimde bi sıcaklık hissettim.Eğilip ağzına almaya başlamıştı çünkü.Daha da kaygan olmuştu artık.Eliyle asılmaya devam etti.Ben şelaleden farksız olmuştum artık.Peş peşe hand&blow job lar yaptı sonunda inlemeye başladım.Dişlerimi sıkmaktan damağım ağrıdı.Fakat boşalmaya çok yaklaşınca anladım ki eğer boşalırsam, kaza yapacaktık.Elini çektirdim.Ama azmış bi kere.Bırakmadı.Tabi söylediklerini söylemicem.Aletime dair iltifatlar aldım.(Ama aletim konusunda iddalıyım best model of cock yarışması olsa başvururum :) Sonunda bıraktı ve yolumuz güvenle devam ettik.Ama benim pipim açık ve oratada duruyodu.Tam küçülmüş ufacıktı ki tekrar eline aldı: "ooooyyyyyh ama bu nası bişey yaa? AAAAAAAAHH!!  koparıcam ben bunu" dedi.Bunları duydukça daha azmaya başladım.

Yolda bu azgınlıkla bişeyler içip eve öyle gidelim dedik.Bi restorantta bi şişe şarap açtırdık ve margaritha söyledik ortaya.Şarap bittiğinde ben gene yer altımdan kayar hissiyle mutluydum.Arabaya yürüdük.Yağmur çiseliyodu.Arabaya bindim.Tam bi cümle kuruyodum ki dudaklarını hissettim.Öyle bir hızla yapıştı ki bana.Hayatımda ki en hızlı öpüşme buydu sanırım.Baya bi sert öpüştük.Camlar buhulanmıştı, karanlıktı ve yağmur yağıyodu ve azgındık deliler gibi.Bu evde nasıl bi sevişme olacağının habercisiydi.

Gazı kökledim ve eve geldik.Anne karşıladı bizi.Ehh oğlunun "en yakın arkadaşı" gelmiş, karşılamaz mı :) Kış bahçesine geçtik.Annem, babam, sevgilim oturduk.Stajdan bahsettim, anneanneden bahsettim falan biraz oturduk.Sonra "hadi biz yukarı çıkalım anne yatarız zaten birazdan yorgunuz" dedim.



bunu dinleyip devam edebilirsiniz :)

Odaya çıktık.Kapımın kilidi bozuk ya, kapattım ve kitlendi :) "Mail atmam lazım benim acele" dedi.Mail atmasını bekledim.O sırada güyya onun yatacağı şişme yatağı açtım.Aynı odada yatıyoruz.Ama formaliteden onun yatağını da hazırlıyorum fakat benim yatakımda sarılarak yatıyoruz bebeğimle.Mail attı ve ben de  çözülmüş  kravatı kenarlarından sarkan ve yakası göğsüme kadar çözülmüş beyaz gömleğimle, siyah pantolonumla yatakta yatıyodum.Yanıma geldi ve üzerime yattı.Şunu itiraf ediyorum ilk defa bir öpüşmeden başım ciddi anlamda döndü.Şarabın etkisiyle zaten hareketlerim tutarsızdı.Beni kucakladı yatırdı evirdi çevirdi.Öpüşüyoruz deliler gibi...O an hiç bitmesin istedim.Boynumu kokladı, esmer teni çok sever, kokumu da özlemişti.Beni adeta içine çekti.Sonra daha sert davrandı.Saçımdan tuttuğu gibi kaldırıp kucağına oturttu.Kollarıyla sardı beni.Dudaklarım ısırdı.Üzerimdekini çıkardı ben de onunkileri.Pantolonumla kaldım.Arkada da en çok sevdiğim jaz sanatçısının sevdiğim ve yukarıda videosunu paylaştığım parçası çalıyodu.Devam ederken annem seslendi :( Kibar Feyzo'daki gibi toparlanmaya çalıştık apar topar.Ben serttim, dikine doğru gidiyodu ne tarafa yatırdım olmadı.O sandalyeye oturdu.Sonra duymamazlıktan geldik.Sanki gerçekten duymamış gibi.Durum normale dönünce anne? bana mı seslendim dedim.Bişeyler söyledi.Sonra yattı neyse.Biz de sevişmeye devam ettik.Sonra abim de uğrayıp sevişmemizi böldü bi kere.Merhaba dedikten sonra gitti allahtan,biz de yatağa girip uyuduk.Bi ağız tadıyla sevişemedik.

Sabah 5 gibi uyandım ve onu göründe dayanamadım asılmaya başladım.Hissedince kafasını çevirdi dudaklarını uzattı ve öpmeye başladı.Elleri de kasıklarımda dolaşıyodu.Boşaldım.Tekrar uyuduk.

Uyanma vakti geldi.Staja gideceği için onu metrobüse bırakmalıydım.Duşa girdi hazırlanıcaktı.bornozunu atıp kucağıma oturdu.Ben yatıyordum o da üstümde oturuyodu.Bacaklarımı kendime çekip ona sırt desteği yaptım.Artık uyanmıştım ve mekik çeker gibi öne kalktıkça aletini emiyodum.Elimle okşadım.Sulandı be boşalmak istedi.O pozisyona üzerime boşaldı.Ağızıma da geldi.Emdim.Sabah kahvaltımı da yapmıştım :)

Ben de tekrar boşaldım.Yaklaştığım anda aletini köküne kadar ağzıma soktu.Buna bayılıyorum.Orgazm anında nefessiz kalmak orgazmı arttıyor.Bunu denemelisiniz.

Sonra giyindik ve onu metrobüse bıraktım.Eve gelip biraz daha uyudum yatakta onun kokusuyla.Bugün de başım ağrıyodu fakat staj için belgeleri almam gerekiyodu adliyeden falan.Onları hallettim.Şimdi de spora gidebilirim aslında.Kararsızım bilmiyorum.İşte öyle.Güzel bi gün geçirdik :)

Şimdi size de bana da iyi günler hanımlar beyler :)


(Yataktaki kombinasyonum buydu.Gri kravat ve pantolon vardı  ben de.Ama altımda kırmızı ufacık bi trunk vardı benim de.Bi de ben esmerim :) )

hihihih :)

bu gece bitanemi eve attım :) gece olacaklardan ben mesul değilim :) 1 şişe şarap içtik kafam iyi az önce öpüşürken başımı döndürdü gerçekten :)
Neyse hadi size iyi geceleeeer :) bana da tatlı rüyalaar :)

16 Haziran 2011 Perşembe

Sen benim başıma gelen en güzel şeysin bugüne kadar....

Bugün dünün tam aksine mükemmeldi.Hatta gerçekten mükemmeldi.Sabah kalktım, yatak keyfi yaptım birazcık.Sonra pipimle oynadım.(bu bitanemin lafı asılınca öyle der hep şirin şey :))Sonra telefonuma baktım ki bitanem aramış kaç kez whatsapp mesajı var normal mesajlar var başka cevapsız çağrılar var.Dedim nooldu ya.Ben uyurken dünya ikiye mi ayrıldı?Neyse bitanemle konuştum.Bana "gece işin var mı?" dedi."Yoook?" dedim."Peki eve geç dönsen olur mu?" dedi Ben de "evet olur da nooldu ki?" dedim.Sama sürprizim var 6 da buluşalım dedi.Israr ettim ama söylemedi nooldunu.

Sonra kahvaltımı yaptım sallana sallana tv keyfi yaparak.Sonra hazırlandım spora gitmek için.Spordan çıkınca da anniş iş çıktı üstüme.Babamın pantolonları varmış.Git onları al dedi.Hay hay efendim diyerekten gittim.Fakat aksilikler oldu gecikmeye başladım.Eve geldim hızla hazırlandım.Beyaz body t-shirt'ümü giydim.Bitanem onu hiç sevmez.Dar olduğu için bence insanlar bana bakıcak diye kıskanıyor ama söylemiyor.Sorunca da tabi bakarlar baksana şuna diyo.Fakat tahmin ettiğiniz gibi dar değil.Neyse, t-shirt'ü giydim ama çocuk olasım vardı.Askılarımı taktım.Paçaları kıvrık açık renk kot şortumu da giydim.Bordo converse'lerimi de.Bi elimde topitop'um eksikti.Taksi çağırdım metrobüse gitmek için.Arabayı almadım çünkü sürpriz varsa alkol de vardır ve kafamın iyi olmasını istedim.

Sürprizin ne olduğunu bilmiyodum.Hala da bilmiyodum.Buluşacaktım metro'da onla.Fakat metrobüsten indim turnikeden geçtim, taa-taa! karşımda:) Beni kandırmış küçük sıpa.Şaşırdım sarıldım boynuna öptüm bide yanaktan :) Nişantaşına gittik yemek için.Bahçesi olan bi yerde yemek yedik.İtalyan usülü pizza ve beyaz şarap ikimizin de bayıldığı şey.Bi şişe şarap açtırdık, pizza söyledik.Konuştuk güldük falan.Yemekler geldi, şarap içmeye başladık ve her zamanki gibi benim kafam hoş oldu.Azdan bir yerin ayak altından kayma hissi oluştu ki en sevdiğim şey!Neyse yemek bitti ama doymadık biz :/ Ne yapsak diye düşündük.İkimizin de kafası hoş.Bi bigmac mi çaksak dedi.Allaaaah nasıl güzel olur bilio musun dedim.Kalan şarabı devirdik bi güzeel içtik.Kalkarken ya sürprizin neey söle ama dedim.I-ıh dedi.Nerde peki deyince ağzından kaçırdı.Harbiye dedi.Harbiye diyince aklıma konser geldi.Tahminimi söyledim ve evet gerçekten de oydu :) Bileti çıkarıp önüme koydu.Açık hava Kenan Doğulu konseri.Hem de ay tutulmasının olduğu gece...


Şaşırdım, sevindim, içimde kelebekler uçtu.Mutlu oldum çok.Yalın'a gitmiştik ve onunla gitmek istediğim bi diğer konser de buydu.Kalktık ordan.Benim kafam iyi ve sürprizi duyunca daha da bi hoş oldum.Çıktık yürüyoruz.Manavda erik duruyodu.Hooop aşırdım bitane.Beraber yedik bitanemle.Ama çok tatlı yürüyoruz ikimizde iyiyiz.Sonra bi pastanenin önünde görünce "aaaaa elma şekeeeey!" dedim.O da "çikulata"lara baktı.Elinden tuttum gel dedim.Ona istediini kendime de profiteröl aldım.Paket yaptırdım.Bitanem de yolda yedi.Mc Donald's a girdik.Bigmac aldım büyük boy patatesle.O patatesi yedi ben big mac'i.Tıkındık resmen.Sonra profilerolümü de yedim.Konser alanına da ulaşmıştık zaten.

Girişte minder kiralanıyodu.Bitanemin o tatlı poposu acımasın diye aldım iki tane.Sonra çekirdek de aldık :) Oturduk.Yerimiz de güzeldi.Tuvalete gittim çıkarken mısırcı gördüm.Bide mısır aldım bize.DEli gibi tıkındık fark ettiyseniz.Kafa güzel olunca böyle oluyo heralde :) Sonra onları yerken frigo'cu geçti.Bitanem ondan isteyinde dayanamadım frigo aldım bitaneme :)Onu da yedik.Sonra "Acaba buranın en büyük aletlisi kimdir?" diye sordum ona.Ama şimdi cevabı biliyorum.Pascal Nouma da vardı seyirciler arasında :) Ben bunu ona sorarken konser başladı.

Çok güzel geçti.Zaman zaman gözlerimiz doldu.El ele tutuştuk alttan.Özellikle benim, vücut iklimin kimyası dünyamı ters yüz eden adam diye bağırırken gözlerim doldu.Gayet ibişleştik konserde.Haydi kızlar diince yanımızdaki kızlar boktan bi çığlık attı onlar susunca "aaaahiiiii" diye bağırdım falan :) Ama bi an vardı ki gözlerimi dolduran yaşlar dayanamadı ve aktı.Baş harfi ben...Onun italyan olduğu dönemler aklıma geldi.Şarkının sözlerini duyunca.Ağladım.hafif esen rüzgar ıslanan yanaklarımı serinletti...Tam o sırada havai fişekler atıldı ve ay tutulması başladı.Elini sıkı sıkı tuttum.Yukarıya bakıp, içimden "iyi ki onu bana verdin" dedim.Sonra havada aşk kokusu var çaldı.Bu şarkının bende anısı var.Onun beni tınlamadığı dönemlerde bi üniversite festivalinde sarhoş olup bana mesaj atmıştı bunu.Sen benim başıma gelen en güzel şeysin hayatımda diye.O zaman da gözlerim dolmuştu bugün de doldu, hatta şimdi de doldu...

Konserin ikinci yarısında Sibel Can çıktı.Düet yaptılar sürpriz sanatçı olarak Kenan Doğulu'yla.Yeni şarkılarıymış kader diye bişey.Rakı masası kurmuşlar sahneye kadeh tokuşturdular falan.Sonra müzikler daha hareketlenince herkes ayağa kalktı ve ben de dayanamadım.Bitanemin kolundan tutup "ay Sami hadi biz de kalkalım" dedim :) Ay Sami lafını duyunca ikimiz de koptuk :) (adı tabi ki Sami değil :) )Ama artık ona Sami dicem.Neyse baya eğlendik.Çıkışta biraz yürüdük.Taksiye binip metrobüse geldiik.Sarıldım sımsıkı.Kulağına bu gece için teşekkür ettiğimi söyledim.

Ayrıldık sonra.Ters yönlere gittik çünkü.Metrobüse biner binmez özledim onu.Mesajlaşmaya başladık.Keşke bu gece ona sarılıp yatabilseydim...O kadar çok özledim ki öyle olmayı...Konserde hep bunu istedim.O kadar tatlıydı ki bugün.Sanki her gün geçtikçe biraz daha yakışıklılaşıyo ya?Ama şu bi gerçek ki bugün onu dünden daha çok seviyorum.Dün de ondan evelki günden daha çok seviyodum.Yarın da bugünden çok sevicem.

İşte öyle millet :) Dünün aksine bugünüm mükemmeldi.Hatta o kadar mükemmeldi ki; staj için yeni randevu bile aldım :) Yarın saat 1 de.Umarım bu sefer geç kalmam.Bana dua edin :) Hadi yattım ben de.İyi geceleeer herkeseee...

15 Haziran 2011 Çarşamba

Yorgunluk...

Yorucu bir günün ardından eve varıp da odama çekilmek kadar güzeli yok...Yorucu bi gün dedim çünkü gerçekten öyleydi.Dün hatırlarsanız bugün için staj görüşmesine gideceğimi söyelmiştim.Bu sabah kalktım, hazırlandım, saçımı yaptım, güzelce giyindim, kokular süründüm atladım arabaya çıktım yola.

Görüşmem 10 daydı geç kalmak adına 8 buçukta çıktım.45 dakika sonra Mecidiyeköy sapağının oradaydım.Fakat aksilik bu ya; Adliye Sarayı açıldığı için sapağın yerini değiştirmişler.Bi baktım dönüş yok.Zincirlikuyu'ya kadar gitti.Zincirlikuyu Köprüsüne çıktım, polis amcaya sordum.Burdan dönsem Mecidiyeköy'e çıkarım dimi?" diye.Evet kardeş dedi.Fakat nasıl oldu anlamadım kendimi Ortaköy mezarlığında buldum.Sahil yoluna falan çıktım.Yolumu buldum tekrar, ATV'nin önünden Zincirlikuyu kavşağına geldim Mecidiyeköy'e saptım.Fakat bi sonraki sapaktan yanlış sapınca olanlar oldu.Konfeksiyoncuların olduğu dar sokaklarda sıkıştım kaldım.Mal indiriyorlar arabaları durdurup.Saat 1o olmuştu ben hala ara sokaklardaydım.Herkes farklı bir yönü tarif etti.Aksi gibi telefonumu formatladığım için navigasyonuna harita yüklememiştim.

Saat 10:30 oldu ben hala aynı geçtiğim yerden 6. kez falandır geçmekteyim.Aman arkadaş, allah insanı oralara düşürmesin...beni aradılar, "Cem Bey toplantı için ayrıldı holdingten geç kaldığınız için randevunuz iptal edildi." diye.Zaten ben Fulya'ya kadar inmiştim o sırada.Tam 1 saat 45 dakika Mecidiyeköy'de kaldım.Çok sinirlendim.Hayır bişeyler bunun olmasını istemedi.Bin kez geçtiğim yollar Harry Potter'daki gibi yön falan değiştirdi sanki..

Bitanemle buluşmak için Kanyon'a gittim.Ama Kanyon'un bile sapağını kaçırdım.1 saat öğle arası olmasını bekledim.Sonra görüştük 1 saat kadar gitti tekrar.Saat 5 buçuğa kadar onu bekledim tekrar.4 saat kadar.Kravat, pantolon, klasik ayakkabı daraldım onu beklerken..Arada haberleştik.Geliyorum dedi en son.Sonunda uyuklamışım ki başımı okaşan bi elle uyandım.

Ona dolanırken kitap ayıracağı aldım iki tane.Mıknatıslı sayfayı iki yandan sıkıştırıyo.Birinde mırrr yazıyo ve kedi var.Diğerinde Bana hastayken çorba yapar.Ben en çok o sever.Ben merak eder.Bana sımsıkı sarılır. yazan ayıraç aldım.Bu dördünü de yaptım ona gerçekten :)

Neyse sonra Kung Fu Panda'ya gittik.Çok eğlendim ben.Çizgi filmlere bayılırım zaten.İkimizde güldük eelendik.Bi de sinemada oynaştık gene :) Artık normal sevgililer gibi öpüşebiliyoruz sağda solda kimse olmazsa.Film başlamadan acıkmış o gittim mısır aldım karıncığı doysun azıcık diye :) Sonra yağmur yağdı ya bi ara ayağında bez ayakkabı varmış, patileri ıslanmış.Sinemada bacak bacak üstüne atınca bileği gözüktü.Her yeri tahrik ettiği için beni neresini görsem sertleşiyorum.Dayanamadım öptüm.Serin kalmış ıslandığı için.Evde olsak neler yapardım ben ona :) 

Filmden çıktık.Mağazaları dolaştık.Ben şort falan denedim.Giyinme kabininde gözetledi falan.(Bu arada soyunma kabinlerinde de ilginç maceralarımız var.Hikayemin en başı serisinde anlatıcam onları :))Spor mağazasından çorap aldık.İkimizin de yoktu.Kasaya geldik.Ben alışveriş boyunca tam bir ağzı bozuk mahalle kadını gibi konuştum.İşin komiği kafam güzel de değildi ama  deli gibi güldüm :) Kasaya geldik işte.Orada bi şişede yağ vardı.Baktım üzerinde masaj falan yazıyo.Bitanem kasiyere sordu bu ney diye.Adamda şu karın kası yapıcı titreşimli makinelerin yağı olduğunu söyledi.Titreşimli şeyler için dedi.Benim de çene düştü ya, biz de mi alsak acaba dedim.Bitanem de sende yok ki masaj aleti dedi saf saf.Bende olsun titreşimde işe yarıyomuş ya dedim.Kasiyer duydu.Bi bakış attı.Acaba hangisi hangisine çakıyodur diye.Bitanem de kızardı.Ama çoook tatlıydı o an :)

Sonra bana ayakkabı falan aldık yemek yedik.Gene gay muhabbeti yaptık.Çok güzel vakit geçirdim.Bugün saatlerce onu beklediğime değdi.Çıkışta per shopta kedi sevdik.Scottish fold vardı.Evimize ondan almaya karar verdik :) Zaten bitaneme benziyo tipi:)
Arabaya bindik.Beni metro istasyonuna bırakır mısın dedi.Sonra da çok yorgun olduğunu söyledi.Ben de dayanamadım.Seni metrobüse bindirmem ben kıyamam dedim.Evine kadar bıraktım.Karşıya geçtim.Onun evinden benim evim de 55 km falan.Ama olsun bitanem yorulmadı :)

Arabada azdık.Önce ben tek elimle onu okşuyodum saçından.(Manuel vitesli erkeği olduğum için tüm işi tek elle yapıp diğer elimi istediğim gibi kullanabiliyorum :) ) Ellerin ne güzel..Sıcacık dedi.Biraz daha okşadım.Mayıştı.Ama ikimiz de sertleştik.O dünya güzeli şeyi çıkartınca ben kafayı sıyırdım.Elimi yaladım.Okşamaya başladım.Sıcacıktı ve sulanıyodu.Böyle yaparsan boşalırım dedi.Ben de boşal..dedim.Sonra aklıma bi fikir geldi.Eve uğra makale için kağıtlarını al seni bize götürim dedim.Yok olmaz dedi.Annem kızar.Makale yetişmez.Vik vik bik bik.Olmaz işte falan filan çığ gibi bahaneler :) Gelseydi sabahlayıp beraber yazardık.Sevişirdik arada.Onu öyle rahatsız edip, yazısını yetiştirmezlik yapmazdım.Annesinden de bi kerecik fırça yiyebilirdi.Ben onunla görüşmek için sayısızca yedim önceleri.Finalimden bi önceki gece arkadaşlarımla ders çalışmak yerine onunla sinemaya gittiğimi de biliyorum.Ona sevişmeye gittiğimi de..

Bunlar aklıma gelince üzüldüm.Açıkçası biraz da kırıldım.Yolda gözlerim doldu eve gelirken.Çünkü bu tam anlamıyla "fedakarlık" işiydi ve bu konuda hala iki tarafın aynı olmaması beni incitti.Ben neredeyse 6 saat sorun olmadan bekledim ki araba anneme lazımdı eve dönmem gerekirdi, ayakkabı dar olduğu için yürüyemedim acı çektim falan filan.Neyse zaten bunları içimden geldiği için yapmıştım.Ani olarak verilen karaları sevdiğimi de bildiği halde olabilecekken yok dedi gene.

Neyse hani derler ya "duyarsızlaşıyo insan bi zaman sonra" diye.Sanırım ben de öyle olucam.Bugün tuvalette onu sıkıştırmak için ısrar etmedim.Geçen sefer bu durumdan küçük düşmüştüm çünkü.Gerçekten de bugün ısrar edesim gelmedi.Ben de istemiyorum artık galiba.Artık monotonluğu bozacak şeyler için de  ısrar etmem.

Öyle işte...Yorucu bi gündü..Eve geldim soyundum, duşa girdim, yorgunluğumu attım.Şimdi de bornozumla kitap okuma keyfi yapar uyurum.

Hadi size de iyi geceler, tatlı rüyalar :)




14 Haziran 2011 Salı

Hadi bakalım kolay gele :)

iyi geceler :)

Bugün the most can sıkıcı gündü.Neden mi? 3 gündür düzenlediğim ve yıllarımı verdiğim müzik kütüphanemi 3 saniyede yanlışlıkla sildim.Hiç biri yok artık bilgisayarımda.

Bütün gün evde oturmaktan moralim bozuldu.Vasıfsız insan olarak bakmaya başladım kendime.Hava da leş gibiydi olduğum yerde terliyodum.Bi de gereksiz bi pazartesi sendromu vardı üzerimde.Saat 5 e kadar falan bu modda devam ettim.Spora gidesim yok, kitap okuyasım yok, dergi okuyasım yok, havuza giresim yok, sevişesim yok, asılasım yok, ağlıyasım yok, kendime bakasım yok, dans edesim yok...Tek bi gerçek var: canım sıkılıyodu.

Sonra telefon geldi ve staja kabul edilmişim; yarın tekrar görüşmeye çağırdılar.İşe bi havyan aldık demesinler diye saçımı kestirmeye gittim apar topar.Kaç haftadır evde oturmaktan kendimden geçtiğim için hayvana benzemiştim.Bide cidden hayvanı geçtim turşu gibi olmuştum.Üstüme turşu yap döküp 1 litre suda bekletsen beni, kışlık turşunuz hazır olurdu.( Hem de iri hıyarlısından ).Neyse işte gittim saçımı kestirmeye.Saç sakal bakım falan derken adam işi bitince: "gene tehlikeli madde oldun sen he, ateşle yaklaşmasınlar sana" deyince neşem yerine geldi.Çıkarken aynadaki akisime de bi göz attım.Evet ya bu saç modeli baya yakışıyo gerçekten.Giderim var bu durumda :)

Eve geldim.Ayakkabı, pantolon falan almam lazım işte giymek için.Geçen görüşmeye gittiğimde insanlar defileye çıkacak gibiydi.Ama bitanem "yarın benle al bi günlük idare et" deyince akan sular durdu.Peki dedim.O da Levent'te staj yapıyo.Aramızda bir iki metro durağı var.Öğle aralarında beraber yemek yer sevişiriz azıcık :) Hem Men at Play fantezim de gerçek olur.Neyse işte bu durumda yarın onla görüşücem ve alışveriş yapıcaz iş sonrası :)

Az önce de ona makale yazdım yardım etmek için.Yarın sonuncusunu teslim edecek.Ama çok uzun.İş bölümü yaptık msn'de, bana da verdi birazını.Elimden geldiğince yardım ettim.O dün gece iki saat uyuduğu için uyudu biraz daha.Ben benim kısmımı yaptım.Ona gönderdim onu uyandırıp.Şimdi devam edecek.Bi ara ben araştırma yaparken makaleler için, msn penceresine bastım yanlışlıkla.Beni seyrediomuş.Gözleri dolmuş tatlı şeyin benim onun için çabaladığımı görünce.Ama bilmiyo ki ben onun için değil çabalamak ölürüm bile.Şimdi o yazıyo ben de uyucam.Yarın erken kalıcam.İş var artık boş bi insan değilim :)

Sonuç olarak sabahki o lanet halimden kurtuldum.Bunda annemin de yardımı oldu.Telefon geldiğini söyleyince gözleri doldu kadının.Oğlum büyüdü holding'lere gidiyo diye.Sonra poh pohladı beni.Ana yüreği işte yaa, yerim ben onu :) Evet aslında ben de böbürlendim.(Çünkü Türkiye pazarında en büyük ilaç firmalarından birisine sahip bi holdingine kabul oldum :) Bunlar olduktan sonra amaaaan ölümlü dünya neye sıkıyorum canımı dedim ve keyfim yerine geldi.Müzikleri de halletcem artık bişekilde.Napalım ölenle ölünmüyor.Yarın bitanem de özgürlüğüne kavuşuyor son makaleyi verince.Ben de işime başlıyorum,her şey daha güzel olucak.
İşte öyle dostlar..

Bir de bugün hoş bir sanat eseri buldum.Sizlerle paylaşmak istiyorum ve bir anket yapmak istiyorum:

Sizce sevgiliyle böyle sevişilmeli mi sevişilmemeli mi?Yoksa daha mı duygsal olunmalı?

-Ben anketi başlatan olarak sevgilime sordum, sence dedi "bence kesinlikle" dedim.O da bence de dedi.

Seyretmek için:

http://www.onlydudes.com/watch/video/MjAwODJm/RearStable-video



iyi geceler....


12 Haziran 2011 Pazar

Leblebi beyinlerle ördük ana yurdu dört baştan...

"Kafasına kuş sıçtığında şans oyunu oynayan bir toplumun ağzına sıçana oy vermesi normaldir." e bence de sayın Gani Müjde.


ve bir Atatürk genci olarak bunu, "Atamın izinde olan" genç insanlarla paylaşmayı görev bilirim kendime.





Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.


Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

Değişken Kararlar Günü

Bugün gerçekten değişken kararların olduğu bi gündü.Sabah kalktım.Spora gidicem diye.Gitmedim.Öğlen oldu hala gidicem ben.Saçımı da kestiririm dedim.O da olmadı.Sonuç olarak ne spora gittim ne saçımı kestirdim.Sadece bunları yapmam gerektiğini düşünüp üzerime ağırlık çöktürdüm.

Bitanemle konuştuk.He söylemeyi unuttum.Sabah onu neşelendirmek için yanına gitcektim.Aramızda da 55 km falan var.Ama olsun 1 saat kadar da olsa onu görcektim.Makale yazmaktan canı sıkılmış.Ben de moral olsun diye teklif ettim.İlk kabul etti.Sonra vicdan azabı çekerim makaleleri yazmazsam dedi.O da olmadı.Dedim ya değişken kararların günü.

Akşama kesin olan şey; anniş, babiş ve ben Taksime gidecektik.Asmalı Mescit'e falan.Allahtan gittik de bu karar da değişmedi :) Güzel geçti.Onlardaki bu gençlik ateşi hoşuma gidiyo.Az önce geldik, yorulmuşuz.Şimdi bitanemle msn'de görüşceez :) Onu gerçekten çok özledim ve bu öyle 5 saatlik görüşmeyle olacak giderilecek özlem değil.Baya uzun bi süre onla olmalıyım.Çok üzülüyorum onun için :( Beni seev şefkat göster diyo.Sıkılmış kaç gündür yazı yazmaktan.Ben de ancak mesaj yazarak destek olabiliyorum ya; fitil oluyorum.İçim gidiyo ona yardım edemiyorum diye..

Bugün de zaten anladım ki eğer ben onsuz olursam ölürmüşüm.Taksim'de adım başı anımız varış.Her saniye bişey onu karşıma çıkarttı.Parfüm kokusu, yemek yediğimiz, seviştiğimiz yerler/asansörler, tartıştığımız kafeler..Biara gözlerim doldu annemlerden önde yürüdüm.Çok özledim onu.Bu durumda onu hatırlatan şeyler böyle acı veriyosa, o hayatımdan çıksa nasıl olurdum ben?Heralde kendimede o gücü bulana kadar Taksim'e gidemezdim.Neyse ki yukardakiyle aramız iyi de, her gece teşekkür ediyorum ona; bana O'nu verdiği için.

OOOoooff! Gözlerim doldu gene.Anliyacağınız öyle yani...Yarın da seçim var..Umarım her şey çok farklı, değişmiş olur yarın bu saatlerde ve mutluluk saçarak yazarım yarın ki satırlarımı.Ama içimde umutsuzluklar var...Neyse siyasete girmeden kapatayım ben.

Heh ne diyodum; iyi geceler, elinizden pipi eksik olmasın :)



11 Haziran 2011 Cumartesi

Sanatsal faaliyetler var :)

iyi akşamlar yakışıklılar, güzel bayanlar :)

Bugün de hiç bişey yapmadan oturmanın muhteşem sıkıcılığını yaşadım.Aslında bişey yaptım :) Toz bezini elime aldım ve odamı baştan aşağı temizledim.İşim bittiğinde çizgi filmlerdeki gibi eşyalar yıldız parıltıları saçıyodu.

Sabah uyandığımda bitanemle oynaştık gene.Azgındım ve boşaldım.Ama bu sefer uyuyakalmadım :) Sonra kahvaltımı yaptım.Yaklaşık 4 saat oooflamakla geçti.Sonra da dediğim gibi toz bezini aldım işte.Ama born this way'i söyleyerek toz aldım.Şarkıyı da değiştirdim birazcık.Daha güzel oldu bence: "i'm on the right cock baby, i was born this way" ;) Ama gerçekten de öyle yani :)

Spora gitmedim bugün.İçimde tatlı bi huzur vardı.İstemedi canım.Akşama doğru da şimşek çakıp yağmur yağmaya başladı ki, en sevdiğim....Gerçekten huzurluydum bugün.

Gün içinde bitanemle mesajlaştık.Artık onun yazdığı makalelerden bana sıkıntı geldi.Yazık yaa ona :( Ama sonunda ödül güzel bişey var deyip motive ediyorum.Tabi bu onu sertleştiriyo da olabilir :) Akşam oldu babişle anniş arkadaşlarına gittiler.Evde tektim ve fırtına çıktı.Bi şimşek bi rüzgar..Odamın üstünde çatı var.En sevdiğim şey de yağmur tıkırtısı...Hatta en sevdiğim ve yapmak istediğim şey de arabada sağnak yağmurda tıkırtılar eşliğinde sevişmek..Arabada kısmı oldu.Ama henüz sağnak yağmurda olmadı :)

Bu içimi kaplayan huzur yerini azgınlığa bıraktı ve pipimi elime aldım.Cidden güzel oldu bu sefer.Hatta artık sıkıntıdan mıdır bilmem boynuma kadar attırabiliyorum.Sakalımı sıyırıp göğsüme düşüyo falan :) Sanatsal atışlar bunlar :P

Birazcık Men's Health okuyup yatıcam.Msn'de bitanemi görerek yatıcam tabii.Çok alıştım geceleri onla yatmaya...

Şimdi size iyi geceler diyorum ve bi eelence olarak bunu paylaşıyorum çok bişey değil ama o'yalar sizi :)
Seyretmek için :
 http://www.onlydudes.com/watch/video/MTY2MzVu/ExtraBigDicks-video


xcoach bunu da samimi bulmasın da görim ;)

10 Haziran 2011 Cuma

Hikayemin En Başı 7


(arka fonda kısık sesle açarsanız güzel gider diye düşündüm.)

evet... zor günler beni bekliyordu.Bunu kabullenmiştim artık.Fakat şu bir gerçekti ki; o ilk öpüşme benim O'na olan tutkumu daha da arttırdı.O'na giderken asansörde, "ya tek seferlik bi'tutkuysa bendeki?" diye düşünmüştüm.Fakat öyle değilmiş.O'na dokundukça çığ gibi büyüyen bi aşkın tohumuymuş meğerse benim yaşadığım...

Günler hızla geçiyordu.Hem Bay Bilinmeyen'le hem O'nla birlikte oluyodum.Artık yavaş yavaş bi'karar vermem gerekiyodu.Bay Bilinmeyen'e ne demem gerekiyodu? Ben kaybettiğim ama aşık olduğum adamı buldum; ona gidiyorum mu diyecektim? Hayır, bunu ona yapamazdım.Yapamazdım; çünkü ona aşık olmayabilirdim; fakat ona saygı duyuyordum ve aslında sevmeye başlamıştım.Ama her zamanki gibi hayatımı karmaşıklaştıracak şeyler olmuştu.

Ben bunları düşünürken, hayatım akıp gidiyordu.Arkadaş toplantıları, geziler, eğlenmeler...Ama içimde buruk bi mutluluk vardı.Ben bunu bu şekilde hayal etmemiştim; haksızlıktı bu...Acı çekmek/çektirmek istemiyodum.

Bayram geldi ve bayram tatili için Ege tarafına gittik kalabalık bir arkadaş/aile grubuyla.Sanırım bu bana iyi gelecekti.Çünkü hem Bay Bilinmeyen'den hem de O'ndan uzak kalıp karar vermem gerekiyordu.Bayram tatilinde her ikisiyle de mesajlaştım.Sabahlara kadar.Ama fark ettim ki Bay Bilinmeyen'e daha az mesaj atıyodum.Bi karara vardım.Benim O'nu seçmem gerekiyodu fakat bunu Bay Bilinmeyen'e nasıl açıklayacaktım?Şu anda, eleştirdiğim insanların durumuna düşmüştüm.Karmaşık bir aşk yaşantım vardı, bunu geçtim bi kişiyi aldatıyodum.Tabi aslında tek değildim..O da kız arkadaşını aldatıyodu.En azından ben bunu bitirmiştim.Fakat kız/erkeği yoktu aldatmanın.

Döndüğümde kafamdakiler daha kesindi.Bu arada davranışlarım istemeden Bay Bilinmeyen'i incitmeye başlamış.Haberim olmadan soğuk davranmaya başlamışım ki; o da bunu sezmeye başlamış..Ama hiç bana bunları söylemezdi, benim kırılmamı üzülmemi istemezdi.İçine atarmış.Bunu sonradan, ayrıldıktan sonra yaşadıklarımla anladım.O'nun bana acı çektirdiği dönemlerde bazen Bay Bilinmeyen'i arıyordum.O olsa böyle yapmazdı diyordum.

Ben içimden artık Bay Bilinmeyen'e durumu açıklamam gerektiğini geçirip, "ama nasıl?" kısmında kalırken, beklemediğim bi şey oldu.

Bay Bilinmeyen'le buluşmuştuk.Bana sürpriz yapıp, ev tutmuş Taksim'de günlük olarak.Kırmızı küvetli, cibinlikli, kırmızı nevresimli şirin bi daire..Ben aslında açıklamayı düşünüyodum bugün her şeyi.Ama kıramadım işte onu, gittim.Sabahtan akşama kadar çok güzel bi gün geçirdik.Yatakta göğsüme yatmış uyumak üzereydi.Bense gözlerim tavanda, ellerim saçlarında nasıl açıklayacağımı düşünüyodum.Bi iki kez yeltendim; ama hani boğazınızda bişey düğümlenir ya, kalır sözcükler.Öyle oldu.Söyleyemedim.Ben söylemek için çabalarken kucak kucağa uyumuşuz..Fakat olan bitenin farkındaymış o.Benim ona olan ilgimin azaldığını, bişeylerin ters gittiğini biliyomuş..

Akşam oldu artık eve dönmem gerekiyodu.Evi topladık.Çıkmadan önce biraz daha oynaştık.Işıkları söndürdük çıkıyorduk.Kapıda öptüm onu.Ama ikimizde bilmiyoduk bunun son öpüşmemiz olduğunu...Vedalaştık ve ben eve gitmek için otobüse bindim.Kafam o kadar karışıktı ki...O, Bay Bilinmeyen, ben, O'nun kız arkadaşı, duygularım...
Yolda sinirlerim iyice bozulmuştu.Göz yaşlarımı tutamadım, ağladım sessizce.Zaten sonra da uyuyakalmışım..

Eve gittiğimde saat 9 gibiydi.Dışarıda birazcık yürümüştüm.Havanın soğukluğu hoşuma gitmişti.Açılıp kendime gelmiştim.Eve gelince odama çekildim hemen, annem kızarmış gözlerimi görmesin diye.O'nu aradım.Arkadaşlarıyla buluşmuş eve dönüyormuş.Bana "Ben bi karara vardım ve bunu sana açıklamak zorundayım." dedi.Ama ben eve gidince msn'de konuşalım dedi.Peki dedim.

O eve gidene kadar aklıma bin bir türlü şey geldi.Sanırım ayrılıcaktı benden.Sıkılmıştı.Zaten ben de ne umuyodum ki? Bana aşık falan mı olacaktı? Heh :) Ne kadar aptalım.Sinirlerim daha da gerildi.Sonunda eve gidince mesaj attı ve msn'e girdik.Konuşmaya başladık.Bugün naaptığımı falan sordu.Ona neyse artık.Sonra konuya girdi.Artık benim bi karar vermemi istiyomuş.Yani Bay Bilinmeyen'i düşünerekten, "Ben böyle devam edemem, Bay Bilinmeyen'e de yazık.Bi seçim yapana kadar görüşmeyelim." dedi.

Gece yatağa girdiğimde 3 saat önceki halimi arar olmuştum.Neydi şimdi bu? Bir tür şaka falan mı? Beni siklemeyen birisi benim hayatıma nasıl karışabiliyodu ki?Ayrıca bana bunu söylüyodu fakat kendisinin kız arkadaşı vardı?Kendisi niye bu fedakarlığı yapmıyordu?Aklıma bi şey geldi.Galiba beni kıskanmıştı.İçim bi garip oldu.Karıncalanır gibi oldu.Seven insan kıskanırdı.Evet evet tek açıklaması buydu.Ama nasıl?En azından bazı işaretler olmalıydı sevdiğine dair.Fakat ne davranışında ne bakışında o kıskançlığa sebep olacak sevgiyi gördüm.Sadece rahatsız olmuş bu durumdan galiba.Ondan söyledi bana.

Tabi ben de bunu düşünüyodum.Yani ayrılmayı.Fakat nası olmalıydı?İncitmeden?Aklıma fazla bi fikir gelmiyordu.O da bana "Ben seni etkilemek istemem" dediği için yardım etmedi.Kararımı O'na açıkladım.Ayrılacaktım Bay Bilinmeyen'den.

Tek başımaydım bu konuda.Bana yardım eden kimse yoktu.Durumu paylaşabileceğim tek kişi de ben karışmam diyip beni bırakmıştı.Üstüne üstlük bana yardım etmediği gibi canımı yakıyordu.

Her sabah iki mesaj atardım.O'na ve Bay Bilinmeyen'e.Bay Bilinmeyen kalınca hemen cevap atar sevilmeyi beklerdi.O ise saat 3 olurdu aramazdı.Aramazı bırak, cevap bile atmazdı.Aylarca cevap atmadı o sabah mesajlarıma.Umursamıyodu işte.Ne bi arkadaşına benden bahsetmiş hani benim böyle bi arkadaşım var  arada görüşürüz.(str8 olarak) iyi çocuktur okuldan arkadaşım ya da şurdan burdan diye.Bense onu arkadaşlarıma anlatmıştım.Aslında uzun zamandan beri arkadaştık ama fırsat olmuyodu falan.Yakın arakdaşımdır diye falan.Herkes artık O'nu biliyordu.Annemler dahil.Fakat O kimseye bahsetmemiş.Hani annesi telefondayken soruyo kimle telefondasın diye, kız arkadaşının ismini veriyo.Benim ismimi söylese annesi ben tanımıyorum kapat telefonu demicekti heralde.Ama yapmıyordu işte.

Arkadaşlarım plan yapardı.Ben katılmazdım.Okuldan erken çıktım diye O'nu arardım hemen.Belki görüşürüz diye.Hani bi'ihtimal.Ama her seferinde yalnız kalan ben oluyodum. ve verdiği cevaplar daha can yakıcıydı.Hava yağmurlu çıkamam bu havada.(Arabası var).Hava soğuk şimdi üşürüm çıkarsam.Bense dışarda O cevap verene kadar soğukta yağmurda beklerdim.Ama avucumu yalayıp dönerdim.Olan gene bana olurdu.

Kaç kere de planlarımı iptal edip onunla buluşmak için hazırlanırdım.Söz verirdi buluşucaz diye.Son anda mesaj atardı.Kusura bakma, işim çıktı başka zaman buluşuruz.Ya da arardım "Bugün buluşabileceğimizi söylemiştin ya, ondan aradım.Görüşebilir miyiz?" derdim.O da:"Ah bee 2 dakika önce arasaydın buluşurduk, ama az önce arkadaşıma söz verdim" derdi.Alışmıştım artık; bana verdiği değer buydu.Metres.

Kıyaslama yaptığımda Bay Bilinmeyen'i seçmeliydim.Ama kalbim öyle demiyordu.Buna rağmen hala O'nu seviyordum.Gün geçtikçe de artıyordu bu.Ama gün geçtikçe benim kalbim daha çok kanıyordu.En azından artık Bay Bilinmeyen'e açıklamalıydım.O'nun acısını atmalıydım.Okuldayken aradım ay Bilinmeyen'i, konuştuk napıyosun falan diye.O da "Hayrola gün içinde aramazdın" falan dedi.Söyleyemedim gene.Kapatırken "kendine iyi bak" diyebildim.O da "Ne demek o şimdi?" dedi.Cesaretimi topladım gözümü kapadım ve: "Akşam msn'de konuşmamız gereken bi konu var." dedim.Bi kerede hızlıca söyledim."Peki" dedi.Ama sanırım olmuştu.Anlamıştı ve incitmiştim onu.

Akşam oldu.İlk O'nu aradım.Birazdan söylicem Bay Bilinmeyen'e dedim.Çok korkuyorum ve heyecanlıyım dedim.Ama her zaman ki gibi destek olacak bişey söylemedi.Telefonu kapattım.Bilgisayarın başına oturdum.Bay Bilinmeyen msn'e gelmişti artık.Hayatımda o kadar korkup, heyecanlandığım bi an daha ya olmuştur ya olmamıştır.Nasıl söylenir böyle şeyler, ne derim ki ben şimdi.İlk defa bu durumdaydım.Daha önce haklı olduğum için ilişkilerimi bitirmiştim.Ama suçlu durumda nasıl yapacaktım?Vazgeçemezdim de artık.Terlemeye başladım.Soğuk terler akıyodu üstümden.Ellerim titriyodu klavyenin üzerine uzattığımda.Konu ya nasıl gireceğimi düşünürken o yazdı:
 "Evet, seni dinliyorum."

Baklava'nın verdiği orgazmik tat...

merhabalar gençler:)

Bugün ne oldu bilin bakalım?Hiç bişey :) Evet günün özetini yaptıktan sonra yazımı bitirebilirim sanı----- Şaka şaka..Ama cidden fazla bişey olmadı.Sabah kalktım, duşumu, aldım kahvaltı yaptım.Sonra bloglara baktım okudum falan..Kumbaramı açtım, 100 tl birikmiş  :) Ama o sırada cam'deydik bitanemle  elimde o kadar bozuk parayı görünce çingene dedi bana :(

Bebeğim, artık bazı kararlar aldığını ve bana kızmıyacağını açıkladı.Beni üzdüğü için İstinye Park'ta, üzülmüş.Artık kendine hakim olucakmış.Ama hakim olucak da ben onu öyle kendini tutamicak kadar hiç sinirlendirmedim :/

Neyse sonra abimle yemeğe çıktık.Güzeeel bir öğle yemeği yedik.Sonra parfümlerimden biri bitmişti onu aldım, kitap aldım, Men's Health'in bu ay ki sayısını aldım.Kapağındaki adam iyiydi :P Biraz dolanıp eve geldik.Sonra cehennem sıcağının geçmesini bekledim spora gitmek için.Yok arkadaş geçmedi.Öyle sıcaktı ki pipim diz kapağıma kadar genleşti bi ara.Tekrar bi duşa girdim.Duşta serinleyip kendime gelince sertleştim hemen :) Çıkınca asılırım dedim ama neeerdee.Çıkınca sıcaktan gene halsizleştim.Benim asılacak gücüm yoktu.Başkasının bana yapması lazım ki en sevdiğim.Vallaha sevgilim diye söylemiyorum ama bitanemin elleri de pek bi maharetli bu konuda :) Neyse sonra vaz geçip feysbuk falan takıldım.

Birde geçmişime dair bazı hareketlenmeler olucak gibi bişey sezdim bugün.Önem verdiğim kişilerle alakalı.Ama bu tamamen içgüdü.Olmayabilir de...

Bilgisayardan kendimi ayrabildiğim anda mutfağa indim.Baklava gelmişti Güllüoğlu'ndan.Mutfağa indiğimde göz göze geldik.Kutu ye beni dedikçe ben:"Olmaz.Sevgilim var benim.Aldatamam onu" dedim.Çünkü baklavayı yiyince orgazm oluyorum ben.İnlemeler falan...Bi de anne tarafım antepli.Anlarım bu işlerden.Ters çevirip fıstıklı tabanını damağına yapıştırıp alttan dilinle bastırıcaksın.Sonra şerbeti akacak onun...Tadını ala ala ezeceksin.(Bitanemin eli gibi benim de ağzım maharetlidir :P )

((((( Bir de benim böyle fantezilerim var.Bitaneme yaptım da bunları.Nutella sürüp emmek falan..Bi gün baklavaları dizip üstünde yicem :) Fıstıklı kebabı bitanemle kıyaslamıştım.Şimdi baklavayı kıyaslim.Bitanemin karnındaki baklavalarını öpmek, daha büyük zevk veriyo bana :)  )))))

Dayanamadım ve baklavayı yedim.Mideme inmeden o pişmanlığı yaşadım.Keşke yemeseydim.Dün de o kadar yağ yakmak için yürüdüm, pedal çevirdim.Neyse enerji verir diyerekten pılımı pırtımı topladım, spora gittim.Sıkı bir karın antrenmanı yaptım ısınma olarak.Sonra sırt-triceps çalıştım.Sonra 20 dakika nabzımı sabit tutup yürüdüm.Baklavanın inadına :) Eve geldim İnterrail planları devam ediyor.Dönüş uçak biletimizi de aldık..

Şimdi de blog'umu yazmayı bitirip msn'e girip bebeğimle yatıcaz.Dün o uykuya dalarken kafasını sevdim kameradan.Çok uzuun bi süre.Öyle uyuyuverdi tatlı şey.Hissetmiş elimi saçlarında..Bazen o da yapıyo, ben hissediyorum o zaman da.İlgiç bi durum.Bu gece de öyle yatırıcam onu..

İyi geceler herkese...


9 Haziran 2011 Perşembe

Özledim...

merhabalar :)

Şuanda pufudik yatağımda günün yorgunluğunu atıp, soğuk meyve suyu içmek kadar tatlı bişey olamaz.Aslında var daha tatlı şeyler ;) Hatta tatlı ŞEY :) Böyle ağız dolusu falan :P Ama hayat koşulları beni ondan uzak koyuyor :(

Gelelim bugün neler olduğunaa.Aslında bişey olmadı.Sabah kalktım, duşumu aldım ayılmak için.Sonra annemin arkadaşları gelicekmiş.Onları görmemek adına evden attım kendimi spora.Ama spora giderken çok yakın bi arkadaşımın İzmir'den döndüğünü öğrendim.E öğrenince de sürpriz yapmamak olmaz.Evine gittim.Sarıldık kucaklaştık falan.Muhabbet ettik.Özlemişim çok.Ondan kalkıp spora gittim.Bugün sporda kardiyo günüydü.Yağ yakma antrenmanı yaptım.Daha da belirgin hatlarım olsun diye :) Sonra havuza girip çıktım duş aldım.

Spordan çıkınca hava güzel bir yaz akşam üstüydü ve benim de canım güzel bi restorantda ızgara çekti.Kimi aradıysam işi varmış.Tek kaldım.Sonra annişi arayıp eve geç kalacağımı söyledim.Yemeği yiceğim yere karar verdim ama bi trafik vardı ki yolda vazgeçip eve geldim.Annemin yaptı mercimekli köfteyi yedim.Boool soğanlı.Bitanem bizde kalırken annem yapmıştı.Yemiştik.Sonra da odaya çıkıp öpüşmüştük.Gülmüştük.Soğan kokuyoruz diye :) Bugün de mesaj attım yerken.Soğanlı mercimek köftesi yiyorum yanımda olsan da geğirip bi öpsem seni diye.O da "oyyh romantik sevgilim benim" dedi.Gülmekten dağıldım.Yaaa çok tatlı bişey anlata anlata bitiremem ki ben onuu:)

Neyse sonra Muhteşem Yüzyıl başladı.Onu seyrettik annemle.Mahidevran göt oldukça koltuğa çıkıp zıpladım :) Annem de kızdı bana sonra duyamıyomuş diye :( Dizi bitti msni açtım arkadaşlarımla interrail planına devam..Roma'da kalcaamız yer tamam.Nice, Marseille, Barcelona da tamam :)

Bu arada bitanem mesaj attı.Yolda kaza yapıomuş gelirken.Bi anda hayatı geçmiş gözünün önünden.Bu gerçekten oluyomuş dedi.Sonra ilk aklına ben gelmişim.Bana mesaj atmış.Beni hiç bırakma oluy mu? diye.Kedi gibi bişey o böyle yaptıkça benim gözlerim doluyo.Özledim de zaten.Birazdan msne gircem de gece beraber yatcaz allahtan:)

Bugün başka bişey olmadı.Aslında bişey daha var.Dün bitanem saçıyla oynarken saç teli masaya düştü.Ben de alıp fişin arasında koyup katlayıp cebime koydum.Dün geceden beri saç teli baş ucumda duruyo.Gece yatarken öpüyorum.Çünkü onu gene çok özledim...



8 Haziran 2011 Çarşamba

Garip bi'gündü

iyi geceler herkese :)

Bugün gerçekten çok fazla şey oldu.Bu sefer şaka değil.Bugün bildiğiniz gibi bitanemle buluştum.Aslında güzel bi gündü.Fakat ben daha güzel geçmesini hayal etmiştim.Şöyle başlamak gerekirse;

Sabah erken taklıp sakalımı kısalttım,hazırlandım evden çıkıp metrobüse gittim.Metrobüs kaç dakikada bir gelir?Evet cevaplarınızı duyar gibiyim.Max 1 dakika...Hem de sabah saat 9 da, işe gidiş vaktinde değil mi?Ama bu ülkeyi yöneten mercimek beyinlerde mercimek değil nohut olsaydı bu ülke zaten bu hale gelmezdi...Sabah iş vaktinde 20 dakika metrobüs bekledim.Oluşan izdihamı düşünün.Sonra onların gelen -yazıyla bir- 1 metrobüse sığmaya çalıştığını düşünün.Koltuk değnekli bi teyze düşüp metrobüsle kaldırım arasına sıkıştı.Koltuk değneği de metrobüsün altına düştü.Tabi izdahamda alamadı kimse.Bindim tek parça halinde.Klima çalışmıyor.İnsanlar koltuk kenarlarına çıkmış kafaları tavanlara değiyor.Sonunda bir kadın bağırdı 6 duraktır inemiyorum.Bu ne rezalet! Açılın bi yaa! diye.Arkadan bir amca da: "Yakışır bu millete, inşallah beter oluruz." dedi.Aslında tam hislerime tercüman oldu...Bir tane daha mercimek beyin zihniyetine sahip adam çıkıp, "Efendi metrobüs olmasa E-5 de trafikte kalacaktın." dedi.Yani bundan sonrasını yorumlama gereği duymuyorum.Lafın mantıksızlığını acizliğini siz çözün...

Neyse kavga kıyamet geldim.Bitanem, uykucu kedi, uyuyakaldığı için zincirlikuyu'da değil altunizade'de buluştuk.Trafikte beraber vakit geçirelim diye..Arabada hoş şeyler oldu tabi :) Blow job, hand job bunlardan bazıları hihihih :)Sonra Bebek'e geldik.Güzeeeel bir kahvaltı yaptık boğaza karışı.

Daha sonraki planımız İstinye Park'a gitmekti.Öyle de yaptık.İstinye  Park'a gidince bitanemin banka işi varmış, bankamatiklere gittik.Yaklaşık 20 dakika sürdü işi.O hesaptan çekti ona yatırdı, ordan çekti ona yatırdı.Borsa gibi...Sonra tam benimle ilgilenecek artık derken, kayınvalidem aradı.Kayınpeder'e uçak bileti alıncakmış.Bunu telefondan yapmayı denedi.Olmadı.Sonra ben yaparım dedim.Hani iyilik olsun diye...Onayladım kart numarası hatalı dedi.Bi daha girerken dondu sayfa.Ben onu yapmaya çalışırken tamam Apple'a gidiyoruz yapma ordan internete gircem dedi.Ben de hani olur diye uğraşıyorum.

Sonra bana ciddi ciddi sesini yükseltip kızdı.Neymiş efendim, yapma demiş hala yapıyomuşum.Ben iyilik olsun diye uğraşıyodum orda senin için.Kızıp bağırman mı gerekiyodu?Sinirlendim.Çünkü bana haftada minumum 1 kez haksız yere kızar.Ama tersime denk geldi ve sinirlendim.Yüzümü astım.Bi de 3 dakika sonra."E ama sen yüzünü astın" dedi bana.Neyim ben oyuncak  falan mı?Sana iyilik yapmaya çalışırken kızarsan bana yüzüm asılır.Kusura bakma.Sonra bu da yetmezmiş gibi H&M'e gittik tam 50 dakika boyunca kıyafet denedi.Ben artık ayakta durmaktan yorulduğum için oturdum bi köşeye...

2 saat geçmişti buluşmamızın üstünden ama henüz 30 dakika görebilmiştim yüzünü.Bankamatik,uçak bileti, bana kızması alışverişi derken artık iyice canım sıkıldı.Arada da sen kızdın bana diyo bana.Ben de açık açık öyle davranırsa bigün tolere edemiyeceğimi söyledim.

Allah'a şükür alışverişi bitti; sinemaya girdik.Girerken gene tartıştık.Neymiş efendim ikaz etmiş beni uğraşma diye sonra kızmış.Ben de ona sadece "Ben sana hiç kızıp sesimi yüklettim mi?" dedim.Sustu.Sustu çünkü verecek cevabı yoktu.Sinemaya girene kadar ikimizden de çıt çıkmadı.Öncesinde de tehtid ediyo beni: "Suratını asmaya devam edersen ben de asıcam, hiç hoş olmayacak".Hiç ilgilendirmedi beni, çünkü gerçekten sinirliydim.

Filme girdik fragmanlar falan...Elini uzattı kucağıma tuttum öptüm.Kulağıma fısıldayarak "sev beni " dedi.Ben de "asıl sen sev beni, hep kızıyosun, kırıyosun beni" dedim."Sonra ne alakası var hakettin" dedi.Ben de ben sana kızmıyosam senin de öyle bi hakkın olamaz dedim.O da ben seni kızdırıcak bişey yapmıyorum dedi.Sütten çıkmış ak kaşık ya...Demek ki onun gibi kızmak gerekiyo.İçime atınca kendini sorunsuz zannetmiş.Ben de sinirlendim ve elini bıraktım.O da bi hışımşla çekti kucağımdan.Sırtımı döndüm.

Sonra işte bu tesadüf müdür bilmem; Mahsar Alanson'un Eti reklamı var her yerde gördüyseniz.O reklam çekilirken tünelde yemek yiyoduk ve çok mutluyduk.Pat diye sinemada o reklam yayınlandı.Aklıma o gün geldi.Tüylerim diken diken oldu içim titredi bi..Sonra gözlerim doldu neden bilmiyorum...

Film başladı dayanamadı ve elimi tuttu öptü.Barışmıştık artık.Özledim çünkü onu.Sonra sertleştim eliyle beni okşamaya başladı.Sonra elini şortumdan içeri soktu ve sert aletimi kavradı.Sulanmıştı ve kayganlaşmıştı.Benim pipime bayılıyo, tutunca avuçlayıp sıkıp bırakmıyo bi daha, titriyo kendinden geçio falan.. Sonra düğmemi açtım eğildi ve emdi.Evet bu bir özürdü aslında...Sonra kayganlaşınca okşadı biraz daha...Aynılarını ben de ona yaptım.Bizim aslında olmazsa olmazımız bu sinemada :D Film bitti, çıktık yemek yedik her şey neşeli olmaya başladı.

Mac'e gittik.Birisine doğum günü hediyesi ruj alacakmış.Orada bi eleman vardı.Aman tanrım evde kamış kız kurusu herif...Agresif...Nalet...Ters...Belli ki poposu 3 yıldır sert, kalın damarlı bi pipiye hasret...Ruju aldık çıktık.Dalga geçe geçe starbucks'a gittik.Oturduk.İşte keşke gay arkadaşlarımız olsa dedi.Bize gay arkadaş bul dedi şirin şey :) Ben de tüüüh! Bay Bilinmeyen burada olsa onla tanıştırırdım bak dedim :P Ama tabi ki yapmam kan çıkar.

Oturduk uzuuunca konuştuk.Gelecek planlarımızdan.---------------------------------------------------------------------------Bundan sonrası sıkıcı gelebilir, okumak istmezseniz saygı duyarım, kişisel görüşlerimi içeriyor devamı.--------------------------------------------Ben artık onu hayat arkadaşı olarak gördüğümü, onun için her açıdan düşündüğümü söyledim.Biraz uzattım ama anlatmak istiyorum.Bana Türkiye dışında bi yere yerleşelim diyo.Sebebi de gay'lere tanınan haklarmış.Mal edinebilme, sokakta el ele tutuşma falan.Ben de ona: açıkçası benimle bir ömür geçireceksen gel şunu konuşalım dedim.Şimdi yazacaklarımı ben söyledim:

Çevrende kaç kişi evliliklerinin 5. senesinde ya da sonrasında hala el ele dolaşıyo?Örnek annemler babanlar..Çok nadir dolaşıyolar..Çünkü 6 - 7 seneye ilişkide aşk, ilk baştaki ateş bitiyo,kalan şey sadece sadıklık, güven, saygı...Sokakta öpüşme değil.El ele tutmak değil.Şimdi böyle düşünüyosun çünkü ayda bi sevişebiliyoruz.Açız buna.Ama sen de biliyosun ki beraber yaşayınca bu tutkumuz böyle olmayacak er ya da geç cinsellik zamanla azalır.İnsanoğlunun yapısında var bu.Elde ettiği şeyin kıymeti kalmaz gözünde.Her gece sevişebileceğini biliyosun.Artık bi değeri kalmıyo.Sağlam bi ilişkiyse eğer; güven, sadakat ve saygı-sevgi kalıyo.Tamam cinsellik bitmez ama azalır, azalınca da bazı şeyleri görmeye başlarsın.Ben bunu annemden babamdan gözlemledim ve çevremdeki pek çok güzel evli çiftten...Bu sebeple el ele tutuşamamak başka bi yerde yaşamak için sebep değil.Ayrıca "İnsanlar nasıl bakar söylersem"diyosun bana? Arkadaşların, yakındakilerin dışında olanlara açıklama? İş yerindeki adam senin kimle yattığını bilmek zorunda mı?O dün hangi kadınla yattığını sana sölüo mu?Yani bu da bi kıstas değil.Hele 3 sene el ele tutuşmak için İstanbul gibi bi şehiri terk edemezsin.Daha kalıcı şeyler için hayat planını yap.Mal paylaşımı falan ne önemi var bunun?Ayrıca dışarda dokunum isteyip dokunamamak bi şehvet katıyo bence :) Sertleşiyosun falan :) Kuytu da sıkıştırıp öpüyosun :) Ben burda kalıcam demiyorum.Ama genelde gay marriage olan yerleri söylüyo hep ve bazıları kariyerimiz için uygun yerler değil.

Kafamdaki her düşünceyi söyledim.Mantıklı buldu.Galiba kendisi hiç bu yönden bakmamış.Umarım artık bakar..Ama konuşmamız hoşuma gitti.Bu konudaki düşüncelerimi "Hayat Arkadaşım"la paylaşmak istiyodum uzun süredir.

Neyse millet çenem düştü pipime kadar.Şimdi kendime blow job yapıcam :)
Kafanızı şişirdiysem affola :) İyi geceler, Yunan Tanrısı Heykeli vücutlu erkeklerin olduğu rüyalar görmeniz dileğiyle ;)

7 Haziran 2011 Salı

sıkıldım, uykum var, sıkıldım tekrar uykum var.

iyi geceler herkese :)

Sabah zaten günümün bi kısmından bahsetmiştim.Şimdi de çok büyük olayların olduğu diğer kısmından bahsediyorum.Bütün gün odamda oturdum.Evet bu kadar.Microsoft Flight Simulator oynadım.Sonra halsizleştim.Biraz kestirdim.Akşama doğru da spora gittim ağır bi idman yaptım gene.Sonra eve geldim.İnternette gezindim, blogları okudum falan...Şimdi de yatıcam.Yarın sabah bitanemle kahvaltıya gitcez.Sonra da bütün gün beraber olucaz...

Bu kadar basit ve sıkıcı, sıradan bi gündü.Sadece bitanemin hayatımda olması beni mutlu etti gene...

Herkese iyi geceler, bol pipili rüyalar..

6 Haziran 2011 Pazartesi

Çok işim var..

Merhabalar efendiler :)

Dün gece yazamadığım için affınıza sığınıyorum :) Gece çok meşguldüm çünkü.Yazacak vaktim olmadı.Duyan da acaba tüm pozisyonları denediler de ondan mı meşguldüler diyecek ama, yok anam yok.8 gündür düz duvara tırmanıyorum bitanem 'i göremedim diye.Şimdi olsa da şöyle bi ırzıma geçse...Sonra da ben intikam alsam.Mmmmm....

Dün ailemle beraber geçirdiğim keyifli ve huzurlu bir pazar günüydü.Çok uzun zamandır annem, abim ben, babam bi arada pazar kahvaltısı yapamıyoduk.Sabah odama kadar çıkan mis kokuyla uyandım.Kahvaltıya indim, verandaya kurmuşlar masayı.Hava da mükemmeldi, yeşilliğin içinde huzurlu kahkahalı bi pazar kahvaltısı yaptık.Sonra babiş yazlığa gidelim diye tutturdu.Çok uzak olmadığı için günü birlik gidelim dedik.Arabaya atladık yazlığa gittik.

1 senedir gitmemiştim neredeyse.Çok güzel olmuş bahçesi falan.Kedimi de görmemiştim.Denizcilerin sevgilileri gibi benim de her yerde bi kedim var :) Kedimle, kızımla, oynadım.Bahçeyle uğraştık falan.Baya eğlenceliydi.Dönüş yolunda ben sürdüm arabayı.Arazi vitesine taktım, tarlaların arasından falan gittim yolu kullanmadım.Off-road yaptık :) Çok eğlenceliydi fakat bi ara arabayı bataklığa gömücektim az kalsın.Ama usta şoför olarak kurtardım bataklıktan :)


İşte bu da benim bazen kediliğinden şüphe duyduğum kedim kızım :) Kilosuna laf etmeyin her genç bayan gibi alınıyor o da.Fakat benimle beraber cipso akdeniz lezzeti,damak, magnum double (karadut-böğürtlen), susamlı çubuk yemeyi de bırakmıyor.

Sonra akşam eve geldik.Gelince msn de arkadaşlarımla interrail rotası yapmamız lazımdı.Duş aldım dinlenip bilgisayar başına oturduk.Yaklaşık 3 saat konuştuk; bayası bitti.Bugün de kalan yerleri ben halletcem.Onlarla konuşurken bitanem beni özlemiş.Gün içinde hep makale yazmış.Yorulmuş.Makalelerden dolayı da çok konuşamadık dün :( Okullarında, daha doğrusu onun bölümünde final sınavı yok.Makale yazıp teslim ediyolar.Ondan garibimin beyni akmış durumda.Tek  tesellisi yarın onunla buluşucak olmamız :) Ben de bunun için yatcaz kalcaz, yatcaz kalkcazz diye gün sayıyodum tabi.

Gece geç vakitte msn konuşması bitti arkadaşlarla.Sonra bitanemle beraber yatmak için msn e girdim tekrar.Sevgilimin kolları blog'un satırlarından daha tatlı geldiği için yarın yazarım dedim blogu.Gece beni yatırdı bitanem o makale yazıcaktı.Fakat üstünü çıkarınca benim uykum kaçtı bi anda :) yatakta doğruldum soyundum.Zaten onla konuşurken hep sertim, onun gözünün içine baka baka asıldım.O da yazarak tahrik etmeyi başardı beni.Boşalınca uykumun geldiğini söylemiştim daha önce.Gece öyle oldu.Üstüme attırmıştım.Onu silemeden, pipim elimde uyuyakalmışım :( Bitanem de beni seyretmiş öyle.Sabah kalktım bir sürü sevgi sözcüğü yazmış şirin şey :)

Bu sabah kalkınca da oynaştık birazcık.Yarın için plan falan yaptık.Sonra o tekrar yazması gereken makalelerine döndü.Ben de kahvaltımı yapmak için aşağı indim ve kahvaltımı yaparken bana her şey yakışır'ı seyrettim.Bu Cengiz Abazaoğlu'nun kayık konuşması ve onunla uyumlu giden el hareketleri beni benden alıyo gerçekten.Bitanem de onun taklidini yapıyo bana, gözlerimden yaşlar gelene kadar gülüyorum :)

Ya işte böyle millet.Her şey düzgün gidiyo.Bugün de yapmam gereken çok iş var ama çok halsizim.Saçımı kestirmem lazım,sakalımla saçım artık aynı boydalar.Hatta sakalım saçımdan daha gür olduğu için saçımı küt kestirdim sanıyolar nerdeyse :) Tırnaklarım manikürlük boya geldiler, cilt bakımı falan da gerekiyo.Yani anlicaanız bugün ibişlik günü bana: ) Aaaiiii bayılırım zaten :) Bi de spora gitcem göğüs-omuz-biceps günü bugün.Hikayemin En Başı serisini de yazcam.Çoooook çalışmam lazım anne,çoook.

Bir de iş yerinde pazartesi sendromunu yaşayan tüm çalışan insanlar; size bunu yolluyorum.Keyfiniz yerine gelsin azıcık :) (Verilen görevleri bu ateş parçasının verdiğini düşünün ;) )

Hadi ben kaçtım,
Kendinize iyi bakın iyi günler/çalışmalar :)

4 Haziran 2011 Cumartesi

Bisikletli Cowboy

iyi akşamlar efendiler :)

Sıradan bit gün geçirdim gene.Buraya çok eğlenceli şeyler yaptım,bitanemi emdim, seviştik yazmak isterdim çok ama günün en adrenalinli olayı site içinde bisiklet sürmemdi :)

Sabah kalktım, kahvaltımı yaptım; balkona çıktım.İnsanlar havuza girmeye başlamış.Yaşını tam kestiremediğim bi esmer çocuk da vardı havuzda, güneşleniyodu.Ama fazla ilgilenmedim.Galiba 2 yan villanın hep gördüğüm sünepe çocuğuydu.Sonra bi ara ben de girsem mi diye düşündüm ama vazgeçtim.Saat ilerledikçe sıkılmaya başladım.En iyi bisiklete binip tur atmak dedim.Cowboy şapkamı, güneş gözlüğümü, body atletimi giyip düştüm yollara.Ama sitede kimse yok arkadaş! 3 yaşında veletler abi gel beyabey süyelim mi? dedi.

Yaklaşık bi saat kadar sürdüm.Ama Güneş'in alnında yokuş yukarı sürünce imamın kayığına biniyodum az kaldı.Dinlene dinlene eve geldim.Cowboy at yerine bisiklet sürerse sonuç bu olur zaten.Duş aldım, odama gelip gay  porn site'ları inceledim.Sonrası malum olay zaten :)

Bugüm bitanem ilgilenmedi benle.Ben de ona koltuğun altına saklanan kedi gibi olduğumu,  "hııııh!" dediğimi ilettim.Ama ben seni özledim diyince bana yelkenler suya indi :)Sonra msn'de konuştuk.Ben her türlü şaklabanlığı yaptım.Ofis sandalyesinin altına girdim.Masamın altına girip miyavladım.Yerde yuvarlanıp beni sev dedim.Sonra da şımarıp soyunup zıpladım karşısında :) Sonra o spora gitmek için hazırlandı.Bense öksüz kaldım :(

Akşam ailecek yemeğe çıktık.Bi Fıstıklı Kebap yemişim üzerinize afiyet.Mmmmm.Yani tadı bitaneminkiyle yarışır :) Ama bitaneminki daha lezzetli.Etine dolgun falan :)Neyse bu detaydan sonra benim libidomun yükseldiğini anlayaraktan, size iyi geceler diliyorum beyler bayanlar :) Teklere one night stand, sevgililere de belinize kuvvet! diyerekten bugün ki yazımıda noktalıyorum.

Fenasi Kerim / ATV HABER - İSTANBUL

baby, i was born this way :)

Bugün çok falza bi enerji var içimde, evde müziği son ses açıp "Born This Way" i dinledim.Sözlerini hiç bu kadar dikkatli dinlememiştim.Daha da bi enerjik oldum şimdi.Sizle paylaşmak isterim :)


No matter gay, straight or bi,
Lesbian, transgendered life
I'm on the right track baby
I was born this way ;)

3 Haziran 2011 Cuma

Canim sikiliyor

merhaba efendiler :)

8 aydır hayalini kurduğum boş oturma eyleminin 3. günündeyim.Yetkililer size sesleniyorum; ee ben sıkıldım!?

Bugün hiç bişey yapmadan evde oturma eylemimin 3. günüydü.Gerçekten artık sıkılmaya ve evde saçmalamaya başladım.Sabah annemin arkadaşları kuzenleri geldi.Yanlarında oturup gün muhabbeti dinledim.Bayılırım dedikoduya, laf yetiştirmeye :) Kahvaltı adı altında öğlene kadar oturdular.

Sonra iş bana kız bulma muhabbetine kadar geldi.E bu kadar yakışıklısın, kızlar peşini bırakmıyodur senin.Utandım sıkıldım.İçimden, yok anam çek arabanı başka kapıya benim senin tanıdığın kıza vericek pipim yok dedim.Yanlış anlaşılmasın, erkeğe vericek de yok.O, yani Bay King, bitanemin hizmetine tahsis edilmiştir.Ben bile izin alıyorum ona dokunurken :P

Sıkıldım bi ara muhabbet baydı."Eee evlilik ne zaman, abisinin de yaşı geldi" muhabbetine girince, odama kaçıp bitanemi aradım.Onu çok özlemiştim gene.Aradım, telefonda çaklabanlık yapıp çenemi düşürdüm.Güldük falan.Bugün onu en çok istediğim günlerdendi.Küçük çocuklar gibi zıpladım evde halıları bozdum ayağımda yastıkları attım falan..Anneden fırça yedim sonra tabi.

Ama bugün fırça yiyen tek ben değildim.Sabah Black Bey (kendisi kedimiz olur) girişteki ekinlikteki çiçekleri kökünden koparıp giriş yoluna atmış.Ben de sabah markete giderken kapıyı açınca gördüm.Gözümün içine bakarak utanmadan kazmaya devam etti.Üstü başı toz toprak olmuştu.Madencilere benziyodu.Sabah sabah gülme krizine soktu beni.İçeri anneme seslenip anne Black'e kızma olur mu ? dedim.O da olanlardan habersiz: "Ayyyy ben kızay mıyım ona hi---AAAAAAA!GEBERTİRİM SENİ!EŞEK SIPASI.NAPTIN SEN BENİM ÇİÇEKLERİME!DEFOL BURDAN" la başlayıp devam eden bi ton laf saydı hayvana.Ama Black'in derdi belliydi.Bunun annesi var Kemal.Kemal'i hala biz besliyoruz.Onu çekemedi.Siz ona mama verirseniz ben de çiçeklerinizi koparırım dedi ve yoldu hepsini :)

Nese bu detaydan sonra, fazla bişi olmadı.Spora gittim.Deli gibi çalıştım hatta bitaneme fotoğrafımı çekip yolladım.Çok hottie olduğumu ve kafasındaki bi fanteziyi söyledi bana.Utandım :/

Şimdi blog'daki işimi halledip Cam'de yatıcaz onunla tekrar :) Herkese iyi geceler tatlı rüyalar :)

Hikayemin en başı 6 / ilk sevişme..

Şu anda okuyacağınız satırlar, sevgilisini özlemiş azgın bir erkeğin ellerinden çıkmış  satırlardır.(videoyu açıp okumanızı öneririm..)


Koltukta oturmuştuk..Hatta ben artık dayanamayıp onu öpmeye başlamıştım.Dudaklarımla onun dudaklarını emiyodum.Artık hiç bişey bana karşı koyamazdı.Kucağına oturdum, yüz yüze bakıyoduk artık.Kafasını ellerimin arasına almıştım.Bana teslim olmak zorundaydı artık.Dakikalarca öpüştük.Dudakları o kadar tatlıydı ki...

Ben onunla öpüştükçe artık nefes alıp vermemiz zorlaştı.Birbirimizin nefesini kesmiştik çünkü.Dudaklarından boynuna indim.Boynunu emmeye başladım...Tüyleri ürperdi..Boynunu omuzuyla kapattı.Kız arkadaşı görebilirmiş morlukları.Kulağını emmeye başladım.O da yasak değildi ya..

Ben onu emdikçe siyah slip'imdeki hissettiğim ıslaklık artıyodu ve onun da sertliği daha da hissedilir biçimde bana batıyordu.Artık bi elimle onu boynundan tutmuş öperken, diğer elim kasıklarında dolanıyordu.Artık dayanıcak halim kalmamıştı ve elini eşofmanından içeri soktum.Mmmm...Sıcacıktı ve sırılsıklam olmuştu.Anlaşılan o da beni istiyodu.O istemese bile bedeni istiyodu...

Kucağından sıyrılıp aşağı doğru indim.Orada ne kadar kaldım bilmiyorum ama ölene kadar kalabilirdim bunu biliyorum.Sonra beni yatak odasına götürdü.Yatağı atıp üstüme yattı.Beni öperkenki duruşu biraz eğreti gibiydi.Sarılmıyodu benim gibi; sadece dudak teması vardı sanki.İkimizde soyunduk.Yatağın içinde çırılçıplaktık artık.Ellerim onun vücudunda geziyor, değmedik yer bırakmıyordu.O ise buna sadece sertliğiyle tepki veriyordu.

İkimiz de aktiftik.Dolayısıyla ön sevişmeden öne gidemezdik.Ama o an kendimi kaptırıp içime girmesini istemiştim.Fakat bunu ona söylememiştim.Artık zaman daralmıştı benim geri dönmem gerekiyodu.Yere oturduk ve bacaklarımızı açıp, birbirine geçirerek oturduk.Ben onunkini tutuyodum o da benimkini.Diğer ellerimizle birbirimizin omuzunu tutuyoduk.Kayganlaştırıcının etkisiyle çok hızlandık.Dudaklarımız birbirine kenetlendi.Yaklaştım lafı çıktı zorla azından.Derin nefesler verdi ardından.Aynı anda o da beni yaklaştırmıştı.Ben de inliyodum.Ardından göğsümden aşağı akan bi sıcaklık hissettim...Bununla beraber ben de onun göğsüne attırdım.İkimizde hayvanca inleyip boşaldık.Gerçekten çok erkeksiydi bu boşalma.Hatta hayatımda ki top 10 listesindedir.

Sonra boşalınca benden bi uzaklaştı, soğur gibi oldu.Giyindim ben de.Ama sevgilisi vardı ve kendimi metres gibi hissettim.Sadece komodinin üzerine taksi parası bırakmadığı kalmıştı.Aramızdaki bağın en fazla bu olacağını biliyodum.O benim kafamda sevgilim olabilirdi ama ben onun fuckbuddy'siydim en fazla.Giyindim, bana taksi çağırdı.Ben kapıyı açarken mutfağa gitti açım dedi.Ben de "yaa ben de çok açım :(" dedim.Hani bana sahip çıkıp yiyecek bişey verir zannetim.Ama hadi taksi gelmiştir dedi.Kendimi garip hissettim.Kapıyı açıp vedalaşıp gittim.Asansörde Bay Bilinmeyen aklıma geldi.Şu anda o olsaydı beni aç bırakmazdı ve böyle davranmazdı dedim.Neden sevdin ki bu çocuğu diye de kızdım kendime.Çünkü anladığım kadarıyla bencil ve duygusuzdu.Diğer taraftan da Bay Bilinmeyen'i hem bi erkekle aldatıyordum ve kız arkadaşımı da iki erkekle aldatıyordum.Yapı olarak bu bana çok tersti.Bunun sıkıntısı bastı ve o gece kız arkadaşımla aramdaki şeyi bitirdim.

Yolda karmaşık duygular içindeydim.Hayalim gerçek olmuştu...Ama kullanılıp atılmış hissettim kendimi.Bunu hayal etmemiştim ben.Böylesini değil en azından.Fakat bu o an fazla ağır basan bi etki olmadı; zira buruk da olsam mutlu sayılırdım.Mesaj attım aklımdan çıkmıyo inlediğin dakikalar diye.Sonra işin kritiğini yaptık.Evet, gerçekten hoşuma gitti dedi.Daha 6 ay önce itiraf etti ki: ben gittikten sonra yatağa sinmiş parfümümü (Lancome - Hypnose Homme ) koklayıp düşüncelere dalmış...Kendine dediği şey :"Gözlerimi tavana diktim.Bu bendeki garip bişeydi şuan.Hayatımda hiç bir şeyden bu zevki almamıştım.Şu an bu normal değil bendeki şeyler.Bu saf bi cinsellik değil.Bişeyler ters gidiyo.Neden dokunuşunu aklımdan atamıyorum?" gibi şeyler geçirmiş aklından.Gece de benim kokumla uyumuş.

Bense sevgilisini metres konumunda duygusuz biriyle aldatan, ona aşık biri olarak hayatıma devam ediyodum.O gece ağladım.Neden bu kadar karmaşık olmak zorunda herşey dedim.Hani sadece o benim olsa, ben de onun..Bana neden öyle davrandı ki.Ben onu sevmiştim sadece dedim.Tek istediğim sarılmaktı ona.Ellerini tutabilmekti.Ama elini elime değdirmedi bile.Tutmadı.Sarılmadı.İncinmiştim.Biliyodum ki zor günler geçirecektim.Bunu kabullenmeliydim.